Hayatı Kendine Zehir Etmek İsteyen Burçlara Tavsiyeler

Şöyle bir çevrene bakın. Herkes hayatın anlamını çözmüş gibi. Hepsinin dilinde bir tavsiye. “Şunu şöyle yap, bunu böyle yapmaktan sakın” bilmem ne. Bir köşede oturup, ahkam kesmesi kolay geliyor tabii! Hoş istedikleri kadar konuşsunlar, kim dediklerine itibar ediyor ki? Her tavsiyenin sonu kişinin bir kulağından girip, öbüründen çıkması en nihayetinde. Merak etme biz onlardan değiliz. Bizim aksi yönde söyleyeceklerimiz var. Günün sonunda pişman olan tarafta yer almak istiyorsan! Hayatı kendine zehir etmeyi düşünüyorsan burcuna has öneriler yeni yazımızda.

Koç: Kimseye Danışmadan Hemen Bir İşe Kalkışın

Koçların aklına eseni yapması için kimselerden müsaade almasına gerek yok. İçinden geliyorsa her an her şeyi yapabilir. Başlangıçlar için planlar yapmak, yol haritası hazırlamak ya da sonunda ne olacağını tasarlamak falan uzun iş! Her şey iyi kötü bir başlangıç yapmaya bakar, gerisi bir şekilde gelir nasılsa. Acaba? Ne yazık ki anlık kararlarla kalkılan işlerin başarıyla nihayete erdirilmesi pek mümkün değil. Sonunda pişman olmak istiyorlarsa kimseye danışıp etmeden, boyunu aşan işlere gözü kapalı dalması şiddetle tavsiye edilir.

Boğa: Harekete Geçmeden Her Şeyin İstediğiniz Gibi Olmasını Bekleyin

“Armut piş, ağzıma düş” sözü muhtemelen ilk kez bir Boğanın dudaklarından döküldü. Hareketli ve yüksek enerjili karakterler olmadıkları malum. Hayata meydan okumak, durup dinlenmeksizin çalışmak ya da enerjisi tükenene kadar koşturmak pek tarzları değil. Bir köşede uzanıp istedikleri hayatın hayalini kurmak, harekete geçmekten çok daha kolay değil mi? Hayallerine ulaşmak istemiyorsa, oturduğu yerden her şeyin istediği gibi olmasını beklemeye devam edebilir.

İkizler: Kararsızlığınızın Elinizdeki Fırsatları Kaçırmasına İzin Verin

En karışık zihin belki de İkizlerin. Her köşesinde başka bir plan, başka bir hayal… Kişi nereden başlasın, hangisinin peşinden koşsun bir türlü bilemez ki! Bir de seçtiği yolun nereye çıkacağı meçhul. Öyle ha deyince bir seçim yapmak mümkün değil. Uzun kararsızlıklar içinde kıvranıp, kararsızlığının nihai kararı vermesine izin vermek belki de daha doğru, kim bilir? Elindeki fırsatları bu şekilde kaçırırken, üzerine kafa patlatacağı meseleler de birer birer ortadan kalkmış demektir.

Yengeç: Ailenizin, Yakınlarınızın Sözünden Asla Çıkmayın

Herkesin bir çocukluk arkadaşı vardır; ne kadar karşı gelmek istese de annesinin sözünden çıkmayan, babası çağırdığında oyunu bile yarıda bırakıp eve koşan, eş dost tarafından sürekli örnek gösterilen. Yengeçler onlardan! Ailesinin kendisi için en iyisini bildiğini düşündüğünden onlara karşı gelmeyi aklının ucundan geçirmez. Hal böyle olunca kendini tanıyamaz, bir başına kaldığında yapamaz, hayallerinin peşinden koşacak kadar olgunlaşamaz. Ne gam! Ailesinin kanatlarının altından çıkmadığı sürece hep güvende olacak nasılsa.

Aslan: Egonuzu Okşayan Yalaka İnsanlara Hemen Güvenin

Bilenler bilir, Aslanların yumuşak karınları için için ihtiyaç duydukları el üstünde tutulma istekleri. Gönlünü hoş tutan, sözünden çıkmayan, her fırsatta egosunu okşayan insanlar bu yüzden eksik olmaz yakınlarından. Mutluluk veren yalanlar, acıtan gerçeklerden çok daha tatlı değil mi? Gerçeklerle yüzleşerek olgunlaşmak ya da güçlenmek biraz daha bekleyebilir.

Başak: Pişman Olmaktan, Hata Yapmaktan Çok Korkun

Biri hayatı kendine zehir etmek mi dedi? Başaklar, kesinlikle bu işin ehli. Herhangi bir işe başlamadan önce en kötü senaryoyu düşünmek, çıkabilecek aksilikleri önceden düşünüp endişelenmek, en önemlisi de pişman olmaktan ölesiye korkmak… Hepsi onun uzmanlık alanının bir parçası. Belki bu sayede olduğu yerden bir adım ileri gidemiyor ama kötü bir hatayla geri de gitmiyor. Kafası rahat bir kere, böyle devam!

Terazi: Sizi Sevenin Değil, Burnunuzdan Getiren Kişinin Peşinden Koşun

Mutlu sonla biten aşklar kimlerin kapısını çalmış ki, Terazilere de uğrasın. Gerçi doğruya doğru, peşinden koşanı eksik olmaz. İşin garip yanı şu ki, aşkından kul köle olan insanlarla da onun işi olmaz. Sırf birileri ondan hoşlandı diye yüz verecek değil sonuçta. Hatta tüm bunların aksine, hayatı ona zindan eden kişilerin etrafında pervane olmaya çok daha meyilli. Gerçek aşk da zaten acı çekmeyi göze almak değil mi? Uğraşsın dursun aşkı burnundan getiren kişiyle.

Akrep: Her Şeyi İçinize Atın, Kendinizi Saatli Bir Bombayla Eş Tutun

Akrepler, öyle olur olmaz yerlerde konuşan, derdini ulu orta herkesle paylaşan boş boğazlardan değil. Hepsini bir kenara bırak, ser verip sır vermeyen yüz ifadesinden bile ne düşündüğünü anlamak için müneccim olmak gerekir. Büyük sırların altında ezilmek, başkaları çözüm bulabilecekken kendi kendini yiyip bitirmek, hislerini paylaşıp rahatlamak yerine her şeyi kendi içine atmayı seçmek cidden çok daha mantıklı! Biriktirip biriktirip patlarsa hepsinden bir kerede kurtulabilir.

Yay: O Son Kadehi İçin, Yetmezse Üstüne Bir De Shot Söyleyin

Yayların arkadaş ortamlarında pozitif enerjiyi emen evhamlı insanlara asla yer yok. Eğlenmeye gittiğinde “Aman dikkat et çok içtin, yarın sabah pişman olarak uyanacaksın benden söylemesi” diyenler yok mu hele! Tahammül edebilmesi mümkün değil. Ne var canım biraz dağıttıysa, dünyanın sonu değil ya. İster o son kadehi içer, isterse üstüne bir de shotla cila yapar. Sabah muhtemelen baş ağrısıyla uyanacak, gece farkında olmadan eski sevgililerine mesaj atmış olacak, konu komşuya rezil olmuş olacak ama ne fark eder? O anki mutluluğu her şeye değer!

Oğlak: Tolerans Tanımayın, Planlarınızın Dışına Sakın Ola Çıkmayın

Çoluk çocuk dolu etraf. Yarınlar yokmuş gibi yaşıyorlar, hiçbir şeyi kafaya takmamayı marifet sanıyorlar, spontane bir yaşam sürmenin çok daha keyifli olduğuna inanıyorlar… Daha neler! Sabahtan akşama dek ne yapacağının belli olması, andan zevk almak yerine planlarını görev bilinciyle yerine getirmek, esneklik payı isteyenlere ağzının payını misliyle vermek olgun bir insan olmanın gereği değil mi? Sıkıcı diye sorumluluklardan vazgeçmek olur şey değil!

Kova: Kalp Kırmaktan Hiç Ama Hiç Çekinmeyin

Bakmayın siz insanların Kovaları, arkalarından “Soğuk nevalenin teki” diye çekiştirdiğine. Hepsi kıskanıyorlar da ondan. Herkese mavi boncuk dağıtmak, bir kaşık suda boğmak istediği insanlarla laubali bir şekilde takılmak ya da karşısındaki insan kırılmasın diye paramparça olmak mı lazım illa? Yapmayın Allah aşkına! Yalnızlığın tadını çıkarmayı bilene koymaz öyle kalp kırmış olmak falan. Bir başına yaşlanmak isteyen Kovalar, bu yolda aynen devam.

Balık: Yalnız Hissettiğiniz İlk Anda Hemen Eski Sevgilinize Mesaj Atın

Balıkların huyudur; konuştuğu, yazıştığı, bakıştığı birileri eksik olmaz yaşamlarından. İlla ki derdini anlatacak bir yakını vardır, olmadı uzun uzun mesajlaşmak için elleri telefonlarındadır. Ya denk geldi de etrafında kimse kalmadıysa? O zaman mesajların yöneleceği adres belli, eski sevgilisi! Sırf ayrıldı diye bütün muhabbeti kesecek değil ya. Bir şekilde teselli bulacağı kesin nasılsa. Sonradan hayatına yeniden salça olması ya da geçmişte takılı kalması ise yan etkisi. E o kadarı da olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir