Burcuna Göre Dilinden Düşmeyen Mabel Matiz Şarkısı Ne?

Müzik dünyası gökkuşağının renkleri gibidir. Her burca uygun şarkılar bulmanız mümkün. Özellikle aşk konusunda sınırsız duygular barındıran güfteler görürsünüz. Kendine has tarzıyla büyük beğeni toplayan Mabel Matiz, sıra dışı aşk şarkıları için biçilmiş kaptan. Ünlü sanatçının geniş bir kesime hitap eden duygusal parçalarında her burç kendini bulabiliyor.

Koç (Kalbime Azap)

Aşkını gururunu ayaklar altına almadan yaşayanlardansın. İlişkilerini yaşayış biçimin romantik ve naif değil. Aşk acısına tepkini öfkeli olarak yansıtıyorsun. “Kalbime Azap” adlı şarkının şu dizeleri ağzından düşmüyor:

Kör karanlıklarım açılınca
Kendinin dikenleri gülüşünce
Bir sır ağlar, gelir dudağında
Can durur, cihan büyür aramızda

Sarı sarı saçlarına bakakalırım, giderim
Bilemem sancısını, söverim, söverim
Bir garip yolcusuyum çölünün, kalbime azap
Hem uyur hem hancıma söverim, söverim

Gölün bülbülü düşer ama göl bu değil
Gölün bülbülü düşer ama göl bu değil

Hangi göz gördü doğruyu kavgasız?
Hangi gün ağarmıyor karasında?
Sen bana dokunmadan biz olur mu?
Aşk budur, bilen bilir aranırsa

Boğa (Gel)

Dalgalı denizlerde yüzen flörtler sana göre değil. Huşu içinde yaşamanı ve konforunu bozacak ilişkilere bulaşmıyorsun. Her şeyin en güzeli gibi aşkın da en güzelini istiyorsun. İlk adımı karşı tarafa bırakarak “Gel” şarkısıyla gönderme yapabilirsin:

Gel anla dikenimden
Güllerim uyansın bahçelerimde
Gel öyle bir apansız.
Ellerim yansın ah ellerinde.
Gel arsız firar
Düş yollarıma densiz
Ben kaldım viran
Geçmez bu ömür sensiz.
Bu dağlar taşlar şahidim olsun
Kalbime sırlarımı gömdüm
Aslı bende sureti kalsın
Ben görürüm ben aynasız da
Gel anla dikenimden
Güllerim uyansın bahçelerimde
Gel öyle bir apansız
Ellerim yansın ah ellerinde
Gel anla halimden
Güllerim uyansın bahçelerimde
Gel öyle bir kal ki
Tan yeri boyansın aşk hançeriyle
Aştım yolları aşkı önüme koydum
Bir zeytin dalı bir çift göz yeter doydum
Bu dağlar taşlar şahidim olsun
Kalbime sırlarımı…

İkizler (Dualar Değişir)

Aşkın monotonluktan sıyrılıp iniş çıkışlı olmasını gerçekçi buluyorsun. Aynı romantizm sözleri bir yerden sonra sıkıcı geliyor sana. Beraberliklerini bir gün biteceği gerçeğiyle anın güzelliğini yaşamayı seviyorsun. İşte senin şarkın:

Isırılmış yerlerinden gülüyorsun bana
Metalin, betonun, asfaltın bu korkunç ormanında
Ben de sıkıldım bu seslerden, yollarımızdaki kafeslerden
Anlamıyorsan bile olsun gel, sıyrılalım örtümüzden

Gel, sarıl son bir defa
Soruyor değilim fazlasını, cümleler
Uzak dilimlenik ama insan bu alışır
Dualar değişir, sarılıp yükümden
Bir şarkı yazarız belki

Gel, sarıl son bir defa
Soruyor değilim fazlasını, cümleler
Uzak dilimlenik ama insan bu alışır
Dualar değişir, sarılıp yükümden
Bir şarkı yazarız belki.

Yengeç (Ya Bu işler Ne?)

Küçük flörtlerin değil büyük aşkların burcusun. Ruh eşini buldun mu onunla yaşlanmak isteyeceksin. Pembe dizi tadında aşkı yaşayanlardan biri de sensin. Ayrılık sözüne bile tahammülün yok. Olur da bir gün yollar ayrılırsa kadehler eşliğinde seslendireceğin şarkı “Ya bu işler ne?” olacak.

Gel beni kor düşümden
Kurtarabilirsen kurtar
Yağmurumu çölümden
Ayırabilir mi bu kantar?
Çaldığın sazlar seni duysa
Saz utanır vazgeçer
“Unut oğlum, acır” dedin oysa
Unutulmaktı ecel
Beni boş ver de
Ya bu işler ne (aman aman)
Yıkılır dünya
Başımız yerde (aman aman)
Beni boş ver de
Ya bu işler ne (aman aman)
Yıkılır dünya
Başımız yerde (aman aman)
Kırgınım can özümden
Yare buysa yol biter mi?
İki yar bir uçurumda
Kavuşmaya kol yeter mi?
Tuttuğun senin olsun a canım
Aşk bırakmaktan geçer
“Unut oğlum, acır” dedin oysa
Unutulmaktı ecel
Beni boş ver de
Ya bu işler ne (aman aman)
Yıkılır dünya
Başımız yerde (aman aman)

Aslan (Arafta)

Birliktelikler senin için eğlenceli bir karnaval niteliği taşıyor. Her gününü, her demini doya doya hissetmek istiyorsun aşkın. Yaşamla bütünleşen ve hayat enerjini taçlandıran bir ilişkiden daha eğlenceli bir his düşünemiyorsun. Alttaki dizeler zaman zaman kulağını şenlendiriyor:

Kirlendim kirlendim yıkandım kirlendim kilitlendim
soydum kendi derimi
Tırnak kontrollerini sevmedim hiç aslında
şevkatten uzattım hep ellerimi
Yüzüme vuran güneş
saçlarımı öpen rüzgar

Siyahıma sarı çalan o yıldızlar
sessiz bir kıyametin karnında kayboldular

Kaldır kapağı bak kimler can çekişiyor cennette
kim çoktan ölmüş kim diri kendi cehenneminde
Sustur bütün yerli yersiz havlayan köpekleri içinde
bu karanlık sokaklar yalnız onların değil.

Başak (Babamı Beklerken)

Olgun ve ağırbaşlı görünümünün altında belki de hala çocuk olan bir tarafın yatıyor. Duyguları anlayamıyor olmak seni duygusuz kılmıyor. Toprak grubunun geleneksel yaklaşımıyla aileyi kutsuyor ve eksikliğini derinden hissediyorsun. Aşktan ziyade sıcak bir yuva diyorsun. İşte o büyümeyen çocuğun şarkısı:

Söyleyin yıllar, hangimiz yorgun?
Gençlik alnımda bir perçem, yolmayın ne olur
Sormadan geldim, anladım erken
Sevda ağzımda bir merhem, sürebilsem odur

Kadehime yenilmeyeyim de, daha kime yenileyim ben?
Baba görür ayılmayınca, kar otururmuş ömür sevsem

Bir yara bu sevilmezse
Kan büyür ovulmazsa
Pencereler önünde uyuyakaldım
Babamı beklerken

Bir yara bu sevilmezse
Kan büyür ovulmazsa
Pencereler önünde uyuyakaldım
Babamı beklerken ben

Terazi (Fırtınadayım)

Huzursuz ilişkiler seni tedirgin ediyor. Tatlı dilin ve hoşgörünün her türlü çatışmanın önüne geçeceğini düşünüyorsun. Aşkta ve dostluklarda anlayış ve iyimserliğin her türlü kaygıyı önlemesini istiyorsun. Diğer türlü gerginliğin artınca aşağıdaki dizeleri anımsıyorsun:

Bitmez oyun, bitmez oyun kızsa
Yerde kanım, şimdi ne fayda kazansa
Fırtınadayım, bir fırtınadayım
Gözümün gördüğü, göğsümün bildiği ile
Bir değil

Yalnız değil, yanlış değilsin utanma
Rüyan senin, al bir de bunu bundan yak
Fırtınadayım, bir fırtınadayım
Gözümün gördüğü, göğsümün bildiği ile
Bir değil

Vurma sen onları, gencecik oğlanları
Bunlar hep o ihtiyar dünyanın yalanları
Bak bana gör kendini, böyledir bu can dili
Öyle bir sev ki artık, korkular tükenmeli

Bu kan artık tükenmeli
Ayrılık tükenmeli
Bu savaş tükenmeli
En başa dönülmeli

Akrep (Çukur)

Yüzeysel ve düz ilişkilerin insanı değilsin. Aşk acısı bile çeksen tutkunun sınırsız evreninde gezinmelisin. Her ne kadar güçlü olsan da sıkıntıları büyütüp takıntı haline getirebiliyorsun. Derin ruh dünyan aşkı, dostluğu uçlarda yaşıyor. Çukur şarkısı iç dünyanı anlatıyor.

Tutamadım ateşimi
Kül ediyor beni
Susma gönül, söyle ona
Ben bu derde dayanamam

Sorma dikene sorma, bilmez günümü benden iyi
Dar öğrenilir darda, geçti ayazım getirme geri
Sorma dikene sorma, bilmez günümü benden iyi
Yak bi cigara, yak da söndürmeyelim

Kazdıkça büyüyor ah, çukuru kalbimin
Yaza yaza delindi satırı mektubun

Kalmadım ben bana
Kör düğüm bu canım, çözen yok
Çözülsem bile görecek mi gözüm?
Çözülsem bile, görecek mi gözüm?

Kükrediler, durmadılar
Körpe kanadımı kırdılar
Susma gönül, söyle ona
Ben bu ellerde duramam

Sorma dikene sorma, bilmez günümü benden iyi
Dar öğrenilir darda, geçti ayazım getirme geri
Sorma dikene sorma, bilmez günümü benden iyi
Yak bi cigara, yak da yürüyüp gidelim

Yay (Gök Nerede?)

Bir seyyahın yolculuğunda gibisin her daim. Bedenin gibi zihninde hep bir arayış içinde gidiyor. İç dünyanı en iyi kanalize ettiğin alan doğanın sınırsız ortamı oluyor. Bazen yağmurun bazen denizin kokusunda huzur buluyorsun. Sevincini ve hüznünü aşağıdaki gibi tabiatın güzellikleriyle anlatıyorsun.

Kalbim yolların sürgünü, aldırma
kararıyorum gölgesiz gururlarda
sana değil bana değil
kaderimize bu feryat
çareyi bul bana getir
çare ise sabır dua
aaay, aaaay, aaaay, eyvahh.
aaay, aaaay, aaaay, aaayy
kar bürüyor yollarımı
kim doluyor kollarıma
yağ da yetiş
be yağmurun ağarmayan sabahları
yandım aman yar demeden
hangi ödünç kar canıma
yağ da devir şu dağlarımı
görelim gök nerede

Hangi sahranın gülüyüm, aldırmam
kâh arıyorum, kâhi kayboldum orda
Sana değil bana değil
kaderimize bu feryat
Çareyi bul bana getir
çare ise sabır dua
Kar bürüyor yollarımı
Kim doluyor kollarıma
Yağ da yetiş.

Oğlak (Sarmaşık)

Kendini ne kadar sıksan da gönül meselelerinde aşk kural tanımaz. Kalbini titreten biri çıktı mı kendi ördüğün duvarları bile kolayca yıkma noktasına gelirsin. İnce eleyip sık dokudun, nihayet içini açacağın bir gönül buldun kendine. Onunla ilgili düşler kurarken aşağıdaki duygusal satırlı melodiyi sık sık söylersin.

Öyle bir taht yaptım ki sana
Kimsenin gücü yok yerini almaya
Kor denizden o gül dudağın
Söyle şimdi kimden yana?

Gönlün var mı bende sarmaşık?
Yol mu karmaşık, her neyse
Alıştık belki, aşk bu sırnaşık
Öldür dersin ölmez de

Gönlün var mı bende sarmaşık?
Yol mu karmaşık, her neyse
Alıştık belki, aşk bu sırnaşık
Öldür dersin ölmez de

Kuş uçmaz kervan geçmez kerbela
Sana kolay gitmek, kalmak güçbela
Yırtıldık kağıt gibi ortadan
Satırlar sende, ben beyaz boşluklar

Gönlün var mı bende sarmaşık?
Yol mu karmaşık, her neyse
Alıştık belki, aşk bu sırnaşık
Öldür dersin ölmez de

Kova (Canki)

Özgür dünyandan dilediğin gibi yaşıyorsun. Geleneksel kurallarla belirlenmiş yaşam tarzları seni bağlamıyor. İçindeki fırtınaları da tutkuları da rahatça dile döküyorsun. Ciddi ilişkileri zamana bırakıyor, ruhsal ve fiziksel olarak kendini doyurmayı daha çok seviyorsun. İşte zevkle mırıldandığın o cesur şarkı:

Dün gece bir cankiyle yattım, çok sertti
Tekno koyu, kafam iyi ve ışıklar loştu
Karanlık bende acayip oyunlar oynarken
Gölgeler içinden kendime bir beden seçtim

Dün gece bir cankiyle yattım, çok sertti
Yerler kaygan, ağzım dolu ve oda bomboştu
Bildiğim bütün yiğitler birlikte dans ederken
Venüs’ün evladı köşede belirdi

Ellerimi yorsa ellerin
Ben bana uymam, yok söylerim
Hangi günahla şeytan olunursa burada
Mükemmel bir yoldan öderim

Çileklere tekme attım, aklımı kaybettim
Manyaktan geçilmiyor ortalık, vaov
Taraklar cennetinde ruhuma rönesans
Bu çavuşta mottomun tokatlandığı yerdeyim

Dün gece bir cankiyle yattım, çok sertti
Matrefilli mantık ötesi bir satrafordu
Kendini anlattı bana, yolu gösterdi derken
Yıldızlara çıkardı, kapıyı tersten açardı

Ellerimi yorsa ellerin
Ben bana uymam, yok söylerim
Hangi günahla şeytan olunursa burada
Mükemmel bir yoldan öderim

Balık (Öyle Kolaysa)

Zodyak’ın son burcu olarak bir tamamlanışı sembolize ediyorsun. Hayal dünyanı gerçek dünyayla iç içe geçiriyorsun. Aşk senin için düşler aleminde geçen bir illüzyon niteliği taşıyor. O tarifsiz mutluluk elinden uçacak diye tedirgin oluyorsun. Aşkın bitmesi senin için bir rüyanın bitmesi anlamına gelirken o satırları fısıldıyorsun.

Yaşadık be tamam
Anladıysak ne gam
Bir sofrada bin saf tutulmuş
Görmüyorsan devam

Ağlarım gülerim
Aynı tas ve hamam
Adamım, kaygan kanun bu
Düşerim uyamam

Kalmasın bak elinde
Gönül bu yerme, yerinme
Ve dünya bir çölse, durma
Seraba su getir

Öyle kolaysa gel başımdan
Kaldır at sevdanı
Dertli saz bu boşa çalınmaz
Çaldığın reva mı?

Öyle kolaysa gel başımdan
Kaldır at sevdanı
Dertli sazdım boşa çalınmazdım
Çaldığın reva mı?
Çaldığın reva mı?

Satmam bu dert benim
Hem ağam hem paşam
Öğrenirim onunla kendimi
Direnenler yaşar

Kalmasın bak elinde
Gönül bu yerme, yerinme
Ve dünya bir çölse, durma
Seraba su getir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir