Hangi Kızılderili Atasözü Burcunu Anlatıyor?

Dünyaya bakış açıları, doğayla iletişimleri, yaşam tarzları, ritüelleri ile Kızılderililerin yer yüzünün en kadim topluluklarından biri olduğuna şüphe yok. Yüzlerce yıl önce söylenmiş sözleri bugün dahi birebir geçerli. Yeter ki kulak vermeyi bil! Kızılderililere ait atasözlerinden kimileri de burcunun dünya görüşüyle örtüşebilir. Bak bakalım, senin burcunu anlatan söz hangisi?

Koç: “Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım.”

Koçlar içlerinde mücadele aşkıyla yanıp tutuşan burçlardan biri. Tabii bu aşk, güçlünün zayıfı ezmesinden ibaret değil. Karşısında çoğu kez kendine denk, güçlü ve gözü kara birini isteyecektir. Yoksa ne diye adına mücadele densin ki? Dünyada herkes böyle olsa ne bir sorun kalır da ne de çözümsüz bir kavga. Öyle değil mi ama?

Boğa: “Cevap vermemek, aslında bir cevaptır.”

Boğaların ağır ve oturaklı kişilikleri, ne anlamsız kavgalara girmelerine ne de sonu gelmeyecek tartışmalarda dil dökmelerine izin verir. Hoşlanmadığı bir durum karşısında bile söylenmek yerine çekip gitmeyi yeğleyebilir. Zira kalp kırmak ya da dişlerini göstermek çözüm değil, anlayana sessizlik en büyük cevap olabilir!

İkizler: “Düşünceler oklar gibidir. Bir kere salıverildiler mi, gider hedefi vururlar. Onlara iyi sahip ol, bir gün hedef kendin olabilirsin.”

İkizlerin beyni adeta arı kovanı gibi. Vızır vızır işleyip, her geçen gün kendini geliştirebilir. En orijinal fikirlerin, en okkalı sözlerin onların zihninden çıkması bu noktada sürpriz değil. Düşünmenin ve fikir geliştirmenin öneminin her daim farkında olduklarından yerinde edilen bir sözün dahi en güçlü silahlardan bile etkili olacağını bilir. Bu yüzden en iyi düşüncelere sahip olmak, en ulvi görevlerinden biri.

Yengeç: “Senin vicdanını senden başkası temsil edemez.”

Yengeçleri en iyi tanımlayan kelime belki de vicdan! Duygusal derinlikleri, güçlü hisleri ya da pratik zekâsı vicdanının yanında sönük kalabilir. Bu yüzden herkese tavsiyesi genelde içindeki sesi susturmaktansa avazı çıktığı kadar bağırmasına aracı olmak. Zira hakikat, bir insanın vicdanının sesini hür bir biçimde ifade edebilmesiyle ortaya çıkabilir.

Aslan: “Kendini, kendin için ara. Başkalarının senin için yol çizmelerine izin verme. Bu senin ve yalnız senin yolun. Başkaları seninle beraber yürüyebilir ama senin için yürümez.”

Aslanların lider ruhlarında ve kendi işlerini kendi çözme konusundaki ısrarlarının altında derin bir felsefe yatar. O da insan için en iyi yolun kendi çizdiği rota olduğunu bilmesi. Yardımcı olmak isteyen insanlar gelip geçici, insan sadece bir başına kaldığında gittiği mesafenin ayırdına varabilir. Bu yüzden kişi her zaman kendi doğrularının peşinden gitmeye cesaret edebilmeli.

Başak: “Eğer herkes bir başkası için bir şey yaparsa dünyada ihtiyaç içinde kimse kalmaz.”

Başaklar, tüm burçların içinde en yardımsever olanı desek abartmış olmayız. Hiçbir zaman başkalarının ihtiyaçlarına gözünü kapatıp, kendi zevklerinin peşine düşen biri olmadığı gönül rahatlığıyla söylenebilir. Ona göre insanlık birbirine hizmet edebildiği ölçüde var olabilir. Bir düşünün herkes bir başkasının iyiliği için iyi bir şey yapsa, zor durumda olan bir kişi bile kalabilir mi?

Terazi: “Bir düşman çok, yüz dost azdır.”

Teraziler çok şey yapabilir. Derin anlaşmazlıklara düşmüş insanlara el sıkıştırabilir, küsleri barıştırabilir, dünyayı daha güzel bir yer haline getirebilir… Yapamayacağı tek şey ise kalp kırmak! Üzülen taraf olma pahasına insanların isteklerini yerine getirmeyi tercih edecektir. Nitekim karşısındaki insan kim olursa olsun düşman olmak gibi bir yükü omuzda taşımak pek mantıklı bir hareket değil.

Akrep: “Su gibi olmalıyız. Her şeyden aşağıda, ama kayadan bile kuvvetli.”

Zodyak’ta su grubu burçlarını tanımlayacak olursak; Balıklar okyanusları, Yengeçleri ise gölleri temsil ediyor denebilir. Akrepler için uygun tanım ise yer altı su kaynakları olabilir. Her şeyden aşağıda ancak yaşam kaynağının ta kendisi! Belki de bu yüzden gereksiz bir özgüvenle şişinmek yerine içten içe engin ve dipsiz gücünün bilincinde olmak onun işi.

Yay: “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak.”

Yayların hayattan bekledikleri tek şey, her anın tadını çıkarmak! Kim ne derse desin. Mutluluk getirmeyecek işler peşinde koşmak ya da büyük sorumluluklar altında sıkışıp kalmak asla tarzı değil. “Para kazanmak” adına yapılan bunca şey sahiden bugüne dek kimi mutlu etmiş? Aksine her türlü kötülüğün kaynağı paranın kendisi değil mi?

Oğlak: “Eğer herkes fikrini söyler ve yapması gerekeni yaparsa, barış güneşi sonsuza kadar parlar.”

Oğlakların hayatında çözümsüz sorunlara yere yok! Bir problemle karşılaştığında önce onu tanımlar, sonra nedenlerine bakar, ardından da bir plan yaparak çözüm için gerekli adımları atar. Her şey işte bu kadar kolay! Dünyanın ihtiyacı olan da bu, herkesin fikrini söylemesi ve ardından yapılması gerekenleri yerine getirmesi.

Kova: “Arkamdan yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimiz de eşit oluruz.”

Doğruya doğru. Kovalar büyük fikirlerin insanları. Şunu belirtmek gerekir ki, bir ideoloji peşinde insanları takip edecek ya da kitleleri peşinden sürükleyecek kimselerden değil. Sonuçta herkes eşit değil mi? En fazla insanların doğru yolu bulma arayışlarında onlara yardımcı olabilir, eşitliğe duydukları saygı her zaman baki.

Balık: “Gözlerinle değil, yüreğinle hüküm ver.”

Balıklar için gerçeklik, gözün gördüğü ya da kulağın duyduğu bir şey değil. Aksine iç dünyasıyla yakından ilişkili. Hal böyle olunca birine yüreğini açacakken karşısındakinin sözlerine değil, kalbinin onun hakkında ne dediğine daha çok önem verecektir. Hangimiz, söylediğimiz kadar gerçeğiz ki? Kim bilir görünenin arkasında neler neler gizli?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir