Hazır Olun! Hem Suçlu Hem Güçlü Burcu Açıklıyoruz!

Tartışma sırasında, kavga anında ya da sonrasında hangi taktiği uygularsınız? Sonuna kadar gidip, eteğinizdeki bütün taşları döküp, tüm kozları kullanıp, demediğinizi bırakmayıp haklı çıkmaya mı çalışırsınız? Yoksa bir kenara çekilip, sessizliğe bürünüp, ortalık duruluncaya kadar mağdur rolü mü oynarsınız? Tabii duruma göre değişir bu söylediklerimiz. Mesela küçük bir örnekle açıklayalım.

Sevgiliniz, eskiden görüştüğünüz biriyle mesajlarınızı yakaladı. İçeriğine çok girmiyoruz, orası sizi ilgilendirir. Sakin sakin konuşmak da neyin nesi? Eve adım atar atmaz en hararetlisinden bir tartışmanın içinde buldunuz kendinizi. Aferin demesini beklemiyordunuz değil mi? Önce sakin kalmaya çalıştınız, baktınız olmuyor, egonuz yerin dibine giriyor, sevgiliniz sizi yerin otuz altı kat altına itiyor, iki elinizi birden sıvayıp kartlarınızı açmaya başladınız. Konunun orasından burasından kendinizi haklı çıkartacak bir şeyler bulup çıkarmak için uğraştınız. Yedik mi? Belki başka bir sefere.

Neymiş efendim, ilk mesajı eski sevgilisi atmış. Son zamanlarda çok ilgisiz kalmış. Psikolojik olarak bunalımdaymış, istediği ayakkabıyı alamamış, depresyondaymış. Geçelim mi bunları? Yahu haksızsın arkadaşım, hala nedir bu kendini savunma derdi? Bırak karşındaki bütün öfkesini kussun, biraz sakinleşip otursun, tamam de geç işte. Bu kadar mı zor kabul etmek? Karşındakinden af dilemek? Ama geri adım atmak var mı kitabınızda? Hiç mi öğretmedi annen, baban çocukluğunda? Hayır ne gerek vardı, asla tükürdüğünü yalamayan, inatçılıkta sınır tanımayan Koçlar gibi kavgaya tutuşmaya? Bildiğinden şaşmayan, sabit fikirlilikte sonu olmayan Aslanlar gibi davranmaya? Ya da her konuda kendini haklı gören, kendisinden başka doğru bilmeyen Kovalar gibi muhalefet olmaya?

Hem Suçlu Hem Güçlü Burç Hangisi?

Aslında sorunun temeli şurada yatıyor: Olay artık hakkını savunmaktan çıkıp, ego savaşına dönüyor. İlk on saniye içinde asıl konudan uzaklaşılıyor, eski defterler açılıp kirli çamaşırlar ortaya saçılıyor. En sonunda durum içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Kalpler kırılıyor, tekrar durumu toparlamak hayli bir zor oluyor. İçinde biriktirdiğiniz tüm sorunlar, en küçük bir kıvılcımla patlamaya  dönüşüyor. Sonra iş işten geçiyor, düşünmeden konuşan, tartışma sırasında kendini görmeyen insanoğlu, zamanı geriye almak için çebelleşiyor. Bize de sadece geçmiş olsun demek düşüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir