Hangi Fobi Hangi Burcun Kabuslarına Girer

Kabul edelim ya da etmeyelim en cesur görünenlerimizin bile yüreğinin derinliklerinde sakladığı türlü türlü korku var. Ayıplanacak ya da utanılacak bir durum değil bu, bilim insanlarına göre 400 farklı fobi çeşidi var.  Kimileri uçağa binmekten, kimileri karanlıktan, kimileri kalabalık önünde konuşmaktan korkar. Tabii bunlar en bilinenleri. Bir yerlerde bir ördek tarafından izleniyor olmaktan, peynirden, hatta göbek deliğinden korkmak gibi yaşamayanların akıl sır erdiremediği yüzlerce fobi çeşidi literatürde yer alıyor. Hatta öyle çoklar ki hatırı sayılır bir kısmının Türkçe karşılığı bile bulunmuyor. Sence, hangi fobi hangi burca hayatı zindan ediyor?

Koç: Kakorafiyafobi (Başarısız Olma Korkusu)

Koçların temel özellikleri sayılırken en başta gözü karalıkları ve rekabetçi yapılarından bahsediliyor. Hiçbir yarışa girmekten çekinmeyen ve başarana kadar vazgeçmeyen Koçların, kimseye hissettirmese de gizli bir korkuları bulunuyor: Kakorafiyafobi! Yani başarısız olma, yenilgi korkusu. Herkes ona emin gözlerle bakarken çoğu zaman “Ya başarısız olursam” diye içleri içlerini yiyor. Aslında bu korkuları da çoğu zaman onların potansiyellerinin altında performans göstermelerine sebebiyet veriyor.

Boğa: Metathesiophobia (Değişim Korkusu)

Boğalar, düzenlerine ve alışkanlıklarına sıkı sıkıya bağlı olmalarıyla tanınıyor. Kendilerine bir rutin belirleyip, sürprizlere kapalı bir yaşam tarzı benimsemek onların hayattan beklentilerini karşılamaya yetiyor da artıyor. Buradan da anlaşılabileceği üzere sürprizler, riskler ya da ani değişiklikler onları bir hayli geriyor. Tam düzenlerini oturtup derin bir oh çektikten sonra gelen değişimler, onları genelde yeniliğe açık olmaktan çok sahip olduklarına daha sıkı sarılmaya itebiliyor.

İkizler: Desidofobi (Karar Verme Korkusu)

Çok yönlü düşünce tarzına sahip İkizler, başkaları gibi önünü sonunu düşünmeden direkt karar vermez. Daha doğrusu veremez. Tüm artıları düşünür, eksileri düşünür, alternatifleri değerlendirir… En sonunda bir türlü emin olamadığı onca seçenek karşısında kendini yitirir. Yanlarında onların seçimini destekleyecek ya da yol gösterecek kimse yoksa karar vermek saatlerini alabilecek bir iştir. Bu yüzden onların kabuslarına girebilecek fobileri muhtemelen desidofobidir. Bir başka deyişle karar verme korkusu.

Yengeç: Agorafobi (Açık Alan Korkusu)

Yengeçler kendilerini bildi bileli iki şeyin açlığını çeker: Duygusal güven ve emniyet. Sevdiklerinin kalbinin en derininde yer almak ister, olası tehlikeleri de güvenli bir kapının arkasında bırakmayı diler. Belki de bu yüzden birbirinden tehlikeli insanların cirit attığı açık alanlar ve kalabalıklar onların tüylerini diken diken eder. Agorafobiye meyilli yapılarıyla ne zaman dışarıda uzun zaman geçirmek zorunda kalsalar akıllarından hep bir an önce eve sağ salim dönebilmek geçer.

Aslan: Atazagorafobi (Göz Ardı Edilme Korkusu)

Aslanlar bir şeyden korkar mı hiç demeyin. Herkes gibi onlar da cesur kimliklerinin altında kimselerle paylaşmadıkları korkular saklar. Dışarıdan herkesin imrenerek baktığı, görüşlerini dikkate aldığı, karizmatik kişiler olarak görünseler de bir gün unutulmaktan ya da önemsenmeyen, yok sayılan bir kişi durumuna düşmekten ölesiye korkar. Bu yüzden de atazagorafobi (göz ardı edilme korkusu), onların en büyük fobisini tanımlar.

Başak: Ataksofobi (Düzensizlik Korkusu)

Mükemmeliyetçilikleri ile meşhur Başakların gözüne takılan en ufak bir kusur bile başlarını ağrıtır. Ne zaman arkalarından bir dedikodu yapılsa zaten en başta temizliğinden ve titizliğinden dert yanılır. Var güçleriyle evlerine ve hayatlarına muntazam bir düzen oturtmaya çalışırken dağınıklığa ve düzensizliğe karşı içinde dehşet duyguları kabarır. Tam da bu yüzden literatürde düzensizlik korkusu olarak geçer ataksofobi onların en büyük korkularını anlatır.

Terazi: Monofobi (Yalnız Kalma Korkusu)

Cana yakınlığı ve samimiyeti ile Teraziler, sosyal ortamlarda hep sevinçle karşılanır. Girdiği her ortama enerji getirir ve bulunduğu çevrelerde daima kahkaha sesleri yükselir. Yakınlık duyduğu insanlarla ne kadar ışık saçıyorsa bir başına kaldığında da bir o kadar kabuğuna çekilir. Yalnız kalma korkusu olarak adlandırılan monofobi, tam da bu yüzden tavırlarının açık bir göstergesidir. Bir Terazi ne zaman yalnız kalsa yok sayıldığını ya da sevilmediğini düşünebilir.

Akrep: Proditiophobia (İhanete Uğrama Korkusu)

Güçlü sadakat duygusuyla Akrepler, muhtemelen hemen her burcu arkasında bırakır. Çünkü onlar sevdikleri insanlara karşı büyük bir tutkuyla bağlıdır. Kıskançlığı zaman zaman başına dert açsa da nedeni sevdiklerini kaybetmekten korkmasıdır. Bir diğer ihtimalse kendileri deli divane aşıkken karşısındakinin mutluluğu bir başkasında araması, yani aldatmasıdır. İhanete uğramak gibi bir tabloyla karşılaşmak kabuslarına girdiğinden proditiophobia onların korkularının odak noktasıdır.

Yay: Klostrofobi (Kapalı Alan Korkusu)

Hayata ufkunu genişletmek ve yeni yerler keşfetmek için gelen Yaylar, farklı kültürlerle tanışmayı ve seyahat etmeyi adeta görevi bilir. Nitekim onları masa başı bir işte ya da evde bir başına otururken görmek pek mümkün değildir. Zaten evde uzun süre kalmak zorunda olsa duvarlar üzerine üzerine gelir, nefes almak bile güçleşir. Kapalı alan korkusu olarak bildiğimiz klostrofobi de bu anlamda onların en büyük korkularını özetleyebilir.

Oğlak: Katagelofobi (Küçük Duruma Düşme Korkusu)

Saygınlığı ve ağır başlılığı ile Oğlaklar, girdikleri her ortama ciddiyet getirir. Ceketlerin önü iliklenir, üst üste atılan bacaklar indirilir, laubali davranışlara bir son verilir. Kendisi de çevresindekilere karşı bir o kadar ciddidir. Sert görünümünün altında gizlediği en büyük korkusu ise küçük duruma düşme ya da literatürdeki ismiyle katagelofobi. Muhtemelen terler içerisinde uyanacağı en korkunç kabusu da bu yüzden herkesin onu parmakla işaret edip düştüğü duruma kahkahalarla gülmesi.

Kova: Soteriofobi (Muhtaç Olma Korkusu)

Bir başlarına mutlu mesut bir hayat süren özgür ruhlu Kovalar, kendi işlerini daima kendileri halleder. İçinden çıkamadıkları güç bir durumda kalsalar dahi ne kurtuluş için birilerinden medet umar ne de yalvar yakar başkalarına el açar. En büyük korkusu tam da burada ortaya çıkar. Çevresindeki insanlara yardım eli uzatabilmek için elinden geleni ardına koymasa da başkalarına muhtaç olacak bir duruma düşmekten fazlasıyla korkar.

Balık: Hipegiyafobi (Sorumluluk Korkusu)

Güçlü empati yeteneği ve insan sevgisi ile Balıklar, başkalarına yardım etmeye her zaman hazırdır. Tabii birilerinin zorlamasıyla değil. Ne yapacaklarsa en başında kendi içlerinden gelmeli. Rutinlerden ya da zorunluluklardan nefret ettiklerinden bir anda üzerlerine yıkılan sorumluluklara riayet etmek pek onların tarzı değil. Hatta içlerinde her şeyi bırakıp kaçıp gitme isteği bile uyandırabilir. Anlaşılacağı üzere en büyük korkularını ifade eden fobileri, sorumluluk korkusu olan hipegiyafobi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir