Da Vinci Gibi Düşünün, Kova Burcunu Keşfedin!

Merak et, hisset, keşfet ve ispat et! İlk duyduğunuz anda pek de zor bir durum gibi gelmiyor değil mi? Hepsine sahip olmanın sizi ayrıcalıklı biri yaptığının da pek farkında değilsiniz. Belki herkesin bu özelliklere sahip olduğunu, sadece yeterince baskın olmadığını düşünürsünüz. Ya da içinizdeki cevheri dışarıya çıkarmak için kendinizle büyük bir savaş verirsiniz. Her şey mümkün, görmek lazım.

Yazar Michael Gelb, Singularity Üniversitesi’nde yaptığı söyleşide gelmiş geçmiş en büyük düşünürlerden Leonardo da Vinci’den yola çıkarak içimizdeki gücü dışarıya çıkarma konusunda fikirlerini paylaştı. “Öğrenme ve yaratıcılık konusunda neredeyse sınırsız bir potansiyele sahibiz” diyen Gelb, da Vinci gibi düşünerek içimizde yatan yeteneklerimizi görebileceğimizi, zihnimizi genişletebileceğimizi ve potansiyel gördüğümüzden  daha fazlasını başararak çıtayı yükseltebileceğimizi söylüyor. Peki tüm bunlar için hangi özelliklere sahip olmak, neler yapmak gerekiyor? Ve tüm bunlar hangi burcun içinde saklanıyor?

Kova Burcu'nu Keşfedin - Da Vinci

Merak edin! Kast ettiğimiz dünyanın bir numaralı stalker olma girişimleriniz değil, kafanızdaki sorulara vermeniz gereken yanıtlara giden yolu bulmak. Kafede, metroda, trafikte… Aklınıza gelebilecek her yerde merak edin, sorular sorun. Hatta hayatı sorgulama konusunda rasyonel bir Kova gibi olun! Merak etmek yetiyor mu peki? Hayır, hissetmeden hiçbir şeyi başaramayacağınızın siz de bilincindesiniz. Çünkü hepimiz duyguları olan bireyleriz. Bir sonraki aşamada keşfetmeyi deneyin, merakınızı ve hislerinizi takip edin, sizi doğru yola götüreceğinden emin olun. İdealist bir yol izlemeyi, yenilikçi olmayı deneyin ve en sonunda ispat edin! Deneyimlerinizi tecrübeye çevirin.

Aykırı olabilirsiniz, belki sıra dışı, belki yaşadığınız devre pek de uygun değilsiniz. Fakat koyun olmak pek tercih sebebiniz değil, engelleri yıkmak, en önde olmak birincil istediğiniz. Açık fikirli, bağımsız, eşitlikçi ve ilkelisiniz. Peki da Vinci gibi düşünmek için nedir eksiğiniz? Belki biraz çelişiksiniz. Sabit fikirliliğiniz, muhalefetliğiniz, önünüzdeki en büyük bariyeriniz. Ya nasıl oluyor da bu kadar değişim yanlısı, açık görüşlü biri kendi fikirlerine saplı kalıyor, kendinden başka doğru tanımıyor? Lafımız Kovalara: Da Vinci gibi düşünmeye bu kadar yakınken, hatta belki düşünürken, sahip olduğunuz özellikleri kaybetmeyin, bildiğini okuyan inatçı keçilere dönmeyin!

Bir Yorum Bırakın
  1. Bir Kova kadını olarak söylüyorum bazen sabit fikirli olmak iyidir. O anda takılı kalmak bizim garantici yapımızla alakalı.

  2. Tek korktuğum şey inatçı okumuş biri olarak ölmek. Ve bu şekilde olmamak için elimden geleni yapıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir