Terk Edilen Burçlardan Şaşırtıcı Tepkiler!

Kimimiz çantamızı usulca toplar, parmak ucunda terki diyar eyler! Kimimiz ağzına geleni sayıp döker, hızını alamazsa sağlam bir tokat aşk eder! Hakaretin dozunu kaçıranımız, kalpleri tuz buz edip gidenimiz de olur, beklenen reaksiyonu göstermeyen de! Ansızın kapıyı çalan ayrılık, sürprizini muhakkak cebinde taşır! Peki burçların terk edildiğinde verdiği ilk tepki ne olur?

Koç       

“Biri gider biri gelir!” rahatlığını takınan, doğan yeni macera ihtimaline kucak açan Koç, öfkeyle kalkıp zararla oturur! Neyse ki çabuk unutur, yeni bir aşk hikayesi tutturur, çiçeği burnunca sevgilisiyle oradan oraya koşturur! Hal böyleyken terk edilmeyi mağlubiyet saymıyorsa Koç’un neşesi çabuk tazelenir! Aksi halde olaysız dağılması beklenmez!

Boğa    

Boğa derhal tövbesine başlar, “Bir daha asla” diyerek, aşk defterini elleriyle dürüp yeminini eder! Boğa bir ömür mutluluk düşlemediği, huzuru garantilemediği biriyle aşk yaşamaz! İlişkisini çocuk oyuncağına çevirip sıkça ayrılıp barışmaz! Zaten kavga ile işi olmaz! Biten bitmiştir, kalan sağlar da bizimdir, yalnız yarınlar da!

İkizler  

“Ne diye ayrıldık? Ne iyi ettik de ayrıldık!” ikirciği arasında gidip gelir, bir söylenir bir susar! İkizler’in dediği söylediğini tutmaz, öznesi yüklemine uymaz! Hal böyle olunca terk etmek niyetinde olanlara ne yapacağı da belli olmaz! Ağzını açıp gözünü yumabilir, dilinin zehrini akıtabilir ya da özgürlüğüne kucak açıp şarkılar söyleyerek oradan uzaklaşabilir! İkizler sürprizlidir, her an her şey olabilir!

Yengeç

“Gün yas günüdür, susturun radyoları! Yengeç terk edilmiş, indirin panjurları!” anlayacağınız Yengeç’in oralarda şimdilik kuşlar ötmez! Ancak bir süre sonra, çorak araziler yeşillenir, kurak topraklar yeniden filiz verir, onda da hazin bir öykü dinlenir! Yengeç’in sel olup akan göz yaşları gidenin ardından döktüğü su ile, yeni bir çağın dallarını yeşertir!

Aslan   

“Elimi sallasam zilyon tanesi!” edasıyla burnunu zirveye diken, havasından geçilmeyen Aslan, terk edildiğini kabul etmez! Sorsanız, “nasıl ama kendimi terk ettirdim, böylece elimi kana bulama zahmetinden kurtuldum, üstelik yanıma hiç yakışmayan birine iyilik etmiş oldum” der! Yiğitliğini kimselerin dedikodusuna çekirdek etmez!

Başak  

“Acilen toparlanmalıyım!” desturunu kendi kulağına fısıldar, kimselerin el uzatmasını beklemeden birkaç güne ayağa kalkar! Başak zorlu sınavlarından geçmeyi başaran ex aşkının gidişini sakince atlatmaya kalkar! Ama birkaç güne ağır stres, yoğun kaygı altında olduğunu anlar, kendini ilk ambulansa atar, hastaneyi boylar!

Terazi  

“Neydi şu yeşil gözlünün adı?” der, gözünü sıradakine diker, harekete geçer! Ne o şaşırdınız! Duygularının katilini gözleri yaşlı beklemesini mi yeğlerdiniz yoksa? Öylesini umuyorsanız da avucunuzu yalarsınız! Terazi kimsenin ardından perişan olmaz ama zil de takıp oynamaz! Elindeki adaylar arasında dişe dokunur bir ilişki ihtimali yoksa, sıradakine bakar!

Akrep 

“Yaktım çıranı!” der, yeminini bozup hayallerini yıkanın evini, damını başına yıkmadan durmayacağını dosta düşmana ilan eder! Aslında sessiz bir ilandır bu! Kuşu ürkütmez, kimselerin planına engel etmesine olanak tanımak istemez! Akrep terk etmez! Terk ettiğini sananı özgürlük hapsine sokar, tutsağına türlü işkenceler yapar! Gün gelir ex aşk Akrep’in kapılarını zorlar! Ama Akrep geriye bakmaz, tozlu sayfaları karıştırmaz!

Yay       

“Oh be! Dünya varmış!” derin nefesinin ardından, engin göklere, uçsuz denizlere bakar, dalar! Oksijeni ciğerinin en derinine çekip huzura doyar! Tüm iyimserliğini takınıp mutlu yarınlara bakar! Ne bağırır ne çağırır ne söylenir ne hayıflanır! Yay sadece kaldığı yerden devam eder, artık gözlerine çok daha güzel görünen hayatına!

Oğlak   

“Rezil oldum cümle aleme!” der, dizini evire çevire döver! Kimselere bir şey de diyemez! Her söz iğne olur, döner kendine batar! Oğlak dert anlatmaz, kendi özelini, hatasını, sevabını ellerin diline oyuncak etmez! İtibarını sarsacak, yaşamını gözler önüne serecek herhangi bir veryansında bulunmaz! Oğlak seviyelidir, başına ne gelirse gelsin ölçüsü kaçmaz!

Kova    

“Hafta sonu görüşürüz o zaman!” der, yaşamına birkaç saniye ara verdiği yerden aynen devam eder! Az önce terk edilen kendi değilmiş gibi, tiyatro biletinden, birlikte katılacakları eğitimden bahseder, hatırlatma geçer! Kova için arkadaşlık bakidir! Sevgililik nasıl olsa gelir geçer! Belki de sevgilileri Kova’yı azat etmekle iyi bile eder!

Balık    

“Yalnızlık ömür boyu!” derken, kalbinin derininde kâinata duyduğu aşkı besler! Aslında biriyle birlikteyken yaşadığı yalnızlığına ya da yalnızken kalbini dolduran ideal aşka dikkat çeker! “Balık üç kelimeyle hakikaten bunları mı söyler, yoksa yazarın hayal gücü mü yazıp çizer?” demekte haklısınız! Balık’ın dünyası az lafla çok iş başarır!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir