Burcuna Göre Eurovision 2019’daki Favori Şarkın Hangisi

Avrupa’nın Eurovision macerası kaldığı yerden devam ediyor! 14-16-18 Mayıs tarihlerinde İsrail’in başkenti Tel Aviv’de 64.’sü düzenlenecek Eurovision Şarkı Yarışması, birbirinden iddialı şarkıların mücadelesine sahne olmaya hazırlanıyor. Üstelik Eurovision 2019 katılımcılar açısından çeşitliliğin en yüksek olduğu yıllardan biri. Birbirinden renkli şarkılar, şovlar, katılımcılar gırla! Etkileyici opera-pop tarzdan etnik şarkılara, BDSM temalı sahne şovlarından farklı fado yorumuna kadar izleyicilerin ağzını açık bırakacak birçok performans var. Yarışmanın sıkı takipçileriyse şimdiden kendi birincisini ilan etti. Bakalım burcuna göre favorin olmaya aday şarkı hangisi?

Koç: John Lundvik – Too Late For Love

Bir Koçu Koç yapan başlıca özellikleri girişkenliği, cesareti ve bitmek bilmez enerjisi. Böyle birinin uzun uzadıya düşünüp planlar yapması düşünülebilir mi? Zaten sabır falan hak getire. Dayanamaz, sonunu düşünmeden başlar işe koyulmaya. Hele ki söz konusu aşksa! Tek bir kıvılcımla dünyayı yangın yerine de çevirebilir, içindeki ateşle karanlıkları güneş gibi de aydınlatabilir. Yeni bir aşka yelken açmaya hazırlanırken aklındaki tek soru “Aşk için çok mu geç?” olabilir.

 

Boğa: Katerine Duska – Better Love

Saygı, sevgi ve huzur… İşte Boğaların aşktan beklentileri! Günün sonunda ruh ikiziyle denk gelmek için gerekirse bir ömrü feda edebilir. İçten içte sırtını güvenle yaslayabileceği ve gönül rahatlığıyla sürdürebileceği bir aşk için çekilen acının nasıl bir önemi olabilir ki? Zaman su gibi akıp giderken ne arıyor, ne bekliyorsun diye sorulduğunda ise sadece “Daha iyi aşk, daha iyi aşk. Tek istediğimiz bu” diyecektir. Sırf hayatında biri olsun diye sahte aşklara meze olmak pek onun tarzı değil.

İkizler: Michela – Chameleon

İkizler, Zodyak’ın en renkli burcu. Yeri gelir okyanustan daha mavi olur, yeri gelir doğan bir güneş kadar parlak olur, yeri gelir en ateşli duygulardan bile kırmızı olur. Bukalemun gibidir bir bakıma. Böylesi uyum yeteneğine ve çok yönlü karaktere sahipken aşklarının elinden kaçmasına müsaade eder mi? Karşısına dişli biri çıktığında kaçmayı aklına getirmez bile. Gerekirse hava durumu gibi değişir, sevdiğini ağına düşürmeyi başarır.

Yengeç: Mahmood – Soldi

Yengeçleri aile ve yuva kavramlarından ayrı hayal edebilmek zor. Ailesini her şeyin önüne koyar, gözünün tutmadığı kimselere karşı da gözü gibi sakınıp, kollar. Aile içi ilişkilerinin temeli ise sadece sevgi olabilir. Parayla falan saadet olmayacağını iyi bilir. Para için ilişki kurmak ya da kalp kırmak ise onlar için olabilecek en aşağılık hakarettir. Ne kendisi böyle bir kimseye dönüşür, ne de ailesine dahil olmasına göz yumar.

Aslan: Tamta – Replay

Aslanların insanların zihinlerinde iz bırakmak gibi bir huyları var. Karşısındakinin geceler boyu onu düşünmesinden de gizli bir haz duyar. Birinin hayatına girmeyegörsün muhakkak “Seni aklımdan çıkaramıyorum” temalı mesajlar alır. Hatta kimi zaman bu durum bir saplantı halini alır. Böyle durumlarda Aslanlar “Bana takıldın hayatım. Tekrar tekrar çalan bir şarkı gibi” diyebilir. Kurtuluş için gösterdiği tek yolsa aşkını başa sarması olabilir.

Başak: Conan Osíris – Telemóveis

Başakların hayatlarında kimselerin geçmesine müsaade etmediği keskin çizgileri var. Kendilerine has tarzlarıyla doğrularının peşine düşmüşken karşılarına çıkanları ise gözünün yaşına bakmadan harcar. Aşklarında da farklı kimseler değiller. Ters düştükleri an resti çekip, yollarına bakacak kadar gözü karalar. Özlem duygusu ağır bastığında elleri telefonundaysa, acımadan kırar atarlar.

Terazi: Duncan Laurence – Arcade

Teraziler ne arkadan iş çevirmeyi ne de sinsi hesaplar yapmayı bilir. Onlar için aslolan yalnızca sevgidir. Hoş, temiz kalpleri de karşılıksız hisleri de bir türlü özlemini duydukları aşkı elde etmelerine yetmedi. Sonunu görmeden başladıkları ilişkilerinde içten içe “Bu sefer farklı olacak” diye kendilerini kandırmaya çalışsalar da aynı son tekrar tekrar sahnelendi. Onlara düşense hep “Seni sevmek, kaybettiğim bir oyun” demek oldu.

Akrep: Hatari – Hatrið Mun Sigra

Akreplerin karamsarlığına tanık olana dek kimse kendine karamsarım falan demesin. Umudun kalmadığına kanaat getirdiklerinde ne hayatın bir manası kalmıştır, ne de bataklıktan çıkmak için çırpınmanın bir mantığı vardır. Böyle anlarda onları hayatta tutan sadece ve sadece içlerini yakıp kavuran nefretleridir. Teselli etmeye kalkanlara ise yanıtları hazırdır; “Mutluluk sona erecek. Çünkü o bir hayal, aldatıcı bir serap.

Yay: Luca Hänni – She Got Me

Hayatın yarın ne getireceği belli mi? Kişi mutlu olmak istiyorsa başkalarının beklentilerini de kuralları da bir kenara bırakmayı bilmeli. Yaylar bunu bilir, bunu söyler. İlişkilerinde de partnerinden beklentisi bu yönde. Ailesinin hoşuna gidecek tarzda biri olmasına gerek yok, aksine ne kadar aykırıysa o kadar iyi. Kendini aşka teslim ettikten sonra tabuları da sınırları da bir kenara bırakır, ne kadar vahşileşirse bir o kadar doyuma ulaşır.

Oğlak: Chingiz – Truth

Oğlakların ne denli güçlü karaktere sahip olduğunun hemen herkes farkında. Hayatından çıkıp gidenlerin niyeti de çoğu kez onların düştüğünü ya da bir başlarına yapamadıklarını görmek aslında. Bizden söylemesi, daha çok beklerler! Her biten ilişkinin ardından acısını kalbine gömüp yoluna devam etmeyi düstur edindiklerinden kimselerin kendilerini üzmesine müsaade etmezler. Aynaya bakıp, “Çok öfkeliyim. Fakat bunları aşacağım. Kendimi toparlayacağım” der, düşman sevindirmezler.

Kova: Tamara Todevska – Proud

En dişli feministlerin Kovaların arasından çıkması boşuna değil. Kendilerine biçilen rollere baş kaldırmayı bilen, hakkını kimselere yedirmeyen ve tabuları yerle bir edebilecek kadar güç sahibi kimseler. Nasıl görünmeleri, nasıl gülmeleri ya da nasıl davranmaları gerektiği dikte edildiğinde ise seslerini arşa çıkarıp, kendileri gibi olmaktan ne denli gurur duyduklarını, kimsenin de bunu engel olamayacağını herkesin kulağına küpe ederler.

Balık: Sergey Lazarev – Scream

Balıklara dair tüm önyargıları bir kenara bırakın. İşin aslı kendilerini ifade etmekten korkmayacak kadar cesur ve kimseye minnet etmeyecek kadar da korkusuzlar. Başkaları gibi gözyaşlarını acizlik olarak değil, dürüstlük olarak görürler. Hepsinden önemlisi onları duymayı bilirler. Nitekim gözyaşları yalnızca sessizce yanaklardan süzülen şeyler değiller, hisleri çığlık çığlığa dışa vuran işaretler.

Bir Yorum Bırakın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir