Soğuk Su Etkisi Yapan Burç Klişeleri!

Duyan kulağın isyan ettiği, insanların karşılaşma ihtimaline karşı beş kardeşi hazır beklettiği, iç sıkan, öfke yapan, cinnet geçirten klişelerde sıra! Duymayanın kalmadığı bu eskitilmiş cümleleri burçlar özeline indirdik, ağzından düşürmediğin klişeyi belirledik!

Koç       

Koç erkekleri zaten yürek fazlalarını bol keseden dağıtmış, delikanlılığın kitabını yazmakla kalmamış kim bilir kaçıncı baskıyı çok satıp tüketmiş yeni hikayelerine başlamıştır. Kadınları ise muhakkak bulduğu ilk kalabalıkta ya da arkadaşlığa giriş evresindeki kendilerini tanıtma seansında; “Ben erkeklerle daha iyi anlaşıyorum, küçükken barbieyle hiç oynamazdım, hep sokakta top oynardım” klişesini kullanma gafletinde bulunmuştur!

Boğa    

Boğa yoldan toplamadığı parayı kimselerin paşa gönlüne, keyfe kederine saçmaz, harcadığının tek bir kuruşunun dahi boşa gitmesine göz yummaz! Kimselerin kendisine lütuf yapıldığı sanrısına kapılmasına müsaade etmez, verdiği verginin karşılığındaki hizmeti almadan huzur etmez! Şu sıkça karşılaşılan “Sizin maaşlarınız bizim vergilerimizle ödeniyor!” geyiğini arada bir yapmadan rahat uyumaz!

İkizler  

İkizler dünya dillerinden iki kelime öğrense daha anlata anlata bitiremez, üstüne aksan yapma peşine düşüp her şeyden en çok kendisinin haberi varmış süsü vermeyi ihmal etmez! Bilmediği bir şey yoktur İkizler’in ya da kendisi öyle sanır, alakası olsun ya da olmasın her sohbette mutlaka yerini alır! sohbetin sonuna doğru bildiklerini ispatlar nitelikte bir de kanıtı vardır! “Almanca’yı hiç sevmiyorum, çok kaba bir dil ya!” demez mi bir de! O son cümleyi söyleyip klişeyle sana inananları katletmeyecektin!

Yengeç

Günün birinde birinin ağzından çıkıvermiş, söyleyen de bin pişman olmuş ama ne çare, çoktan insanların diline dolanmış, kültürüne apansız bir hastalık gibi dadanmış! Şimdi kim kavurucu sıcaklarda tere karışsa, sıcaktan soluk alamayıp klimanın altına uzansa, Yengeç yetişir imdada! “Hemen bir çay demleyeyim size tüm hararetinizi alır, yanına da havuçlu tarçınlı kek koyar hazır ederim iki dakikada!” Yengeç’in derdi beslemek, hararet de bahanesi!

Aslan   

Aslan’ın bu sıcak kalplilik, cömertlik, iyi yüreklilikle kimseleri bile isteye kıracak, sözün en açığını seçip canlar yakacak hali yok! Ama yanına yakışmayanı, huzurunu kaçıranı, daha fazla tahammülü kalmayanı hayatından çıkarmak için de dikensiz bir ifade bulması şart! Ama memlekette cümle kalmamış gibi “Sen çok iyi birisin, sorun sende değil bende!” klişesine düşmen samimiyetine yakışmadı Aslan! Nerede kaldı enlerin eni; bir cümleyle çamura battı!

Başak  

Acaba ne tür bir prodüksiyon yapılsaydı, milyar dolarların en pahada ağırları harcansaydı, tüm oskarlık oyuncular bir araya gelip yeri göğü sallasaydı yaranabilirler miydi? Başak kaçarı yok bu klişeyi söyleyecek, “Filmini iyi çekememişler kitabı daha iyiydi!” tespitini milyonlarla birlikte yapmadan rahat edemeyecekti! Ama neden? Bir defada kitabı hiç sarmamıştı, filmde yönetmen tarih yazmış, oyuncular da cuk oturmuş diyen çıksa! Biraz da insanlık böyle bir klişeye maruz kalsa ne olur sanki?

Terazi  

Milyonların nefes tutup seyre daldığı, en sessizin dahi gaza gelip ses tellerini çatlattığı, birbirlerini hiç tanımayan binlerce insanın kol kola girip hep bir ağızdan marşlar söyleyip gol sevincinde kucaklaştığı bir takım oyunu olan futbol için derhal bir Terazi klişesi geliyor, ağzına vurmak isteyenler sırada hazır bekliyor; “Aman ne anlıyorsunuz şu futboldan bilmem! 22 adam aynı topun peşinde koşuyor, ne saçma!”

Akrep  

Nedense her şey göründüğünden fazladır ve her şeyin altında muhakkak en güçlülerin, gizli isimlerin parmağı vardır. Dünya elbette bize büyük başların göstermek istediği gibi lanse edilir! Bunun aslını astarını da bir tek Akrep bilir de onun da dili mühürlüdür; sözde neler bilir, neler düşünür, ne teoriler üretir ama söylemez! Her sohbetin ortasında “O iş o kadar basit değil, arkasında büyük güçler var!” cümlesini eder, imalı bakışları eşliğinde sessizliğine döner!

Yay       

Yay kendini bildiği andan itibaren, şehrin kalabalığından, keşmekeşinden, her gün birbirinin aynı olan yaşamın daracıklığından bıkmış, çoktan dünyaya açılmıştır! Gezer dolaşır, bolca kültürü solur, öğrenir, kendine ait dersini çıkarır, yeni bilgilerini hayatına bezeyerek yeni bir insan olarak yolculuğunu sürdürür! Ama sonunda eve döner, olduğu yeni kişiyi şehir yaşamında, gelenek çemberinde yaşatamayınca, uzaklaşmaya çalıştığı klişenin tam göbeğine yerleşeceği bir cümle kurar; “Her şeyi bırakıp bir tatil kasabasına yerleşeyim diyorum!”. Git Yay, herkes orada zaten sen de git!

Oğlak   

Reytinglerin üst sınırları zorladığı bu kadın kuşaklarını kim izliyor milletçe meraktayız. O televizyonu hiç açmıyor, öteki işten güçten yüzüne bakmıyor, biri aptal kutusu diyor öteki işsiz uğraşı; peki kim izliyor? Oğlak’a da sorsanız ne bir dizi bilir ne yarışma, TV ile ilişkisi vara onun da içeriği kültür sanat haber! Bir de demez mi; “Ben dizi izlemiyorum ya daha çok belgesel falan!”. Kim bu dizileri izleyen o zaman sorarız sana!

Kova  

Daha eline alıp dokunmamış, adından ötesini duymamış ya da kendi gücü yetip eli erip alamamış içinde de kalmıştır! Eşi dostu almaya yeltenince de tüm kulpları çıkarıp hepsine ayrı birini takmış, teknolojide kimseden arda kalmamak için öğütlerine başlamıştır! “X’i boşver abi yakında 10’u çıkar onu alırsın.” klişesinden de bıktık! Ondan sonra da 20’si çıkar, Z’si gelir!

Balık    

Acaba seni kimler sevsin diyesi geliyor insanın bu klişe karşısında ama hadi gönüller kırılmasın, kalpler acımasın diye sözümüzü yutup bir klişe karşısında daha baygınlık geçirmemek için kendimizi tutuyoruz! Anladık sulak yerde büyüdün, gücünü engin mavilikten aldın da bu soruyu da sormayı bırakın artık; “Sevmiyorum ben Ankara’yı deniz yok bir kere nasıl yaşıyorsunuz orada?”. Onlar da kuruyup ölmüyorlar görmüş olduğun gibi!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir