Burcuna Göre En Çok Özlediğin Çocuk Oyunu Hangisi?

“Ey gidi günler” deyip iç çeken, kız kaçıran denince aklına gerçek manasından çok uzak türlü muzurluk gelen, gazetelerin raflarda sarardığı çağımızda zamanın oyuncak hediyelerini anıp tebessüm eden, “sizinki de çocukluk mu” diye yeni nesile vah çeken, 90’ların çocukları burada mı? “Şimdi çocuk olsam ne oynardım” dediğiniz oyunlarda sıra! Burcuna en uygunu hangisi?

Koç    

 

O pantolonu yırtmadan eve gitmez, annenden günlük azarını işitmeden rahat etmezdin. Okuldan gelirdin kravat kayıp, sokaktan gelirdin üst baş toz çamur! Bir de öyle hafif oyun sevmez, hareketsiz kalmaya gelemez, yastık olmayı asla kabul etmez, uzun eşek oynamaktan vazgeçmezdin. Hızını alıp arkadaşlarının üzerine bomba gibi düşmeden, çocukların belini bükmeden de bitti demezdin.

Boğa    

Sanma ki yaşadıkların sana sabrı öğretti bilakis sen zamana biraz yavaş akmayı, durup düşünmeden öylece akıp gitmemeyi öğrettin, direne direne kazandın. Sabırsızların kol gezdiği bu dünyada, herkes telaşla yaşar, aceleci davranırken sakin kalmayı başaranlar tahtını kimseye kaptırmadın. Ama sen çocukken de böyleydin, hatırlasana tıp oyununu bir kere bile bozmadın, sabırsızlanıp ağzından cümle kaçırmadın!

İkizler  

Nasıl ki şimdi ortamların en renkli kişiliği, neşesi, eğlence meleği olarak anılıyorsun, çocukken de bir o kadar renkliydin. Öyle iç sıkan, oturduğu yere çakan, sessizlik gerektiren oyunlara hiç gelemez, avazın çıktığı kadar bağırarak dört nala koşmadan rahat edemezdin. Şimdi o sokakların dili olsa da konuşsa! Renkli istop günlerinden masallar anlatsa!

Yengeç

Çocukluğunda da böyleydin sen. Yakın ilişkiler kurmayı sever, fazla terleten oyunlarda bir o yana bir bu yana koşmak istemezdin. Hem iki lafın belini kırmak hem de atadan yadigar oyunlar oynamayı sever, seksek oynamaya bayılırdın. Ardından da bir ip atlar, neşeni bulurdun. Arkadaşlarınla bolca kikirder, keyifli zamanlar geçirirdin.

Aslan   

Yerden en yükseğe kim çıkar, en tepeden kim bakar? Tabi ki sen! Bugünlerde yüksek katlara olan merakın, insanlara üstten baktığını düşündüren tavrın da hep o günlerden yadigâr. Ayağını yere basanın, bir de üstüne vurulup ebe olanların altta kaldığı günlerde ordan oraya zıplar, en yukarıya çıkmadan yere adımını atmazdın! Huyun böyle, o zaman da alçakları sevmez, gözünü yukarlara dikerdin.

Başak  

 

Herkes dikkat ede ede daha da dikkatli olduğunu, detayları zamanla hatmedip kendini zehir hafiye olarak yetiştirdiğini düşünür ama senin dünyaya bakışın çocukluğunda da böyleydi. Oltaya kolay gelmez, dikkatinden kuş uçurmaz, resimdeki yedi farkı şıp diye bulurdun. Deve cüce oyununda herkes sağını soluna karıştırır, tahterevalliye dönerken hiç hata yapmaz, şampiyon olmaya bayılırdın.

Terazi  

Zarafet ne yazık ki kitaplardan öğrenilmiyor, sonradan görüp beğenmekle üzerine yakıştırılamıyor. Sen ne sokak sokak koşar ne atlar zıplar toza çamura batardın. Hep kontrollü her daim zariftin. Gazetenin verdiği moda eklerindeki kızları çeşit çeşit giydirir, kendi giyimine de özen gösterirdin. Dansa davet oyununda tuttuğun minicik ellerle dansa bayılır, eğlencede de zarafet arardın.

Akrep  

Yalanı oldun olası gözünden anlar, ortamın havasını koklayıp kim suçlu kim suçsuz anlardın! Tecrübelerin sonucu poker face’ini kazandığını zannederler ama sen hep gizemli hep biraz gizli saklıydın. Dedektiflik oyunları oynamaya da bayılırdın. Hırsız poliste bir kere tokat yemedin, kendini açık edip cezalandırıcının eline düşmedin.

Yay       

 

Şimdi bile yerinde duramıyor, koşup atlamadan, yüksek tondan anlatıp kahkahayı basmadan duramıyor, tüm gününü evde geçirme işkencesine katlanamıyorsun! Çocukken seni eve nasıl sokuyorlardı acaba? Muhtemelen sokamıyorlardı! Sende sokaklarda sınırları zorluyor, deparlara kalkıyor, eline aldığın topla hedefi on ikiden vuruyor, yakar topun aranan ismi oluyordun.

Oğlak   

 

Bugün de stratejiktin o günlerde de öyleydin. Puzzle’ın parçaları gibi birkaç hamleyle herkesi birbirine katar, onlar ortada düğün olunca en manzaralı, en havalı köşeyi kapar, koltuklarını kabartır bir sonraki hamleni hesaplardın. Birkaç kişiyle gizli anlaşma yapıp kendi çıkarını gözettiğin çok olmuştur. Oyunu kararınca oynar, vakitlice evine döner, derslerini yapardın. Sen hep sorumluluklarının bilincinde, çalışkan bir çocuktun.

Kova    

 

Kova değişik oyunları sever, gözleri görürken herkes oynar, strateji kurar. Ama ya gözleri kapalıyken! İşte o zaman macera başlar. Bu oyun bir hayli dikkat gerektirir. Körebede doğru köşelere çekilen rakipler kıskıvrak yakalanır. Herkes sağa sola çarparken kendini, sen farklı yöntemler kullanır, mahallenin bütün çocuklarını deliye çevirirdin.

Balık    

Balık büyüdükçe hayalleri küçülmedi, şimdilerde kalabalığın içinden kurtulup gürültüden uzaklaştığınız anda gördüğün düş prensesi kimse, o zamanlar da tıpkı böyleydi. Herkes patırtı çıkarır, mahalleyi ayağa kaldırır, bilindik oyunlara kapılır giderdi, sen sınırsız hayal dünyanla her evcilikte yeni bir hikâye yazar, düşlerine yolculuğa çıkardın.12

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir