Burcunun Hayata Bakış Açısı Hangi Mevlana Sözünde Gizli

Mevlana Celaleddin-i Rûmî, yalnızca yaşadığı dönemin değil tüm zamanların en büyük düşünürlerinden biri. Ölümünün ardından yüzyıllar geçse dahi öneminden ve değerinden hiçbir şey kaybetmedi. Sevgiyi, barışı ve hoşgörüyü esas alan eserleri ve öğretileri bugün dahi büyük ilgi görüyor. Derin ve anlamlı sözleri sosyal medyada en sık paylaşılanlar arasında zirveyi zorluyor. Çokları hayat mottosunu bu sözler içerisinden belirliyor. Peki hangi burcun hayata bakış açısı hangi Mevlana sözüyle örtüşüyor?

Koç: “Kalbi ve sözü bir olmayan kimsenin yüz dili bile olsa, o yine dilsiz sayılır.”

Koçlar, insanlarla ilişki kurarken öyle ince eleyip sık dokumaz. Bin bir şüphe bulutuyla iyi giden bir ilişkinin üzerini de karartmaz. Samimiyeti ve içtenliği karşısında tek bir şartı var, o da benzer tavrı kendisi için de görebilmesi. Ağzı başka gözleri başka şeyler söyleyen insanlara bu yüzden toleransları sıfır! Hatta ağızlarını açıp tek bir kelime etmeden çekip gitseler daha iyi.

Boğa: “Her zorluğun sonunda doğan bir ışık vardır. Eğer elleriniz diken yaralarıyla kan revan içinde kaldıysa güle dokunmanıza çok az kalmış demektir.”

Boğaların en güçlü yanları neyle karşılaşırlarsa karşılaşsınlar, neler yaşarlarsa yaşasınlar hepsinin sonunda yine dimdik ayakta kalabilmeleri. Öyle ki başkalarını yıkıp geçen olaylar, onları çoğu zaman etkilemiyor bile. Sağlam karakterleri sallansalar da devrilmelerine izin vermiyor, sıkı sıkıya sarındıkları inançları da pes etmelerine müsaade etmiyor. En önemli korumaları ve dayanma güçleri de gelişkin sabırlarından ileri geliyor.

İkizler: “Ay doğmuyorsa yüzüne, güneş vurmuyorsa pencerene, kabahati ne güneşte ne de ayda ara! Gözlerindeki perdeyi arala!”

İkizlerin bir köşede oturup somurtan insanları anlayabilmeleri mümkün değil. Hele hele bir şeyleri değiştirmek için çaba sarf etmeden söylenip duranlarla empati kurabilmeleri hiç değil. Oysa denklem fazlasıyla basit. Kişi yarınlarının bugünden farklı olmasını istiyorsa üzerine yapışan atalet duygusundan sıyrılmalı ve hayata farklı bir gözle bakmalı. En önemlisi de farklı bir sonuç almak istiyorsa farklı bir şeyler yapmalı.

Yengeç: “Bırakacağın eli hiç tutma, tutacağın eli ise hiç bırakma. Sahte sеvgilеrе gül olmaktansa, gerçek sеvgilеrе diken ol!”

Yengeçlerin ikili ilişkilerinde en önem verdiği meziyetlerden biri, sahicilik. Gösterişli maskelerin ardına gizlenmeden dostu kim düşmanı kim açıkça bilmeli. Yanar döner insanlara da samimiyetsiz dostluklara da tavrı en başından belli. Hiç olmasalar daha iyi! Aşk söz konusu olduğunda da bozulmaz bir kural bu, her şey güvene ve dürüstlüğe dayanmalı. Yalan aşklarda içi boş kahkahalar atmaktansa gerçek aşklar için gözyaşı dökmek çok daha kabul edilebilir.

Aslan: “Merhamette güneş gibi ol; cömertlikte akarsu gibi ol; tevazuda toprak gibi ol; ayıpları, kusurları örtmekte gece gibi ol.”

Söz ne zaman Aslanlardan açılsa ya egolarından bahsedilir ya da gururlarından. Bir de kimselerin dillendirmediği gizli ve üstün yanları var. Merhametleri, cömertlikleri ya da yüce gönüllülükleri gibi. Aslanlardan bahsediyoruz sonuçta, tüm bu özelliklerin hepsinde de çevresinin en iyisi! Herkes biraz onları örnek alsa dünyanın çok daha güzel bir yere dönüşeceğine şüphe yok.

Başak: “Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker.”

Başakların görünce gözlerini devirdiği çok sayıda insan tipi var. Bir şey yapmadan sadece dua ederek hayallerinin gerçek olmasını bekleyenler ise sinirlerini hoplatmada muhakkak başrolü oynar. Başkalarına bir faydaları dokunmayacağı kesin de kendilerine bir hayırları olsa bari. Ee, boşuna dememişler rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır diye. Böylelerini gördükleri yerde omuzlarından tutup sarsabilir, bizden söylemesi.

Terazi: “Aşk nasip işidir hesap işi değil! Aşk adayıştır arayış değil! Sen adanmışsan ve yanmışsan bu uğurda aşk seni bulmaya gelir.”

Ah ah Teraziler aşk uğruna neler neler feda etti. Aşka dair bakış açıları da ne yazık ki zorlu yollardan geçerek keskinleşti. Çıkardıkları sonuç ise açık, aşkın öyle peşine düşerek ya da kendinden tavizler vererek bulunabilecek bir şey olmadığı. Eskiler demiş ya nasipten öte yol yok diye, onlar da tamamen aynı görüşte. Eğer gerçek aşk bir gün gelecekse bu onların uğraşından değil, adanmışlığının ve sabrının ödülünü alacak olmasından ileri gelir.

Akrep: “Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle. Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil, kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla.”

Zodyak’ın en gözü kara burçlarından Akrepler, işleri sonuna dek götürmekte bir an olsun düşünmez. Sınırları zorlayana kadar da elimden geleni yaptım demez. Kimi zaman ipin ucun kaçırmaları ise sürpriz değil. Hoş ölümden dönseler bile küllerinden yeniden doğmasını sağlayacak güç, hep içlerindedir. Bir çıkmaza girdiklerinde ya da karamsarlığa kapılıp bunaldıklarında hatırlamaları gereken de bu, kaç kez düşüp yeniden ayağa kalktıkları. Başkalarına pabuç bırakıp, düşman sevindirecek değiller sonuçta.

Yay: “İnsanların düşünceleri havada uçuşan kuşlar gibi özgürdür. Tutulup hapsedilemez.”

Yayların en büyük kabusları nedir? Bir ömür aynı insanlarla yaşamak, yaşadığı mahalle sınırlarının dışına çıkmamak, tek bir fikre saplanıp kalmak… Daha da kötüsü fikirlerini ifade etme ortamından yoksun bir şekilde düşüncelerini kendine saklamak zorunda kalmak! Bahsi bile tüyler ürpertici. Nitekim özgürlük onlar için bir yaşam biçimi.

Oğlak: “Kendine gel, yepyeni bir söz söyle de dünya yenilensin! Sözün öylesine bir söz olmalı ki dünyanın da sınırını aşmalı. Sınır nedir, ölçü ne? Bilmemeli!”

Zirvenin değişmez ismi Oğlaklar, daima başarılı olmak için yaşar. Birilerinin sırtını sıvazlayıp aferin demesi için değil üstelik. “Başardım” diyebilmesi için gerçekten bir şeyleri değiştirdiğine gönülden inanması gerekir. Özünde ne kadar güçlü ve potansiyel sahibi olduğunu göstermesinin yegane yolu bu bir bakıma. Zira toplumsal saygınlığını ufuk açan işlerin arkasındaki isim olmasına borçlu olduğunun farkında.

Kova: “Cahille girme münakaşaya. Ya sinirini zıplatır tavana! Ya da yazık olur adabına.”

Kova denince ilk akla gelen özellikler; açık fikirlilik, entelektüellik, idealistlik… Bir bakıma cahilsavarlık da denebilir. Bugüne kadar cahil cühela takımıyla da az takışmadı değil. Öğrendiği tek şey ise ne bilmediğini bilmeyen bir kişiyle tartışmanın hiçbir sonuç getirmediği. Yerinden oynayan sinirleri ya da düşen seviyeyi saymazsak tabii. Bazen “He” deyip geçmek, gerçekten ruh sağlığına her şeyden iyi gelir.

Balık: “Kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek. Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak. Sakın acında kaybolma. Bil ki çektiğin acı bir gün dermanın olacak.”

Balıklar, mantığı sessize alıp duygularının volümünü sonuna dek açan burçlardan. Bir gün yüzünde güller açarken ertesi gün karalar bağlamalarında söz konusu tavırlarının payı var. Özellikle kalpleri kırıkken kantarın topuzunu kaçırabilir, depresyonun sınırlarını zorlayabilir. Kendilerine bir çıkış yolu aradıkları sırada ise yanıt yine kalplerinden gelir. Bugün çekilen acılar, mutlu yarınlar için ödenmiş bir bedel olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir