Hem Senarist Hem Oyuncu, Mert Fırat’ın Başarısından Oğlak Sorumlu!

Ses sanatçısı Nihat Fırat’ın oğlu olarak doğmuş, kaçınılmaz olarak değil, belli ki kendi kararı ve istikrarıyla başarılı da bir oyuncu olmuş Mert Fırat. Yazımız boyunca saymakla bitiremeyeceğimiz yeteneklerinin ise haritasının şahanesinden beslendiği muhakkak! Oldukça sağduyulu, disiplinli, ciddi ve cesaretli biri olan Mert Fırat’ın kaleminde de gökyüzünden damlayan bal var! Kova, Oğlak, Balık, Yay; Mert Fırat’a etraflıca baktığınızda göreceğiniz, projelerinde, hayallerinde rastlayacağınız mahşerin 4 atlısı! Şimdi biraz daha yakından bakalım, acaba detaylarda ne saklı?

İlk olarak; Mert Fırat’ın insana dokunan yumuşak yüreğinin önündeki ciddiyet perdesinin, mesafeli duruşunun sebebiyle başlayalım söze; Güneş ve Merkür’ün ev sahibi Oğlak ise orada su kaynağı bulunmaz! Gücünü ve kendini ifade biçimini Satürn’den alan Mert Fırat’ın; fazlaca samimi hallerini gören olmaz, Fırat kontrolü bir an olsun elden bırakmaz. Oğlak’ın dokunduğu yerde, başarıdan gayrısı yaşanmaz! Ama bu başarı öyle havadan inmez, armutlar pişip kimsenin ağzına düşmez! Çalışkandır Fırat, kimselerin el vermesini beklemeden, kendi sistematiğini kurar, hedefini arzu ettiği noktaya koyar ve paçaları sıvar! Hem yazan hem oynayan hem de yapımcılık yapan Mert Fırat’ın ödülleriyle boy boy fotoğraflar çektirip magazin basınına servis ettiğini göreniniz, zafer sarhoşluğu yaşadığına şahit olanınız var mı? Oğlak’ın disipliniyle yaşayan Mert Fırat; “tanrım çok başarılıyım” demekle vakit harcamaz! Her yeni başarı bir sonrakine ve sonunda zirveye yaklaştıran bir gelişimdir sadece, Mert Fırat da emeğini soğutmaz, çalışmaktan usanmaz, hep bir sonraki için artarak çoğalan yeni kazanımlarıyla yeniden sıvar kollarını.

Madenci şair Rüştü Onur olmak için geçirdiği dönüşüm; sanat için, meslek aşkı için, daha iyisi olmak için yapabileceklerinin küçük bir göstergesiydi sadece! Tabi ki “Kelebeğin Rüyası” filminde oynadığı rol için kendini disipline ettiği, dile kolay 4 ayda 17 kilo verdiği, veremli birine dönüşme hikayesinden söz ediyoruz. Oğlak elini attığı her işte istisnasız en iyisi olmak için çalışır, canını dişine takar, tüm yaşamının iplerini tek bir başarıya bağlar ama sonunda ne yapar eder arzusuna ulaşır, olabilecek en mükemmel noktaya varır! “Başka Dilde Aşk” filmi için aylarca işitme engellilerle birlikte yoğun çalışıp, işaret dilini maksimum düzeyde öğrenmesi de oldukça destekleyici bir örnektir!

Venüs, Neptün Yay; aşkının peşinden dünyanın öbür ucuna gider, maceranın türlüsüne çekinmeden kucak açar; zira Mert Fırat’ın da haritasını destekleyen bir anısı var! Yaz aylarında garsonluk yaptığı Alanya’nın bir sahil kasabasında gönlünü kaptırdığı çiçeği burnunda sevgilisi, İsveç’e dönünce, Mert Fırat da toplamış bohçasını, nesi var nesi yoksa basmış parayı, adına da eğitim demiş, takılmış sevgilisinin peşine. İki yıl öyle ya da böyle geçmiş ama sonra okul, eğitim vız gelmiş. Mert Fırat’ın Yay’ı gönlüm geçti deyip, evinin yolunu gösterince; o sırada bir de tiyatro aşkı damarlarına hücum etmiş ya da başka sebepler gündemini değiştirmiş olacak ki, Mert Fırat başlamış Ankara Tiyatro’sunda kariyerinin temellerini atmaya!

Mert Fırat’ın kendisi de hakkındaki çirkin ithamlarını çokça tiye alır! Öyle ki çeşitli filtreler kullanarak çektiği fotoğrafları kendi hesaplarından paylaşıp hakkında yapılan eleştirilerle eğlenmişliği de vardır! gelelim yakışıklı değil ama bir cazibesi var yine de! “Ses tonunun güzelliğinden mi, göstermediği şirinlik muskasından mı yoksa başarılarından mı boyanıyor gözlerimiz?” sorularını sıkça sorar sevenleri kendilerine. Venüs’ün yamacına kurulan Neptün; tam da böyle bir algı yaratıyor haritasına konuk olduğu kişide! Dünyalar güzeli olmasa da tacını takıp podyumlara çıkmasa da tescilli güzellerden daha çok beğeni topluyor. Aslında bir de çalkantılı aşk, spekülatif ilişki, sansasyonel sevgili getirir bu birleşim ancak; o Oğlak var ya o Oğlak, Mert Fırat’ın itibarını gözü gibi koruyor!

Mars ve Güney Ay Düğümü Kova; vefalı, adil ve dezavantajlılara karşı yüksek farkındalık sahibi olmasını sağlar Mert Fırat’ın! Özellikle sosyal sorumluluk projelerinde, konu çocuk ve hayvan haklarıysa hele sıkça duyulur adı! Senaryosunu yazdığı, baş rolünün de hakkını verdiği işlerde bu tarafını öne çıkarır, konu yardım etmek, ortaklaşmak, toplumsal bir farkındalık yaratmaksa elini taşın da kayanın da altına düşünmeden sokar! Hayattaki mücadele alanı da tabi ki toplumsal dönüşüm yaratmak üzerinedir. Jüpiter ve Satürn’ün yerleştiği Terazi de Kova’nın verdiği tüm değişim enerjisini destekler, adil bir düzen kurmak için verdiği emeklere omuz verir. Mert Fırat gerekirse tüm haklarından feragat eder ama kimsenin hakkını yemez! Şu başını yastığa huzursuzken değdiremeyen insanlar vardır ya işte o Mert Fırat! Gel gelelim tüm bu iyiliğin, yardım elinin birleştiği yerde, Ay’da Balık’ta alır yerini ve başarısı kaçınılmaz bir sanatçı profili böylece tamamlanmış olur! Sesindeki pus, o nereden geldiğini bilmeden duyduğunuz sempatiye davet eden puslu gözler, kaleminden damlayan romantizm lezzetli bal hepsi tam da bu yüzden! Kadersel çıkmazları konu ettiği, masalsı üç filmi var ki Mert Fırat’ın; senaryosu ondan performansı ondan; “Başka Dilde Aşk”, “Atlıkarınca”, “Bir Varmış Bir Yokmuş”. Balık’ın esinlerini masalsı bir lisanla kaleminden beyaz perdeye taşımıştır Mert Fırat! Sesinin güzelinden, söylediği şarkıların dinlendirici ritminden söz etmiş miydik?

Sözlerimize başlarken söylediğimiz gibi, saymakla bitmiyor Mert Fırat’ın kabiliyetleri! Yapımcı da aynı zamanda! Yazdıkça devamı geliyor, söyledikçe yeteneklerine yenisi ekleniyor. Parmağında kaç marifet olabiliyorsa maksimum, Mert Fırat’ta fazlası var bizce! İyisi mi sözlerimize burada son veriyor, Mert Fırat’a da başarılarının devamını diliyoruz! Zira egosundan çok insanlığı doyurmak arzusunda olan, kibrinin sorumluluğunu çoktan bırakıp sosyal sorumluluk projelerine katkıda elini korkak alıştırmayan Fırat, alkışı çoktan hak ediyor!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir