Yay Burcunu Gözünden Tanı!

Bu bölümde çabuk gerilen, hemen gevşeyen, yüzünden gülücük, dilinden uyduruk eksik olmayan insanlar diyarına konuk olacak, hayatta kalmasının mucizesini anlamaya çalışacağız ?Zira şansına bu denli güvenen, parayla pulla, kariyerle koltukla işi olmayan, kent yaşamına tümüyle alışmakta zorlanan insanlardan söz ediyoruz. Bakalım Yay’ı gözünden tanımak için ne tür bilgilere ihtiyaç var?

Yay bağlasan durmaz, kabına sığmaz, gezmeden olmaz!

Yay’ın tümüyle bağlandığı, onsuz olamam sandığı, gözünün önünden ayırmadığı, herkesten sakındığı tek duygusu özgürlüktür. Diğer tüm bağları koparır, kendini kısıtlayacak her tür kuralı, geleneği, ilişkiyi ardında bırakır! Gözünün ermediği, bilgisinin yetmediği kocaman dünyanın; henüz zihni için karanlık sayılan coğrafyalarına da aşırı meraklıdır. Merakına kulak vermek, kalk gidelim diyen heyecanına ayak uydurmak konusunda da pek heveslidir. Hal böyle olunca Yay üşenip herkesin güvenli alan olarak ilan ettiği geleneklerin, yaşam rutinlerinin içine hapsolmaz, hiçbir çevre baskısına kulak asmaz!

Macera türünde olmayan hikâyenin figüranı dahi olmaz!

Yay için tek gerçek vardır o da tüm yaşamını kocaman bir macera parkuruna çevirmek! Kalbinin gümbürtüsünden duramamak, kan basıncının şakaklarına yaptığı baskıyı hissetmek, adrenalin dolu koca bir maceranın içinde yaşamak; Yay için paha biçilemez bir ömür demektir. Ekstrem sporlar, maceralı ilişkiler bir yana Yay insanları rutinlerine de heyecan katar! Seks hayatını çeşitlendirir, durmaksızın plansız yolculuklara çıkar, arkadaşlarını riski bol alanlardan seçer, monoton olan her şeyi çabucak terk ederler!

Cesurdur, tehlikeye atılmadan duramaz, abartısız lafı duyulmaz!

Yay zaten dümdüz yaşamaz! Safariye de çıkar, atlanamaz denen dağdan paraşütü sırtında koşar adım uçuruma da dalar! Yay zaten olabildiğince tehlikeyle yüzleşir her adımında macera arar! O da yetmezmiş gibi, beş yaşar bin anlatır. Beş metrelik bir ayıyla da anlaşır, boğa yılanının ısırığını da kıl payı atlatır! Yay’ın dili de neşesi de heyecanı da abartıdan uzaklarda fazla soluk alamaz! Yay kendince bir türkü tutturur, kendi söyler, kendi oynar! Kimseye bir zararı da yoktur ama! Özellikle yalan söylemez, kimsenin kuyusunu kazmaz, karanlık düşüncelerin esiri olmaz! Yay bir eğlence aracı olarak hikayelerine abartı katar, arkadaşlarını da gülmekten kırar!

Kıskançlık nedir bilmez, insanın her çeşidiyle tanışmadan rahat etmez!

Duygusal derinliği tehdit olarak algılayan, gönül bağını ayağına takılan prangayla, bileğine takılan kelepçeyle bir tutan Yay; ne kıskanılmaya dayanır ne de eni konu kıskanır! Belki küçük heyecanlar yaratmak için mış gibi yapar ama kimseleri kıskanmaz. Kendi heveslerinin peşinden gönlünce koşmasına engel olacak hiçbir ilişki kurmaz! Kendini dünya vatandaşı ilan eden, köksüz ağaç, çöpsüz üzüm mantığıyla gezen Yay, ruhunu kimselerin kalbine büsbütün hapsetmez! Kimselerin duygusunu da tekelinde tutmak gafletine düşmez!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir