“İçmişim Başım Dönüyor” Diyen Burçların Haklı Sebepleri Var!

Rakının adabı olur, biranın bol gırgırlı şamatası. Viski içmek fabrikatör olmayı gerektirir, şarap sanattan anlamayı! Öyle ki şarabın yıllanmışı kekremsi tadına varamayanın elinde zayi olur! Ama tüm bunları yudumlamak için bir sebebin olması gerektiği düşünülür! Yolda bir sarhoş görenin aklına hemen aynı soru gelir; “Ne vardı bu kadar içecek ne derdi var acaba?”. Biz derdin dert sayılmadığı bir dünyada, Burçların çilingir sofrasını kurma, “İçmişim başım dönüyor” şarkılarını mırıldanma sebeplerini ele aldık. Burcuna en uygun olanını seçip yazdık. Biraz gülelim diye, yanaklardan mizahi birer makas aldık!

Koç       

“Tuttuğun takım süper goller atmıştır. Galibiyet kutlaması yaparsın.”

Sana neden mi yok, her girdiğin mücadeleden alkışlarla ayrılır, patlayan şampanyadan bir kadeh alırsın. Hızını alamayıp bilmem kaçıncı şişenin dibini görsen bana mısın demezsin! Sağlamsındır, herkesi yatırır, kendin gecenin sonuna dek sallanmadan ayakta kalırsın.

Boğa    

“Dolapta dünden mezeler vardır, israf günahtır.”

Keyfin gelirse kimselere bakmaz, “çilingir sofrasının kalabalığı makbul” klişesine kulak asmazsın. Akşamdan kalma mezeni de çöpe atmaz, israfa göz yummazsın. Sana da bahane olsun işte, sanat eseri gibi bir sofra hazırlar, estetik harikası gecende rakını varsa sevgilin yoksa tek başına yudumlarsın.

İkizler  

“Aşırı doz sohbetten dili damağın kurumuştur.”

Çilingir sofrasının dostlarla olanı, sohbeti bol duyulanı, kederi keyfe çevireni makbuldür madem, o masanın hakkını da en iyi sen verirsin. Bitmeyen tatlı sohbetin esnasında kuruyan dilini damağından ayırmak, muhabbeti lezzetlendirmek için birkaç yudum içkini adabıyla içer, en çok da sen eğlenirsin.

Yengeç

“Ocaktaki yemek yanmış, birden efkâr basmıştır!”

Sevgilin terk etmiş, canın fena yanmıştır, anılara dalmış, nostalji günlüğünü açmış, bir de gün batımına rastlamış basbayağı sarhoş olasın tutmuştur, bir elin alnında, öteki mazinin tozlu yapraklarında gezer durursun. Sevdiklerin yanında olunca, geceyi birkaç damla mutluluk göz yaşıyla taçlandırır, canlarını öpmeye koyulursun.

Aslan   

“Ağız tadı nedir bilirsin, keyif sürmek niyetine girersin.”

Balkonunun manzarası çağırmıştır, mehtap doldur bardakları diye haber salmıştır, henüz açılmamış kristal kadehler modamız geçiyor diye ağlamaya başlamıştır, senin de hayatın keyfini sürmek isteyesin gelmiştir, başka sebebe gerek var mı? Bu hayatı yaşıyorsun, keyfin nerede nasıl çıkarılacağını da pekâlâ biliyorsun. Çilingir sofranı nereye istersen oraya kurarsın!

Başak  

“Doktor “her akşam bir tek at” demiştir.”

Böbrek taşı döküyorsundur, kansızlık çekiyorsundur, işin gücün sorumlulukların arasında soluk alacak vakit bulamadığın için masa kurmaya hiç yeltenmediğin günlerde, emir büyük yerden gelir. Doktorun dediği senin için kanundur! Doktorcuğun “iç” dediyse “vardır bir bildiği” denir, iş güç askıya alınır, masa kurulur, birkaç kadeh içilir!

Terazi  

“Bir karar vermen gerekiyordur.”

O ana dek ertelediğin, eşin dostun kararlarına onay verdiğin, sıra sana gelip sipariş için garson yüzüne baktığında “aynından” dediğin, onay cümlelerini bol tutup şimdiye kadar kararlarını ertelediğin için o çilingir sofrasının baş köşesine oturma çanları senin için çalar. O karar bu gece ya verilir ya da verilir. Artık yalnız başınasın, bolca düşünmek, bir hayli taşınmak vaktidir! Geri sayım başladı.

Akrep  

“Feleğin tekerine çomak sokasın gelmiştir.”

Kimisi korkar, kimisi “gün gelir hesap döner, ihale benim başım patlar” diye düşünüp kaçar, kimisi dakikalar sonra unutur, hayatına bakar, kimisi Allah’a havale edip yoluna bakar ama Akrep, muhakkak olan bitene cevaben bir plan yapar, ortada bir mesele varsa defterini dürer, hesabını keser! Bunun için azıcık kafasını açmaya, iki kadeh atıp plan yapmaya ihtiyaç duyar! Akrep intikam yemeğinden önce soğuk bir şeyler almaya bakar!

Yay       

“Felekten bir gece çalmak istemişsindir.”

Bugün günlerden çarşambadır ya da salı, belki de pazardır ya da kutsal cumartesi, aman ne fark eder, sen eğlenmek için takvime bakmaz, felekten bir gece çalmak için sorumluluklarından izin almazsın nasılsa, perşembertesi olsa ne pazartesi olsa ne! Yeni bir kokteyl varmış, kafası da bambaşkaymış desinler, zil takar koşarsın!

Oğlak   

“Mesai uzar, kafa kaldırmaz olur.”

Gece olur, gün sabaha döner, projeler uzar gider, ucu görünmeyen teslim tarihleri her yıkamada biraz daha çeker! Anlayacağın başın kazan olur, zihnin dolum aşımından çatlama noktasına gelir, o anda biraz rahatlamak için uzaklardan bir şişe sana göz kırpmaya koyulur. Yapılacak bellidir, elinin altında olan aperitifler masanın üzerine serilir, sert bir içki onlara eşlik eder.

Kova   

Dünyanın çivisi çıkmıştır.

Güçlünün gazabından, otoritenin gösterisinden, yönetimi ele alanının tahtında zil takıp oynamasından, insanların doğayı, yaşamı hiçe sayıp, yıkıcı olmasından, duyarsızlıktan, cehaletten, gericilikten… bıkmış, usanmıştır Kova! Tüm bu düzeni bozuk, adaletsiz dünya için kurar sofrasını, “Batsa da yenisini kursak!” dercesine kaldırır bardağınız!

Balık    

“Şaire özenir, şişede balık olmak istersin.”

Düşlere yolculuk yapmak, hayaller aleminin kapılarını açmak, zihninde fantastik evrenler yaratmak için azıcık puslanmak ister Balık, bunun için de gürültüden uzak, işten güçten ırak, yalnız başına bir masa kurar kendine! Gün geceye kavuşunca, o da kavuşur şişesine! Kağıdı kalemi zihninde, başlar şiirler yazmaya, hikayeler kurup yeni dünyalara kucak açmaya.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir