Su Grubunun Yaratıcılığını Kanıtlayan Büyük Yazarlar

Zodyak’ta her burç olumlu ve olumsuz özelliklerinin dışında kendilerine has yeteneklerle donanmışlardır. Bu üstün özellikleri onlara özel yaşamda ve iş hayatında sayısız kapılar açar. Burçların verdiği yetenekler ilgi alanlarıyla örtüştüğünde ortaya başarılı işler çıkarmak mümkündür. Su grubu burçları da doğuştan mükemmel bir yaratıcılık kabiliyeti taşırlar. Kariyerine edebiyat dünyasında yön vermiş birçok su grubu burçları bugün dünya çapında tanınan yazarlık mertebesine ulaştılar. İşte Balık, Akrep ve Yengeç burçlarına mensup üç önemli yazarın yaşamından ve kariyerinden kesitler:

Dostoyevski (Akrep)

Dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri olan ve kendisinden sonra gelen kuşaklara ilham veren Fyodor Dostoyevski 30 Ekim 1821’de Moskova’da doğdu. Cerrah bir babanın ikinci oğluydu. Akrep burcu olan yazarın tavırlarından ve yaşam biçiminden burcunun derin kişiliği, gizemliliği ve içe dönüklüğü net bir şekilde görülebilir. Dostoyevski, eserlerinde psikolojik analizlerle toplumda dışlanan insanların öykülerine sık sık yer verdi. Erken dönem yazarlık serüveninde gelgitler, sıkıntılar yaşamasına karşın Akreplerin küllerinden doğma eğilimiyle yaşamı boyunca ayağa kalkmasını bildi. Benzerlerinin aksine zor bir ailede büyümüştü. Alkolik ve otoriter babasının baskısı altında yetişti. Eğitimini destekleyen hasta annesini 15 yaşındayken kaybettikten sonra Askeri Mühendislik Fakültesi’ne girdi ancak bu meslek onun kişiliği ve yazma tutkusuyla örtüşmüyordu. Okulu bitirdikten sonra 1846’da ilk romanı “İnsancıklar”ı yazmaya başladı. Bu eser ilk Rus toplumsal romanı özelliği taşır.

Arkadaşları aracılığıyla romanını gönderdiği Edebiyat Eleştirmeni Vissarion Belinski onun gelecekte büyük bir yazar olacağını söylemişti. Romanı çok beğenilmiş ve ün kazanmıştı. Elit edebiyat ortamlarından ilgi görmeye başlamışsa da kendini bu atmosfere ait hissetmedi. Genç Dostoyevsk’nin sonraki birkaç romanı fazla ilgi görmedi. Bu arada Çarlık Rusya’sının baskıcı yönetimine karşın muhalif hareketlere katıldı ve toplantılarda boy gösterdi. Bu sebeple cezaevine girdi. Hapishane hayatı onun tutunamayanların yaşamına tanık olmasına, Çarlık sistemi karşısında pes etmesine ve dine yönelmesine sebep oldu. İçeriden çıktıktan sonra kaleme aldığı “Ezilenler”, “Yeraltından Notlar” gibi eserleri onun edebiyat dünyasında yeniden ayağa kalkmasını sağladı. Böylesine iyi bir yazar kitapları üzerinde çalışırken mali sorunlarının yanı sıra sara hastalığıyla boğuşuyordu. İlerleyen senelerde çıkardığı “Suç ve Ceza”, “Budala”, “Karamazov Kardeşler”, “Ecinniler” gibi yapıtlarıyla büyük ve ünlü bir yazar olmuştu. 60 yaşında ilerlemiş epilepsiden öldü ama arkasında ölümsüz eserler bıraktı.

Franz Kafka (Yengeç)

Günümüz Alman edebiyatın öncü yazarlarından Franz Kafka, 3 Temmuz 1883’te orta sınıf esnaf bir ailenin ilk çocuğu olarak Çek Cumhuriyeti’nde dünyaya geldi. Yazarın altı kardeşinden iki erkek kardeşi küçük yaşta, üç kız kardeşi ise Naziler’in Yahudi soykırımında yaşamını yitirecekti. Kafka, Yengeç burcunun duygusallığı ve yaratıcılığıyla çok sayıda başarılı yapıtlara imza attı. Eserlerinin bir kısmını yayımlatmadığı için hayattayken tanınma fırsatı olmadı. Arkadaşına yapıtlarını öldükten sonra yakmasını söylemesine karşın arkadaşı onu dinlememiş ve Kafka bu sayede dünya çapında tanınan bir edebiyatçı olmuştu. Okul hayatında çalışkan bir öğrenci olan yazar, liseyi başarıyla tamamladığı için ailesi tarafından ödüllendirildi ve seyahate gönderildi. Seyahat dönüşü Karl Ferdinand Üniversitesi’nde okumaya başladı. Mezun olduktan sonra Kimya eğitimine başladı ama sıkılıp hukuk alanına geçti ve 5 sene daha okudu.

Bir süre staj yaptıktan sonra 1907’de İtalyan bir şirkette çalışmaya başladı. Burada iyi dostlar edindi. Bir taraftan da boş zamanlarında yazılarını kaleme alıyordu. Despot babasının baskısı altında büyüyen Kafka, ondan nefret etti. Eserlerinde yer verdiği otoriter, zalim, baskıcı baba figürünün sebebi buydu. Burcunun hassaslığının yansıması olsa gerek kitaplarında karamsar ve içe dönük dünyaları işlemeyi tercih etti. Birçok iz bırakmış yazar gibi asosyal olan Kafka özel hayatında dikiş tutturamadı. Birkaç ilişkisi yaşayıp bir defa da nişanlanmasına rağmen evlenmedi. En büyük aşkı olan Milena Jesenska evli olduğu için kavuşamamışlardı. Daha çok mektuplaşan ikili sadece birkaç kez bir araya gelme fırsatı bulmuştu. Kafka, ona yazdıklarını “Milena’ya Mektuplar” adlı eserde topladı. Belki de onun böyle güzel yapıtlar ortaya çıkarmasını sağlayan bu duygusal hüsranlar oldu. 41 yaşında veremden öldüğü söylenen Kafka’nın maalesef bazı eserleri Nazi işgaliyle yok edilmiş. En önemli kitapları arasında “Dönüşüm, Yargı, Gözlem, Yasa Önünde, Ceza Sömürgesi” bulunuyor.

Sabahattin Ali (Balık)

Türk edebiyatının toplumcu gerçekçi türünde roman ve hikâye yazarı Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907’de zabit bir baba ve ev hanımı annenin oğlu olarak Edirne’de doğdu. Annesinin o dönemki savaşın da etkisiyle psikolojisi bozulmuştu. Çocuklarının bakımını babası üstlenmek zorunda kalıyordu. Balık burcunun naif ve anlaşılması güç ruhunu taşıyan Sabahattin Ali, yalnız kalmayı tercih eden ve arkadaşlarının oyunlarına katılmayan bir çocuktu. Öte yandan derslerinde başarılıydı ve kitap okumaya özel bir ilgisi vardı. Burcunun eşsiz yaratıcılığı, çalışkanlığı ve deneyimleriyle birleştiğinde gelecekte çok iyi bir yazar olacaktı. 1921 yılında Edremit İptidai Mektebi’ni bitirdi. Bir sene sonra Balıkesir Muallim Mektebi’ne girdi. Kalemi giderek gelişmiş hikâye ve şiirler yazmaya başlamıştı. Gazete ve dergilere yazılarını gönderirken bir taraftan okul gazetesi çıkarmıştı.

Edebiyatın yanı sıra sanata ilgisi başlamış tiyatro ve sinemaya gitmek için okuldan kaçmaya başlamıştı. İstanbul’a naklini aldırdıktan sonra diplomasını aldı. Bu arada annesinin sağlık sorunları artmıştı. Dayısının da desteğiyle yazar çevresi edindi. Yozgat’a tayin edildiğinde ailesini de yanına aldı ama bu şehirde kendini yalnız hissetti. Sonrasında Almanya’ya gitti. İvan Turgenyev, Maksim Gorki, Edgar Allan Poe, Guy de Maupassant gibi yazarların eserlerinden ilham aldı. Balık burcunun romantik yönü de gözlemlenen Sabahattin Ali, sevdiği kıza özel günlerde şiir yazıp gönderiyordu. Çok sevdiği aşkı Aliye Hanım’la 1935 yılında evlendi ve bir kızları oldu. Almanya’dan döndüğünde öğretmenlik yapmaya başladı, okulda sosyalizm propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklandı. 1 yıl hapis yatıp afla çıktıktan sonra, yurt dışına kaçmasına yardım edeceğini söyleyen bir kişinin eliyle yaşamı son buldu. “Kürk Mantolu Madonna”, “Kuyucaklı Yusuf”, ”İçimizdeki Şeytan” en ünlü romanları oldu. Eserlerinde uzun betimlemelere yer veren yazar bireyin iç dünyasını ve psikolojik çözümlemelerini ustalıkla analiz etti. En sevilen yapıtı “Kürk Mantolu Madonna” yakında sinemaya uyarlanacak.

ilk yorum

Bir Yorum Bırakın
  1. Akrep burcuna Dostoyevski yengeç burcuna Franz Kafka balık burcuna Sebahattin Ali.Yok yok sizin bu balık burcuna kesin bir gareziniz var.Sebahattin Türk Edebiyat tarihinin en büyük yazarlarından biridir;buna hiç bir itirazım yok.Ama Dostoyevski ve Franz Kafka yı buraya koyup ta Victor Hugo (balık burcu)gibi bir efsaneyi koymamak balık burcuna olan garezinizin ve önyargınızın apaçık bir göstergesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir