Burcuna Göre Favori Charlie Chaplin Sözün Hangisi

Siyah melon bir şapka, belde güçlükle duran bir pantolon, elde sallanan bir baston, paytak bir yürüyüş ve gülünç bir bıyık… Kimden mi bahsediyoruz? Sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran, Şarlo karakterinin yaratıcısı, Charlie Chaplin’den! Chaplin’in yalnızca komik görüntüsünden ya da sessiz filmlerinden bahsedersek olmaz! Nitekim kendisi duruşunu hemen hemen hiç bozmayan bir kanaat önderiydi. Hayata dair sözleri de en az filmleri kadar akıllarda yer etti. Peki senin burcunun hayata karşı tavrına denk düşen sözü hangisi?

Koç: “Korkmadığınız sürece hayat şahane olabilir.”

Korkusuzluğun kitabını yazmış Koçların karşısında kim durabilir? Bin bir güçlük ve engel karşısında bile umutsuzluğa düşmeden cesaret timsali kesilir. Hayatta ne isteyip de elde ettiyse, sırrı bu özelliklerinde gizlidir. Sadece kendisi için değil. Korkuların gölgesinde süren bir yaşamın boşa geçtiğini iyi bilir, çevresindekileri bile yüreklendirir. Coşkulu halleriyle kafasında soru işaretleriyle gezenleri ikna edip, hepsine önderlik edebilir. Bilir ki hayat korkuların üzerine gidildiği sürece güzelleşebilir.

Boğa: “Zaman en iyi yazardır. Her zaman mükemmel sonu yazar.”

Boğalar her şeyin başında kaderlerine güvenir. Başkaları gibi istediğini elde etmek için ayaklarını yere vurup, kaşlarını çatmak pek onların tarzı değildir. İçten içe bilirler ki kendileri için hayırlı olacak olan her ne varsa, yeterince sabrettikleri takdirde kapılarını çalıverir. Hayatın ona sunduklarını alabilmek için kendilerine biraz zaman tanımaları yeterlidir. “Zaman en iyi yazardır” ve bunu en iyi Boğalar bilir!

İkizler: “Kahkahasız geçen bir gün ziyan olmuş bir gündür.”

İkizlerin hayat görüşünden bahis açıldığında gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz ki, üzüntüye de derde de kedere de toleransları sıfır! Üzülüp dövünerek saatlerini harcamak yerine geçmişi geçmişte bırakıp önüne bakmayı seçmesi çok daha olasıdır. İnsanlara neşe katan yanları ve kolay kolay düşmeyen enerjilerinde de söz konusu tavırları saklıdır. Hatta onlara göre kahkahalarıyla şenlenmeyen bir gün israf olmuş sayılır.

Yengeç: “Çok fazla düşünüp çok az hissediyoruz.”

Yengeçlerin nazarında modern dünya insanın temelde tek bir sorunu var. Kalplerinin sesine kulaklarını tıkayıp, salt mantıklı olanın peşine düşmeleri. Aklın doğrultusunda hareket etmek yanlış değil tabii. Yine de tek taraflı düşünüp, duygularını göz ardı etmek mutluluk getirmez ki. Kişi, bir adım atmadan evvel her işin eğrisini doğrusunu iyice bellemeli ancak nihai karar anında içindeki sese de söz hakkı tanımayı bilmeli.

Aslan: “Aşağı bakıyorsanız asla gökkuşağı bulamazsınız.”

Hayatta en çok kendilerine güvenen Aslanlar, ne gerçekleşmeyecek hayaller kurup rüyalar aleminde kaybolur ne de boynunu büküp beklentisiz bir şekilde bir köşede oturur. Her zaman gözünü en tepeye diker, ne yapar eder, düşmesini bekleyenleri alt eder. En nihayetinde “Sizin hayallerinizin bittiği yerde benim gerçeklerim başlar” bile der. Hayattaki başarılarının formülü bu; hayal kurmaktan korkmamaları ve onları gerçek kılmak için de var güçleriyle çalışmaları.

Başak: “Karşındaki akıllıyı mı oynuyor? Sen aptalı oyna. Sonra hakiki aptalı keyifle seyret.”

Öyle sanıldığı gibi Başakların insanlarla bir alıp veremediği yok. Onların derdi çapına bakmadan karşına geçip yüksekten atanlarla. Hoş, nato kafa nato mermer insanlara dil döküp, kendi başını ağrıtacak değil ya. Sinir kat sayısı yükselmeden tüm bu insanlardan kurtulmanın kolay bir yolu var aslında. Nasıl mı? Aptalı oynamakla! Sen içten içe gülersin, o kendini Kaf dağında hisseder oysa. Kendi kendilerini şişirdikleri balon ise sönüverir tek bir lafla.

Terazi: “Zekadan çok nezakete ve iyiliğe ihtiyacımız var.”

Günümüz insanın bir silahmışçasına kullandığı bir özelliği varsa o da zeka. Türlü akıl oyunları ve sinsi planlarla insanların ayakları kolayca kaydırılıveriyor bir anda. Kurtlar sofrasında hayatta kalmanın gereği bu deniyor sonra. Haliyle herkes kendi çıkarının peşinde koşarken nezakete de karşılıksız iyiliğe de bir türlü gelmiyor sıra. Terazilerin isyanı tam da bu tabloya!

Akrep: “Neden bir mana arıyorsunuz ki? Hayat bir tutkudur mana değil.”

Poker yüzleriyle ser verip sır vermeyen Akrepler, dışarıdan bakıldığında hayatlarını aklın gölgesinde sessiz ve sakin bir şekilde yaşıyormuş gibi görünebilir. Oysa bu tamamıyla yanlış bir izlenimdir. Nitekim yegane hayat mottoları tutkularının peşinden gitmek olabilir. İçindeki sese kulak vermeyi bilir, arzularını sonuna kadar götürebilir, er ya da geç hayallerini gerçek kılabilir. Burada üzerinde durulması gereken nokta bunu yaparken insanların beklentilerine değil tutkularına hitap ettikleridir.

Yay: “Bu dünyada hiçbir şey kalıcı değil. Hatta sorunlarımız bile.”

Kafaya takmama sanatının ustası Yayların hayata bakış açılarında temel bir gerçek var: Her şeyin gelip geçici olduğunu bilmesi. Bugün yana yakıla ağlanan bir şeyin, ertesi gün unutulup gideceğini kanıksamış olması gibi. Hal böyleyken değmeyecek şeyler için bugünü elden kaçırmanın bir anlamı olabilir mi? Yaylara göre her insan anı yaşamayı ve dünü dünde yarını ise yarında bırakmayı düstur edinmeli. Böylece mutluluklarının sırrına erişebilirler belki.

Oğlak: “Bu dünya merhametsiz ve bununla baş edebilecek kişi de merhametsiz olmalı.”

Hayatı kuralına göre yaşayan Oğlaklar, karşısındaki kendisine nasıl yaklaşıyorsa benzer bir şekilde tepki vermekte bir mahsur görmez. Benzer şekilde hayatlarındaki olaylar çığırından çıkmaya başladıysa, gereğini yapıp, kartlarını buna göre oynamakta da gecikmez. Varsın başkaları acımasız desin, her halükarda Oğlakların kendilerince doğru olanı yaptığı kesin. Daha iyisini yapabileceğine inanan varsa buyursun gelsin.

Kova: “İnsanlar yalnız bıraksa hayat harika olabilirdi.”

Herkes Kovalara soğuk diyebilir, mesafeli diyebilir, yabanıl diyebilir. Peki, gerekli gereksiz her insanla samimiyet kurmanın gerekliliğini sahiden kim savunabilir? Yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen insanların bir zaman sonra düşman kesilmesi de onlara kalsa olsa olsa tesadüf olabilir. Herkese ederi kadar değer veren ve az ve öz insanla hayatlarını idame ettiren Kovalar, zehirli sarmaşık misali insana sarılıp duran lüzumsuz insanlar olmadan hayatın çok daha yaşanabilir olduğunu bilir.

Balık: “Hayal gücü eyleme geçilmediği sürece önemsiz bir şeydir.”

Balıkların en önemli güçleri ucu bucağı bulunmayan eşsiz hayal güçleri. En karamsar anlarında bile onları kurtarabilir bir ışık misali. Bir de sanatsal yanlarını besleyen en önemli güçleri, orası ayrı tabii. Dikkat edilmesi gereken tek bir nokta varsa o da hayallerin büyüsüne kapılıp, gerçeklikten kopabilme ihtimalleri. Bilinmeli ki gerçeğe dönüştürülmediği sürece her hayal zihnin yalnızca kısa süreli bir misafiri.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir