Gerilim Ustası Grange’ın Hangi Kitapları Hangi Burç Grubuna Göre?

Elinizi uzatsanız dokunabileceğiniz gerçeklikteki seri katiller, insanı kitap sayfalarına mıhlayan güçlü bir kurgu, mekanların ve insanların gözünüzün önünde canlanmasını sağlayan son derece başarılı gözlemler ve derin bir bilgi birikiminin yanında ters köşe yapan bitişler… Herhalde Fransız yazar Jean Christophe Grange’ın kitaplarını özetlememiz gerekse bu cümlelerle başlamamız gerekir söze… Türk okurunun 2001’de yayınlanan “Kızıl Nehirler” adlı kitabıyla keşfettiği yazar, aralarında Taş Meclisi, Leyleklerin Uçuşu, Kurtlar İmparatorluğu, Ölü Ruhlar Ormanı, Sisle Gelen Yolcu, Siyah Kan, Koloni, Kaiken, Lontana, Şeytan Yemini, Kongo’ya Ağıt gibi aylarca çok satanlar listesinden inmeyen pek çok kitabı kalemi aldı.

10 yıl gazetecilik geçmişi olan ve çeşitli dergiler için gezi, macera ve bilimsel röportajlar yapan Grange, yazdığı gerilim dolu romanlarıyla kimilerince Fransa’nın “Stephen King”i olarak anılmakta… Pek çok romanı beyazperdeye uyarlanan ve eserleri 30’dan fazla dile çevrilerek dünya çapında bir üne kavuşan yazarın edebiyat alanındaki bu başarısının altında şüphesiz Türkiye’de verdiği bir röportajda dile getirdiği şu cümle yatıyor: “Ben polis, katil ya da kurbanla hem empati kurarım hem de aramızdaki mesafemi kaybetmem.” Hayranları Grange’ın yeni romanını dört gözle bekleyedursun; bizler hali hazırda yayınlanmış dört romanını sizler için burç gruplarıyla eşleştirdik. Bakın ortaya neler çıktı?

Ateş Grubu: Yay, Koç, Aslan

Yüksek idealleri, ışıltılı karakterleri, tutkuları ve güçlü karizmaları göz doldurtan Ateş burçlarının yeni fikir ve kavramlar yaratmakta da üstlerine yoktur. Bu noktada ise Grange’ın “Kızıl Nehirler” kitabındaki cümleler akla gelir: “Biz efendileriz, biz köleleriz. Biz her yerdeyiz, hem de hiçbir yerde. Biz karar verenleriz. Kızıl nehirlerin hakimiyiz.” 1998’de yayınlanan Kızıl Nehirler, dağlık bir kasabada işlenen acımasız bir cinayet ile başlıyor. Paris’in en iyi dedektiflerinden biri olan Pierre Niemans’ın kasabaya gelerek olayı araştırmaya başlamasıyla birlikte yolu Max Kerkerian adlı genç bir polisle çakışır. Bu yolda karşılarına çıkan ise “Güçlü beyin, güçlü beden” kavramına inanan bir tarikattır.

Hava Grubu: Kova, Terazi, İkizler

Düşünce alışverişini ve bilgi toplamayı seven Hava burçları aynı zamanda meraklıdır da. Akıl yürütme yeteneği gelişmiş olan bu burçların analiz ve sentez yapabilme becerileri de vardır. Hâl böyle olunca bu gruba mensup kişilerden bolca araştırmacı gazeteci çıkar. Tıpkı, Grange’ın 2004’te kalem aldığı “Siyah Kan” kitabındaki Marc Dupeyray gibi. Hayatında bol miktarda iniş çıkış olan ve cinayetleri araştırarak hayatını kazanan Dupeyray, seri katil Jacques Reverd’nin cinayetlerinin perde arkasını araştırmaya başlar. Paris’te başlayan Kuala Lumpur, Kamboçya, Tayland, Bangkok’ta devam eden ve yine Paris’te son bulan araştırmanın sonu ise herkesi dehşete düşürecektir.

Su Grubu: Yengeç, Akrep, Balık

Sezgileri güçlü, hayal gücü geniş ve oldukça yaratıcı olan Su burçları şu cümlelerden ne anlam çıkarır: “Ben gölgeyim. Ben avım. Ben katilim. Ben hedefim. Kurtulmak için tek çarem var: Diğerinden kaçmak. Peki ya diğeri de bensem” Tabii ki pek çok şey… 2011 yılında yayınlanan “Sisle Gelen Yolcu” gerek hikayesi gerekse kurgusuyla yeri geldiğinde bir su kabarcığı kadar dingin veya okyanustaki kabarmış bir dalga kadar çılgın olabilen Su burçları için en uygun tercih olacaktır. Romanını tasarlarken bir psikiyatri hastanesinde bir süre kalarak hastalarla uzun sohbetler eden ve Marsilya’daki evsizlerin arasında vakit geçiren Grange bu kez karşımıza Mathias Freire adında bir ihtisas hastanesinde görev yapan genç bir psikiyatr çıkarıyor. Mathias, bir gece kendisine getirilen ve hafızasını kaybetmiş bir hastasıyla yakından ilgilenirken hiç bilmediği bir şey keşfeder; kendisinde de hafıza kaybı vardır ve “bavulsuz yolcu” olarak kendi geçmişini de araştırmalıdır.

Toprak Grubu: Boğa, Başak, Oğlak

Toprak burçları kendilerine verilen görevleri hakkıyla tamamlar üstelik bu iş programını zamanında bitirme konusunda da yeteneklidirler. Kendilerini işlerine adadıkları gibi ellerindeki kaynakları doğru kullanır ve sorumluluk bilinciyle hareket ederler. Aynı Grange’ın “Leyleklerin Uçuşu” romanındaki Louis Antioche gibi… Bu genç adamın kayıp leyleklerin sırrını çözmek için çıktığı yolculuk kısa sürede kabusa dönüşürken; bu seyahat onu Bulgaristan’daki Çingene mahallelerinden işgal altındaki toprakların güneşte kavrulan kibutzlarına, Orta Afrika Cumhuriyeti’nin balta girmemiş ormanlarından Kalküta’nın arka sokaklarına kadar götürür. Louis Antioche, kayıp leylekleri aramaya çıktığı bu yolculukta kendi geçmişindeki sırrı da keşfeder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir