Ergen Burçların İsyan Cümleleri!

Ergenlik her insanın çocukluğuyla yetişkinliği arasında incecik bir ipten yapılmış bir köprüdür. Köprüyü geçende lüzumsuz bir özgüven belirir, bacakları titreyen kaygı nedir öğrenir, hiç geçemeyen ise yetişkinliğe malulen kabul edilir, yaşamı boyunca bir yanı buruk kalır. Bıçak sırtı ve kontrolsüz bir dönemdir ergenlik, büyük sözler söyletir, büyük lokmalar yutturur! Bakalım burçlar ergenlik döneminin atarını hangi cümlelerle savurur!

Koç      

Koç o günlerde keşfeder yarışmanın tadını! Henüz mücadele alanlarının belli olmadığı yıllarda, gücünü yeni yeni keşfetmeye başlar, her şeyin hakkından tek başına gelebileceği inancı tamdır. Aklının selim olmadığı ergenlik günlerinde Koç, kendini kanıtlamak için; ölüme meydan okumanın en iyi yöntem olduğunu düşünür. “Sizin yaptığınız atar, bizim hayatımıza renk katar!” tatlı sert cümlelerinin türevlerini diline pelesenk yapar! Muhakkak bir spor dalının takımında da kaptanlık yapar!

Boğa    

Boğa için iyinin kötüden ayrıldığı, güven hissinin yeni yeni oluştuğu yıllardır ergenlik. Çokça arkadaşı varken etrafında, yakın çevresini filtreleme türlerini keşfeder. Benim dediği her şeye bu yıllarda sahip çıkar, kalabalıklardan izole yaşar. Herkesin hayatına destursuz girmesine izin vermemeye gayret eder. Beğenilerini de hizaya sokar! Mesela ilk aşkını yaşar, ihaneti tadar! İnsanları bu yıllarda tanımaya başlar. “Tipinizin gideri var ama karakterinizin ederi yok!” atarı ağzından sıkça duyulur.

İkizler  

İkizler yetişkinlik günlerinde zihninin de bedeninin de hızına alışsa da ergenlikte henüz deneyimlemeye başlar. Ergenlik yıllarını sağa sola çarparak, dokunduğunu kırarak geçirir İkizler. Zihninin hızına bedenen yetişmeye çalışırken bolca sakarlık yapar! çenesi de o yıllarda bir düşer, pir düşer. Yetişkinlikte daha kontrollü konuşsa da ergenlikte dilinin ayarını henüz bilmez. “Kafamı yaşasan kafana sıkarsın.” Atarını yapmaktan da çekinmez.

Yengeç

Ailesi gık dese alınır, arkadaşlarının şakası tüyden olsa kaldırmaz, gülüp geçmeyi hiç beceremez. Duygularını tüm yoğunluğuyla keşfettiği, sığınma isteğini, koruma güdüsünü tanıdığı günlerde Yengeç sosyal ilişkilerini oldukça ciddiye alır. En yakın dost olur, anne olur, kardeş olur; empati yeteneğini dolu dizgin fark eden Yengeç, sevdiği herkesim etrafında pervane olur. Tabi ki ilk aşkını da ilk hüsranını da ergenlikte yaşar, Yengeç’in yüreğinden sürekli yeni enkazlar kalkar! Yengeç; “Oksijeni bilmem ama kokun şart!” atarıyla sever!

Aslan   

Aslan herkesin sözüne itimat ettiğini, fikir danışılan lider koltuğuna oturtulduğunu, başkanlık seçimlerine aday gösterildiğini, genç kızların ve delikanlıların hayallerini süslediğini o günlerde iyice fark eder. Ergenlik yılları boyunca egosunu bolca besler, kendine ışıltılı bir kimlik inşa eder! “Kargalar sürüyle kartallar yalnız uçar.” der, yanına da kolay kolay kimseleri yaklaştırmaz. Sıcak kanlıdır arkadaşlık eder ancak herkesten bir basamak üstte durmak ister.

Başak  

Başak sorumluluklarının bilincinde olan, potansiyel gördüğü tüm zekaları parlatmaya uğraşan, herkes için çalışan disiplinli bir öğrencidir. İki yaprak test çözünce canı sıkılmaz, aklı haylazlığa çalışmaz! Faydalı işler yaptığında aldığı yüksek hazzı o günlerde keşfeder Başak, yaşamı boyunca gücünün yettiği herkese yardım etme, dünyayı en mükemmel hale getirme gayesini sırtına sarar! Yükünü ergenlikte edindiği sorumluluklarla artıran Başak; fazla laubaliliğe gelemez! “Beni bilmene gerek yok, haddini bil yeter!” özeti, ergen bir Başak’ın bakış açısını özetler!

Terazi  

Terazi’nin herkesle gülüp eğlendiği, güzelliği, yakışıklılığı biraz da bakımlı hali ve süslü tavrından dolayı okulun en popüleri koltuğunda oturur. Okulun muhtarı gibi herkese selam verir, her gün okul çıkışı bir güzel ya da yakışıklıyla muhakkak kahve içilir, hiç olmazsa okul yolu boyunca sohbet edilir. Terazi çift olmanın dayanılmaz hafifliğini, verdiği keyfi, yaşamı kolaylaştıran taraflarını o günlerde keşif eder ve flört etmeyi bolca deneyimler.  Bazen gönlünü kaptırdığının gönlü başkasında çıkar; o zaman Terazi’nin “İkimizi çift görmek için daha kaç duble içmem gerek.” içmem gerek iç sesi fısıldar.

Akrep  

Akrep ergenlik yıllarında dostunu, düşmanını tanır, ortamın kokusunu almayı, doğru gözlemle çevresini ayrıştırmayı başarır! İhaneti de yalanı da arkadan iş çevirmeyi de kurnazlığı da bu yıllarda bir güzel öğrenir, kara listesinin ilk sayfasını doldurmaya başlar! Elbette cinsel gücünü de bu yıllarda keşfeder ve en yüce arzularının yanına koyar! Ergenlikte arkadaşı uğruna canından geçen de dostluğuna kast edenin can evini ateşe veren de Akrep’tir. Azılı ergen Akrep; “Vurursunuz eyvallah da ölmezsem sıkıntı büyük.” tehdidini savurmakta sakınca görmez!

Yay

Tersi düzüne benzemez, enerjisi dur durak bilmez, okula gitmeyi canı istemez, ailesinin aklı hep Yay’da kalır. Bir de atarı boldur, hiçbir maceradan geri durmaz, arkadaşlarını da peşinden sürüklemeden rahat etmez. Lafları büyük büyüktür, diline filtre koymaz, korku nedir hiç bilmez. “Ölüme gidelim dedin de mazot mu yok dedik!” diyecek kadar delibaştır, engel tanımaz!

Oğlak   

Oğlak, fikirlerini tez elden berraklaştırır, gideceği yolu ergenlikte çizer! O andan itibaren de hedef tahtasına çivilediği arzusunu unutmaz, geriye sık sık bakıp hatalarından ders çıkarmadan, stratejisini yeniden yapılandırmadan körü körüne yol almaz! Gelenekler çok önemlidir Oğlak için, çoğunluğun saygısını kazanmak için bir gün lazım olacaklarını bilir, geçmişini yanına almadan yola çıkmaz. “Geldiğin yeri unutursan, gideceğin yolda kaybolursun.” mottosunu ergenlik yıllarında yatağının başucuna asar!

Kova    

Kova için ergenlik farklı olduğunu fark ettiği yıllardır. Çocuklar acımasız olur derler ancak ergenlerin kontrolsüz güçleri daha çok acıtır. Yanlışların bol, doğruların nadir olduğu yıllardır ergenlik. Herkes kendini, dünyayı, içinde yaşadığı değişimi keşfetme peşindedir. Duygular karışır, bilgiler yolunu şaşırır, zihinler zaten arap saçına döner! böyle bir durumda Kova’nın ilgi alanları, arkadaşlarıyla yol ayrımına girer. Aşka tok, yeni bilgiye ise delicesine aç olan Kova; “Bana kalbimdesin deme kalabalık yerleri sevmem.” der, kendi ilgi alanlarının peşinden yalnız gider!

Balık    

Balık ergenlik yıllarında rüzgârın sesinde melodi duyar, kulağına çalınan iki kelimeden dokunaklı şiirler yazar, hayal ettiği her şeyi kâğıda dökmeye başlar, sınırsızca yüreğinden çağlamak isteyen sevgiyle nasıl başa çıkacağını bilemeyince yalnızlığına düşer! Balık’ın şahane rüyaları da yaratıcılığını fark etmeye başladığı bu dönemde başlar! Kalabalıklar içinde zerresini alamadığı hazzı düşlerinde bulunca, kendi başına olmayı seçer! “Yalnızlığıma iyi bak, kaç kişinin emeği var onda kim bilir.” Balık’ın ergenliğinin özetidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir