Burcuna Göre Yıldız Tilbe’den Kalp Yakan Aforizmalar! 

Yıldız Tilbe tarikatının aynı ismi taşıyan ruhani liderinin dudaklarından dökülen, yüreğinin derininden biopsi sonucu kopup gelen, her burca her ruha dokunan, delen, geçen, bazen de zihinleri yakıp gönülleri dağlayan aforizmalarda sıra! Uçuşa hazırsanız otomatik pilot devirden çıkıyor, Yıldız Tilbe kabindeki yerini alıyor. Kamikaze havalanıyor!

Koç      

“Kavga ederek çözebileceğiniz sorunları konuşarak uzatmayın!” Yıldız Abla’nızı duymazdan gelmeyin! Anlamayana sivri sineğin saz dinletisiyle huzur üflemeyin, ortalığı birbirine karıştırmadan rahata ermeyeceğinizi bilin! Açın çığlığınızı son ses, enine boyuna bir kavgaya tutuşun! Tüm taşlarınız döküldüğünde sessizliğin dansını birlikte yapın!

Boğa    

“Biraz ümidim olsa ömür boyu beklerdim.” der Yıldız Tilbe, ne gururum kırılır diye susar ne onurunu kendi önüne geçirip içine atar! Sevgisi uğruna taşları çatlatacağını, nice Nuh’tan peygamber yapacağını söyler! Bir ümit kırıntısı, umut ışığı görse, bir ömrü uğruna feda edeceğini söyler! Tıpkı Boğa gibi! Seviyorsa sonuna dek gider!

İkizler  

“Hepinizden nefret ediyorum ama tek başımayken canım sıkılıyor!” demeyi ne çok ister İkizler bazen! Bir İkizler bir de Yıldız Tilbe söyleyince kalbe batmaz, garipsenmez! Zira bu ikilinin sağı solu belli olmaz, sinirinden de sevgisinden de öfkesinden de huzurundan da sual olunmaz! İkizler yine de ilişkilerini yitirmekten, Network’ünü kaybetmekten, yalnız kalıp sıkıntıdan patlamaktan korkar! Yoksa nefretine ağzına doldurup bir güzel kusar!

Yengeç

“Sırf insanlar intihar etmesin diye çöpe attığım bestelerim var!” Yengeç’in göz yaşını gören sulu göz der geçer, anaçlığını duyan merhametlidir nasılda affeder der kırar geçer, kırılgan olduğunu bir kez anlayan gözünü kırkmaz parçalar da Yengeç ses etmez! Ama içinde yeşeren, siyah güller şölenine davet eden öyle çeşitli bir duygu dünyası vardır ki, gözyaşlarına gülenlerin kalbi kaldırmaz, yüreği dayanmaz! Yengeç yüreğinin derininde öyle büyük acılar besler, ne hançerler yer! Ölmez!

Aslan   

“Aradığım samimiyeti kendimde buldum!”. Komik de olsa, “daha neler” itirazlarına da yol açsa, hakikat bu! Aslan az gider, uz gider, dere tepe düz gider! Nice insana selam eder, yüreğini hoplatacak beyaz atlı prensin, güzeller güzeli prensesin peşine düşer! Ama şöyle bir dönüp ardına bakar, aslında bir tek kendi izinden gider, kendini takip eder! Aslan kendinden öte güzel tanımaz, daha iyisini bilmez, zaten sevmez!

Başak  

“Ruh hastası öyle kolay olunmuyor, mesela ben yıllarımı verdim!” Başak için emeksiz yemek çöp, emekle kazanılan açlık her şeydir! Başak bir ömür çalışır! Bu sırada kendine eşlik eden türlü takıntı onun parçası olur! Başak herkesin eleştiri oklarıyla delik deşik olan ruhunu, köle gibi çalıştırır! Bulunduğu yere de ne dayı torpiliyle gelmiştir ne baba ricasıyla! O her ne yaşıyorsa, muhakkak sadece kendi çabasıyladır!

Terazi

“Ben de sevgiliyim, sadece sevgilisizim!” Terazi eşli bir yaşama uyumlu tasarlanmıştır, yalnız başına yaşamını idame ettiremez. Birkaç günlüğüne ya da aylığına yalnız kalsa, sevgililik ünvanını rafa kaldırmaz, ileri bir tarihe ertelemez! Terazi yalnız kalmaz ama velev ki kaldı, o zaman da yalnızlığın derinine düşüp ölmez! Hemen kalkar, yeni bir flört planlar, en yeni sevgilisini koluna takar, icabında zil takıp oynar! Terazi yalnız kalmaktan çok korkar!

Akrep  

“Psikoloğa gitsem diplomasını yırtar!” Akrep’i anlayacak, bildiğinden fazlasını bulup çıkaracak, içindeki kurdu tatlı dille deliğinden çıkaracak, sanrılarını beyaz perdeye yansıtacak tabip henüz doğmadı! Akrep duygusunun milyon çeşidini anlatsa benim diyen doktorun kafası yanar, “beyni ambale olursa insanlık ne yapar” diye düşünür de hiçbir psikoloğun ocağına incir ağacı dikmez, kendi çözemediği derdiyle Tübitak’ın kapanmasına sebebiyet vermez.

Yay       

“Çok güzel kararlar aldım, muhtemelen uygulamam!” Yay’ın abartısı boldur, lafı çuvalla konuşur, icraatı mikroskopla görünür! “Dilin kemiği yok” lafını duyduğu andan beri aynı rahatlıkla bir gerçeğe sarılır, yeni olanı keşfetmenin peşine düştüğü her an dünyanın kalanını unutur. Bağları cılızdır, azıcık zorlasa tümünü koparır, uçurtma misali gönlünün estiği yere savrulur! Güzel kararlar alır almasına da uygulamak kimin umurunda, karar almak bedava nasılsa, yarın yenisini alır!

Oğlak   

“Allah sizi gönlünüzü oyalayan insanlardan korusun!” Zodyak’ın zamanı en tutumlu kullanan, vaktini nakde çevirmek konusunda türlü yetenekle donanan kimsesidir Oğlak! Gönül işlerine kapılıp aklını havaya uçurmaz, kalbinin gümbürtüsünün mantığının sesini bastırmasına göz yummaz! Kendinden emin, temkinli ve kararlıdır! Ne istediğini de kendini neyin mutlu ettiğini de bilir. Yalancı, dolancıyla işi olmaz, bir an olsun öylesine yaşamaz. Düzenbaz insanlarla hiç işi olmaz!

Kova    

“Hayatıma biri girince ben çıkıyorum!” Kova bağımsızlığından öte köy tanımaz, adettendir deyip ilişki yaşamaz, yaşın geldi deyip koluna iliştirilen müstakbel sevgiliyi kırmamak için limonata eşliğinde muhallebi ısmarlamaz. Zaten adetten hiçbir şey yapmaz, adet tanımaz! Hayatını kurduğu özerk alanın içine kolay kolay eş sokmaz, özgürlüğünü bir çırpıda riske atmaz! İlla hayatına bir girecek varsa da usulca kendi çıkar!

Balık    

“Aşık olacağınıza sarhoş olun, en azından kusunca geçiyor!” Balık’ın derini de pistir, “çabuk unutur, geçer” denir ama yaşarken fena ağır gelir! Ruhuyla yaşar acısını Balık, aşkla solur, aşkla konuşur, aşkla uyur, aşkla merhamet eder, aşkla ağlar, aşkla yanar! Duygularının tümü kaybolmuş, tümü içinden çıkılmaz, tümü okyanusun dibinde çıkış kapısı aramak kadar yönsüzdür! Balık da bu yüzden aşık olmak yerine sarhoş olmayı seçer!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir