Kadınlara Soruyoruz: Maço Burçlar mı Romantik Burçlar mı?

Bazı kadınlar daha korumacı, sert mizaçlı erkeklerden hoşlanır, bazıları da naif, duygusal ve anlayışlı erkeklerden. Nabza göre şerbet mi dediniz? Zevkler, renkler tartışılmaz tabii, peşin peşin kabul ettiğiniz şeylerin pişmanlığı yaşanmaz. Başlarda küçük kısıtlamalar ilginizi çeker, kıskançlıklar hoşunuza gider. Şiir yazan, gözünüzün içine bakan erkekleri elinizin tersiyle iter, bir elinde tespih, bir elinde sipsisi olan delikanlıları seçersiniz. Gittiklerinde de ağlamaktan gözleriniz şişer, iki ayağınız bir pabuca girer. Bir tür mazoşizm midir nedir bu durum? Yoksa sonunu bildiğiniz bir yola girmek midir?

Peki Türkiye’de yaşayan kadınların daha sert ve çapkın erkeklerden hoşlandıkları doğru mudur? Kesinlikle evet! Çünkü Anadolu sınırları içinde bulunan kadınlar kendilerini daha çok güvende hissetmek istiyor. Korunma isteklerinin ve beklentilerinin sonu gelmiyor. Gözleri tam olarak günümüz dizilerindeki taş fırın erkeklerini ya da aşiret reislerini arıyor. Türk filmlerindeki ağır abilere, kabadayılara iç geçire geçire bakıyorlar. Gerçekten neyin kafasını yaşıyorlar? Ortalıkta kendilerine değer veren o kadar insan varken, neden emdikleri sütü burunlarından getiren erkeklere abayı yakıyorlar? Gittikleri zaman da oltaya gelmiş balık gibi takılıp kalıyorlar? Ağlamaktan canları çıkıyor, başka bir laf ettiğinde hala üstüne toz kondurmuyorlar? Çok garip dünyalar bunlar…

Siz soruları düşünedurun, biz de cevabınızı kolaylaştırmak için burçlara başvuralım. Şöyle bir gözünüzün önüne getirin: Güçlü, mücadeleci, öncü ancak kavgacı, şiddete yönelimli, ben merkezci ve aklına estiği gibi davranan Koçlar mı? Yoksa anlayışlı, duygusal, şefkatli, ruhani ve hatta teslimiyetçi Balıklar mı? Ateşin ortasında yanarak kül olmak mı, duygu denizinde boğulup karaya vurmak mı? Aslında tek açıklaması, aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık durumu. Dengeli birini bulmak, sağlıklı bir ilişkiye sahip olmak, Sahra Çölü’nün ortasında gürül gürül akan bir nehrin keşfedilme ihtimali kadar imkansız olmalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir