Burcuna Göre Cinsellikte Doğru Bildiğin Yanlışlar!

Cinsellik insanın en primitif duygusu. İnsanlığın geldiği noktada bu temel ihtiyacı, geleneklerden, kültürden, efsanelerden ayrı düşünmek ise neredeyse imkânsız. Cinselliğin temel itim gücü olan arzu, iklim, psikoloji, hormon, duygu, yaş, meslek, toplumsal alanda kabul edilen gerçek dışı düşünceler… olmak üzere aklınıza gelebilecek her değişkenden etkilenir. Yaşamı boyunca orgazmı tatmamış kadınlar, şehir efsaneleri yüzünden beyhude yere özgüvenini yitiren erkekler, cinselliği ayıplayıp yorgan altına tıkanlar, fazla abartıp suyunu çıkaranlar… derken bu liste uzar gider! Bunca değişken arasında cinselliği salt düşünmek mümkün değilken, bir de kendi ürettiğimiz yanlışlara takılmayalım istedik. İlişkide kendi motivasyonumuzu düşürmemize yol açan doğru bilinen yanlışları burçlar özelinde ele almaya karar verdik. “Burcuna göre cinsellikte doğru bilinen yanlışlar neler?” senin için araştırdık.

Tüm Fiziksel Yakınlaşmalar Sevişmeyle Sonlanır!

Külliyen yalan olan bu spekülasyonu ateş grubundan olan Koç ve Yay insanlarının çıkardığından şüpheleniyoruz. Zira hızına hız, gücüne kuvvet katmak isteyen, aklına geleni neticelendirmeden rahat etmeyen bu ikili, ön sevişmede takılmak, azıcık cilveleşip ayrılmak, çoktan hazır oldukları birleşmeyi ertelemek istemeyecek, bu yüzden sonuç odaklı davranırken tüm duygu basamaklarını ihlal edip mutlu son peşine düşeceklerdir. Aksi halde ise partnerlerine kolayca kulp takmaktan çekinmeyeceklerdir. Koç ve Yay’ın kanı deli akar, beyinlerine hücum eden basınç skora kilitlenmelerine yol açar! Oysa her yakınlaşmanın sonu sevişmeyle bitmeyebilir, gece sarılıp uyuyarak geçebilir ya da “devamı haftaya” ertelenebilir. Bu ne tarafların isteksizliğini ne tercih edilmediklerini ne de bir kusurlarının olduğunu gösterir.

Seksi Erkek Yönetir, Her Şeyi Bilir Ve Eylemi O Başlatır!

Tümüyle ataerkil olan toplumsal yapının ürünüdür ve kendini parlatmanın, yenilmezliğini her fırsatta herkesin gözüne sokma gayretinde olanın ekmeğine yağ sürer. Belli ki zamanın birinde Aslan; “ben doğuştan kralım, benim kurallarım, benim arzularım” demiş, onu takip eden Koç, “ben bilirim ve takip edilmek isterim, dünyayı ben başlattım, ilişkinin ne zaman başlayacağına tabi ki ben karar veririm” diye eklemiş, Oğlak ise zaten kendi otoritesi kurduğu yerde kimseye söz hakkı tanımamış olacak ki, bugün doğru bilinen yanlışların arasına seksin erkek egemen bir yapısının olduğu safsatası eklenmiş.

Zira cinsel birleşme ne sanıldığı gibi sözü en çok geçenin himayesi altında gerçekleşen bir horoz dövüşüdür ne de kadın teslimiyetini gerektiren bir zorunluluk! Cinselliğin sanıldığı gibi kuralı, şekli, skoru, doğrusu, yanlışı yoktur! Bu bir tür aşk yaşama, birbirini sevme, hissetme ve bir olma biçimidir ve her yeni deneyim bambaşka bir kuralsızlığın kapılarını aralar. Bunu adımları belirsiz, tekniği tarifsiz, öndersiz bir eşli dans olarak düşünebilirsiniz. Çiftlerin hiçbir konuda uzmanlık geliştirmesi gerekmez, eşini arzulayan bir kadının da köşesinde sonsuza dek bekleyip duygularını saklayacağı düşünülemez.

Cinsellik İçgüdüseldir, Öğrenilmez!

Her şeye muktedir olduğu önyargısına sımsıkı sarılan Aslan’a bir kelime öğretebilen var mı acaba? Ya da Balık’a kendi hayal dünyasının dışında bir gerçekliğin varlığını ispat edebilen çıkmış mı bugüne kadar! Balık ve Aslan’a kendi istemedikleri sürece hiçbir şey yaptıramazsınız. Dünyaya bin bilir olarak geldiğini düşünen Aslan ile öğrenme merakını çok önceleri yitiren Balık’a içgüdülerinin ötesinde bir dünyanın olduğunu öğretemezsiniz. İnsan dünya yaşamına başladığı vakitten bu yana yeterince öğrendiğini düşünüp köşesine çekilmemiş, her gün bir öncekine göre bir adım öteye gitmeyi ihmal etmemiştir. Sonsuz bir öğrenmedir insanınki! İnsan sahip olduğu duygu dünyasını yaşamakta elbette özgürdür, hiçbir kurala tabi olmak zorunda değildir. Ama kimi keşiflere yüz çevirmesi de insanlığın gelişimi açısından oldukça tehlikelidir.

Cinsel Birliktelikte Fantezi Kurulmaz, Konuşulmaz!

Dünyadaki en saçma geleneklerden, insanları kabuklarına sıkıştırmayı amaçlayan, tutsaklığa iten görüşlerden biridir! Düşünsenize çağlar boyunca insanlar âşık olmuş, birbirlerini arzulamış ve seks yapmışken, yılın birinde bir grup insan kimi “ayıp”, bazı “günah”, bazen de “kültür” başlığı altında nesilleri bu öğretiyle yetiştirmiş ve insanların en özgür alanlarına dahi bir kısıt getirmiştir. Fantezi dünyasını dışlayan, kendine yakıştıramayan, cinsel birleşmeyi bir sevgi biçimi olarak görmek yerine üreme şekli olmakla sınırlayan bu bakış açısı, aşkın çoğalamaması için icat edilmiştir. Gelenekçi yapılarıyla öne çıkan, kuralcı yapıda olan Yengeç, Oğlak ve Başak bu geleneği devam ettirenler arasındadır. Ve sanılanın aksine iki kişinin birbirini arzulamasının hiçbir kuralı yoktur.

Erkek Her Zaman Cinsel İlişkiyi İster Ve Hazırdır!

Erken ya da kadın fark etmez, kimi zaman çiftler birbirlerini her zamanki kadar tutkuyla istemez. Bunun milyon çeşit sebebi olabilir. Her an cinsel birleşime hazır olma durumu, tümüyle efsanedir. Kimi zaman yaşanan isteksizliklerin, fizyolojik, psikolojik, biyolojik… bir dolu sebebi olabilir. İkizler için çapkın denir, flörte düşkün olduğunun sıkça altı çizilir ancak sanılanın aksine İkizler, cinsellik peşinde koşmaz, hoş sohbet arzular, zekâ arar, ancak zihinsel olarak etkilendiği insanlara karşı arzu duyar! Akrep zaten Zodyak’ın seks düşkünü çocuğu olarak anılır ama ruhunu göremediği, duygusal olarak ait hissetmediği kimselere karşı duyguları uyanmaz. Boğa ise tümüyle âşık olduğu insanı arar! Cinselliğin olmadığı bir hayatı düşünemez ama bu her zaman seks yapmaya hazır olduğunu göstermez. Bu spekülasyon yüzünden cinsel arzu duymayan bu burçlar, kendilerinde eksik aramaya koyulabilir. Koyulmayın!

Çiftlerin Aynı Anda Orgazm Olması Gerekir!

Dünyanın en büyük yalanı! Neymiş sadece gerçekten birbirine ait olan çiftler aynı anda orgazmı yaşar, diğerleri birbirlerini gerçekten sevmezmiş! Eğer gerçek aşkınız olup olmadığını merak ediyor, ruh eşiniz olduğundan şüphe ediyorsanız bu yolla sağlama yapabilirmişsiniz! Bu masalı da eşitlik sevdalısı, marjinal olma meraklısı Kova ile, sevgilisi olmadan tuvalete gitmeyen, yalnız kalmaktansa yılana sarılan Terazi uydurmuştur! İki kişinin kuyuya attığı bu sahte taşlar kim bilir kaç ilişkinin sonunu hazırlamıştır. Başında da söylediğimiz gibi cinsel birleşmede “olması gereken” diye bir şey yok! Kural, kaide zaten yok! Böyle şeylerle uğraşıp kalbinizin sesine çomak sokmayın, aklınızda olmayanı zorla yüreğinize sokup hüsran yaşamayın!

ilk yorum

Bir Yorum Bırakın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir