Burcuna Göre, Kaç Kadeh Kırıldı Sarhoş Gönlünde!

Keşke her şey hayal ettiğimiz gibi olabilse. Aşkımız sevdiğimiz insan tarafından karşılığını bulabilse, deli divane başladığımız aşkların sonu gelmese, ilk görüşte vurulduklarımız hep o günkü gibi saf ve temiz kalabilse… Ama nerede? Birini tüm kalbinle severken gerçekleri ya da karşındakinin asıl yüzünü görebilmek ne mümkün. Hayal kırıklıkları, en büyük aşkların olmazsa olmaz şartı olmuş neredeyse! Er ya da geç, herkes bir şekilde tanışıyor bu tatsız durumla. Sonra yarana ne bassan fayda etmiyor. Paramparça olmuş bir kalp, kolay kolay tamir olmuyor. Şarkıda deniyor ya “Kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde, bir türlü kendimi avutamadım, kaç gece ağladım böyle gizlice, ne yaptımsa seni unutamadım…” diye. Her burcun da kalbini sızlatan birileri var böyle.

Koç: 9

Çoğu Koçların aşkına güvenmez. Bugün sevdiğini yarına kalmadan unutur diye. Yanılıyorlar, Koçlar asla o kadar omurgasız değil. Birini sevdiklerinde doğrudan gidip konuşabilecek, olası bir “hayır” cevabı almaya göğüs gerecek kadar mertler hatta! Sorunları da bir bakıma bu, hayal kırıklıklarına tamamen hazırlıksız olmaları! Bu yüzden kendileri olabildiğince saf ve şartsız bir şekilde severken, yarı yolda bırakılmaları alışık olmadıkları bir durum değil.

Boğa: 3

Boğalar için aşk, dünyada eşi benzeri olmayan bir duygu. Birinin gözlerinin içine aşkla bakabilmek, aynı karşılığı alabilmek… Var mı böyle bir sahnenin daha tarifi? Belki de bu yüzden aşklarında adımlarını olabildiğince sağlam atmaktan yana. Ne ona gönül veren herkese bir şans verir, ne de sevdiğine hislerine emin olmadan açılmayı kendine görev edinir. Arada yol kazaları yaşansa da Boğalar genelde en az hayal kırıklığı yaşayan burçlardan biri!

İkizler: 13

İkizlere göre aşkın tanımı yanlış yapılıyor. Aşkın özü hayattan zevk almak bir kere! Gün aşırı birilerine aşık olmalarının ya da sırf denemek uğruna en olmayacak insanlarla birlikte olmalarının en makul açıklaması bu. Aşk karnelerinin kırıklarla dolu olması bir yana, yollarına devam edebilecek kadar yürekliler aslında! Hevesli ve meraklı yanları hüsranla biten aşkların nedeni olduğu kadar, eskiyi bir kalemde unutturacak yepyeni aşkların da başlatıcısı.

Yengeç: 4  

Kalplerine alacakları kişiyi türlü güvenlik filtresinden geçiren Yengeçler, sanılan aksine aşklarında öyle büyük acılar yaşayan kimseler değiller. Duygular söz konusu oldu mu, olabildiğince tedbirliler. Zira bir kez ipleri elinden bıraktı mı bir daha kendini toparlayabilmesi çok mümkün değil. En az hayal kırıklığı yaşayan burçlar arasında yer alsa da en büyük aşk acılarını yaşayanlar da yine onlar! Onların aşkları “Aman biri gider, biri gelir” diyenler kadar basit değil.

Aslan: 6

Aslanlar için hayatlarının her döneminde özgüvenli ve cesur kimseler oldukları yorumu yapılabilir. Pek tabii aşkları için de! Yanlış değil, eksik bir bilgi. Aşklarını kimselerden çekinmeden ulu orta yaşasalar da acıları yüreklerinin en derinlerinde. Ah, o merhametli yanları yok mu? Zayıf karınlarını iyi bilenler, en olmadık yerden canlarını yakabilir bu yüzden! Enseyi karartıp, depresif hallere bürünmüyorlar diye hiçbir acı yaşamadıkları sanılmasın. O gülen yüzlerinin ardında neler neler saklı…

Başak: 2

Başaklara kalsa hayatlarında hiçbir sorun olmaz, en ufak bir hayal kırıklığı bile yaşamaz, kimse canlarını yakamaz; aşk iki kişilik olmasa! Kendileri olabildiğince seçici ve fedakar olsa bile ne fayda. Karşı taraf değerini bilmedikten sonra ne yapabilir? Yanlış anlaşılmasın, Başak burcu aşk hayatında en az hüsran yaşayan burçlardan biri. Sadece şu söylenebilir: Eğer bir hayal kırıklığı yaşandıysa sorun onda değil karşısındakinde!

Terazi: 17

Terazilerin aşk defterlerinden 20 ciltlik ansiklopedi seti olur desek yeri. Ah ah, bugüne kadar neler yaşamadı ki? Kimi zaman “Sonunda beyaz atlı prensi buldum” dedi kimi zamansa “Daha önce hiç tatmadığım bir duyguyu yaşıyorum onunla…” Neredeyse hepsinin sonu ise hüsranla bitti! Nedeni, karşılarındakini istemsizce gözlerinde büyütmeleri. Değmeyecek insanların büyüsüne kapılıp, en sonunda yine gözyaşı döken taraf olmalarının başka ne tür bir açıklaması olabilir ki?

Akrep: 8

Akrepler ilk bakışta soğukkanlı ve mantıklı görünseler de yeri geldiğinde duygularına teslim olan kimseler. Büyük hüsranlarının ya da şiddetli ayrılıklarının sebebini bu yüzden çok da uzakta aramamak gerek. Hiç ummadıkları bir anda kendilerini ayrılık konuşmaları yaparken bulmaları ya da hâlâ düşündüklerinde kalplerini acıtan birilerinin olmasının sebebi, yine kendileri! Kalplerindeki yarayı dağlayıp yollarına devam edecek kadar da yürekliler orası ayrı.

Yay: 14

Keşke bir şans verseydim, keşke farklı davransaydım, keşke o gün harekete geçebilseydim… Bu sözler bir kez bile çıkmadı Yayların ağzından! Keşke demektense “En azından denedim” demek onlar için çok daha mantıklı. Ee, hal böyle olunca kalp kırıklıkları da eksik olmuyor hayatlarından. Belki de insanlar haklı, bir durup düşünse her şey çok daha iyi olacak. Ancak hesapla kitapla adım attığı bir ilişkiye de aşk denebilir mi?

Oğlak: 1

Oğlaklara göre aşk fazlasıyla tehlikeli. Ne zaman geldiğini ya da nereye gideceğini kestirebilmek mümkün değil! Her işini sağlama almaya ve önünü görmeye alışmış bir kimseden böyle bir maceraya gözü kapalı atılması beklenir mi? Düşünür tartar, öyle açar hislerini. İlişkide de durumu sıkça kontrol etmeyi ihmal etmez tabii. İşte aşkta neden en az hayal kırıklığı yaşayan burçlardan biri olduklarının kısa bir özeti.

Kova: 0

Kova burçlarını aşkından gözü dönmüş bir şekilde görebilmek en nadir karşılaşılan doğa olaylarından biri. Kendi içini tamamen birine açmak, hislerine tamamen teslim olmak ya da yoğun duygular yaşamak pek onların sergileyeceği davranışlar değil. İşler o raddeye gelmeden yollarını bir şekilde ayırıverir. Bundandır ki hayatlarında neredeyse bir tane bile hayal kırıklığı yok.

Balık: 19

Balıkların illallah ettikleri bir huyları varsa o da aşık olduktan sonra gözlerine perde inmesi. Gözleri aşktan dönmeyegörsün, en eciş bücüş insanları bile manken zannedebilir! Keşke yanılgıları sadece dış görünüşte kalsa… En duygusuz insanların içinde bile romantik bir şair var zannedebilir. Aşkın büyüsüne bu denli kapıldıktan sonra da ne denir ki? Kalbinde kırılmadık yer kalmaz tabii!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir