Terazi Burcu Hakkında Fazla Abartılan 4 Klişe

Olympos Dağında yaşasa güzelliği, zarafeti ve çekiciliği ile Afrodit olabilecekken aramızda yaşamaya mahkûm edilmiş Teraziler de diğer tüm burçlar gibi bazı özellikleri ile daha fazla tanınır. Hiçbir burçla kıyaslanmayacak adalet duyguları kararsızlık, şeytan avukatlığı olarak görülürken, estetiğe, dengeye, güzelliğe olan aşkları ise tek dertlerinin görünüşleri olduğu gibi haksız bir algı yaratmıştır. Dünya üzerinde sahip olunabilecek en güzel erdemlerin sahibi Terazilere gelin biraz daha yakından bakalım ve ne neymiş görelim.

Kararsızın En Önde Gidenidir

Malum her şeyin inanılmaz bir hızla yaşanıp, tüketildiği, hemen yerine yenisinin geçtiği baş döndürücü bir dünyada yaşıyoruz. Hemen hemen hiçbir şeyin ertesi gün bile aynı olmadığı hayatlarımızda verdiği bir karara sıkı sıkı yapışmak ya da jet hızıyla kararlar vermek Terazi insanın yapacağı bir şey değildir, zaten bir mantığı da yoktur. Ha bugün ak dediğine ertesi gün kara mı dedi? Sürekli değişen bir dünyada dün verilen kararlar bugün değişmiş çok mu? En ufak şey de bile yüzlerce seçeneğin olması insanın kafasını gayet tabi karıştırabilir. Terazi insanı da acele etmez, “ay aman hemen bir karar vermem gerek” diye havalara girmez. Bir altına bakar, bir üstüne bakar, tamamen vazgeçip, sonra gene bir acabalara düşer ama bir kere karar verdi mi en azından içi rahat olarak verir.

Şeytanın Avukatıdır

Terazi insanın şu hayatta en sevmediği şey gereksiz tartışmalardır. Allah aşkına bilim insanlarının uzayın derinliklerinde başka dünyalar aradığı, gözünü fezaya diktiği şu zamanda kalkıp hala o bunu dedi şu bunu dedi diye dünyaları yıkılanları anlamaz. En ufak tartışmayı alıp devlet meselesi haline getirenleri anlamsız bakışlarla süzer. Hayatın kısa olduğunun olabildiğince tadını çıkararak yaşanması gerektiğini düşünen Teraziler sürekli gerginliğin, öfke patlamalarının, nefretin hüküm sürdüğü yerlerde yaşayamazlar. Kaostan değil uyumdan, dengeden beslenen Teraziler taraf tutmaktan zerre haz etmezler. Ortada bir sorun varsa her zaman iki tarafın da bir şekilde bu tatsızlığa katkıda bulunduğunu bilecek kadar zeki varlıklardır. Bir tarafın yanında geçip, en haklı sensin demeyi kendisine yakıştırmaz, karşı tarafın hakkını yemek istemez. Bu sebepten de çoğu zaman bu barışçıl tavrı kötü anlaşılır, kavga edenler birbirlerini bırakıp, Teraziye yüklenmeye başlarlar. Ama o tavrını bozmaz, eşitlikçi yanından taviz vermez.

Herkese Mavi Boncuk Dağıtır

Burçlar aleminin en sevilen, en tatlı burcu olmaya aday Teraziler girdikleri ortamlarda göze çarpar, kendilerinden bahsettirirler. Aşırı hareketlerin, ani çıkışların kitabında yeri olmayan Terazi bu tavrıyla birini kendine çekmekte hiç zorluk yaşamaz. Yeni ortamlarda kaynaşmakta, arkadaşlar edinmekte bir profesyoneldir. Yüzünden gülüşünü eksik etmez, adeta ikinci bir deri gibi taşıdığı nezaketini sadece en yakınlarına değil, yeni tanıştığı birine sunmaktan çekinmez. Ama gelin görün ki Terazinin bu insancıl, nazik tavrı sanki tanıştığı herkesle ilgileniyormuş, flört ediyormuş gibi algılanır. Ama onun derdi sadece şu hayattan zevk almaktır. Varsın herkes bizimkini önüne her gelene yazıyor sansın, Terazimiz sadece hayatı sevdiği için böyle yapar. Çok da iyi yapar.

Tek Derdi Görünüşüdür

Hayatında dengeyi arayan Terazi tabi ki dış görünüşünde, seçtiği kıyafette, oturduğu mekânda da bir standart, estetik arar. Her insan gibi güzelliğe, inceliğe çekilen Teraziler hayatın hakkını vere vere yaşamak ister. Dışarı çıktığında baştan aşağı şık bir şekilde çıkmak ister, tatile gittiğinde en güzel yemeklerden, en lezzetli şaraptan tatmak ister. Sanılmasın ki bütün gün aynanın karşısına geçip kendilerine aşık aşık bakıyorlar. Terazi sadece elinde olanı daha da güzelleştirmek ve bunu dünyaya göstermek ister.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir