Koç Burcunun Enerjisini Düşüren 3 Şey

İşte uzaktan biri geliyor; enerjik mi enerjik, kendine güveni tavan mı tavan, heyecanlı, açık sözlü hatta bazen biraz patavatsız ama yine de içi temiz mi temiz. Kimden bahsettiğimizi anlamış olmalısınız, bir saniye bile düşünmediniz değil mi? Koç insanından bahsettiğimiz o kadar belli ki. Koç insanı cesur, coşkulu ve çocuksu halleriyle bizi bizden almayı hep başarmıştır. Ama o sabırsızlığı, istediği her şeyin hemen olmasını bekleyen halleri yok mu? İşte bazen bu özellikleriyle çelişen insanlar ve durumlarla karşılaşınca canı biraz sıkılabiliyor. İşte o durumlardan bazıları:

Herhangi Bir Şeyde İkinci Olmak

Bir kere dünyaya Zodyak aleminin birinci burcu olarak gelmişseniz, kimse kusura bakmasın tabi ki de ikinci olmayı öyle kolay kolay kabul edemezsiniz. Yani yaşama amacı; kazanmak ve fethetmek olan birinin “aa tamam bu sefer de böyle olsun, zaten önemli olan katılmaktı” demesini bekliyorsunuz. Daha çok beklersiniz, bizden söylemesi. Kaybettiği şey ister arkadaş ortamında oynadıkları bir kutu oyunu olsun, isterse maraton da koşmak. Yapılacak şey çok belli! Hiç düşünmeden sadece kazanmaya oynamak. Eğer yakınlarınızda bir yerde herhangi bir konuda ikinci olmuş ya da kaybetmiş bir Koç insanı varsa dikkatli olmanızı öneririz. Hayır zaten normalde de heyecanıyla, sabırsızlığıyla yerinde durmayan biriyken, yenilgiden sonra ne yapacağı hiç belli olmaz. Siz onu kendi haline bırakın en iyisi.

Fazla Yavaş Konuşanlar

Eğer siz de kelimeleri ağzınızdan çıkarıp sesli bir şekilde kamuyla paylaşacakken, bir parça yavaş davranıyorsanız ve heyecanlı bir konuyu anlatırken olaydan başka her şeyi betimlemekle zamanı harcıyorsanız ve en ufak bir ayrıntıyı bile atlamadan anlatmaktan hoşlanıyorsanız Koç insanının canını baya bir sıkacaksınız demektir. Aklına geleni de gelmeyeni de söylemesi saniyeler alan biri olarak Koç insanın en dayanamadığı şey sürüncemede kalan şeylerdir. Bir türlü bitmeyen bir dava ya da saatlerdir yıkanan çamaşır bile olabilir, hiç fark etmez. Koç insanı sabırsızdır, durduğu yerde duramayandır. Ee hal böyleyken yapılacak milyon tane şey, gidilecek bin tane yer varken oturup içinin yavaşça ölmesine izin mi verecek sandınız? “Olmaz vallahi de olmaz billahi de olmaz der” arkasına bile bakmadan kaçar.

Bir Türlü Harekete Geçemeyenler

Koç insanı öyle beş senelik hareket planlarının, uzun vadeli kararların insanı değildir. O ki bir şeyi yapmayı kafaya mı koydu? Düşünmez bile hemen ilk adımını atar, hatta ne adımı koşmaya başlar. Söz konusu bir kariyer de olabilir daha dün barda tanışıp ilk görüşte âşık olduğu o kişi de. “Uzun uzun düşünmeye ne gerek var ki” der ve yapması gerekeni hemen yapar. Bunları yaparken bir an olsun pişman olur mu peki? Yok daha neler? “Ben sadece yapmam gerekeni yaptım” der ve yoluna devam eder. Ee tabi kendisi neredeyse hareketle eş anlamlı bir hayat yaşarken, çevresinde bir türlü harekete geçemeyen, en basit kararı verirken 40 kişiye soran insanlardan hiç mi hiç hazzetmez. Her kadar bitmez dediğimiz enerjisi bu tür insanlar yanında biraz azalsa da o yine bir şekilde kendini toplamayı bilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir