Burcuna Göre 2000’lerden Hangi Pop Şarkısısın

90’ları Türkçe popun atağa kalktığı yıllar olarak biliyoruz. Peki ya 2000’ler? Pop müziğin zirve yaptığı yıllar olarak tanımlasak abartmış olmayız. Zira bugün hâlâ severek dinlediğimiz birçok isim çıkışını o yıllarla birlikte yaptı. Hatta şarkıları sınırları aşan bir üne ulaştı. Pek çoğu da hâlâ hafızalarımızda tazeliğini koruyor. O yıllardan bir şarkı bir yerlerde çalmayagörsün dudaklarımız biz farkında olmadan şarkıyı mırıldanmaya başlıyor. Peki, senin burcunun playlistinde 2000’lerden hangi şarkı yer alıyor?

Koç: Mustafa Sandal – Aşka Yürek Gerek

Koçların aşkta ne kadar gözü kara kimseler olduklarını sanıyoruz bir kez daha anlatmaya gerek yok. Bir kere aşık olduysa tüm dünyaları alır karşısına. Kırık hayallerin peşine de düşer, bile bile yenik savaşlara da girer. “Aşka yürek gerek anlasana. Her defa yanıyorum ama gitmeliyim” der ardından gözyaşı dökülse bile gözünü karartıp yoluna devam eder.

Boğa: Hande Yener – Yalanın Batsın

Boğalar için güven her ilişkinin temeli. Ortada bir türlü giderilmeyen soru işaretleri varsa ya da birbiri ardına söylenen yalanlar söz konusuysa “Yalanın batsın, yalancısın” deyip ilişkiyi o dakika bitirir. O saatten sonra sevgilisi kapına köleyim deyip de yalvarsa fark etmez. “Yeni aşk hayatında mutluluk dilerim. Dönme sakın geri, çok gülerim” diyerek geri dönüşün olmayacağını kesin bir dille belirtir.

İkizler: Göksel – Bi Seni Konuşurum

İkizlerin bir şeyleri içinde tutabildiği görülmüş şey değil. Mevzu bahis aşkken hele! Konu komşu kim varsa her şeyi anlatmayı bir borç bilir kendine. Anlatır da anlatır, aşkının ne kadar büyük olduğunun farkına da çoğu kez sohbet masalarında varır. Böylesi bir aşk sarhoşluğunda sağını solunu şaşırıp unutur, uzaklara dalıp dalıp sevdiğinin olur, sus olur pus olur, hep sevdiğini konuşur.

Yengeç: Nazan Öncel – Aşkım Baksana Bana

Yengeçlerin aşktan beklentileri oldukça büyük. Sevdiği insan hep onunla ilgilensin, her zaman onu ne kadar çok sevdiğinden bahsetsin, bir dediğini iki etmesin… Ancak öyle doyabilir bu duyguya. Sevdiğinin eksikliğini hissettiği her an başlar “Aşkım baksana bana aşkım. Aşkım ağlarım ama aşkım” diye söylenmeye. Dediğimiz gibi tek bir beklentileri var o da aşkının yatıp kalkıp onu düşünmesi, hep onu düşünmesi…

Aslan: Ayça – Yıkılıyo

Aslanların özgüvenlerinden sual olunmaz. Hayranlık dolu bakışlar, imrenerek bakan gözler, karşısında ağzını açıp iki kelime edemeyenler… Alışıklar böyle durumlara. Özellikle de aşk hayatlarında. Sonuçta buralar yıkılıyor, ondan yıkılıyor, her gün peşinde birileri dolanıyor. Böyle zamanlarda “Görünce beni küçük dilin tutuldu. Kalbinin atışı uzağa duyuldu. Hadi bana, hadi bana, hadi bana söyle. Seviyorum de acemi aşık” deyip yardımcı olur sevdiğine.

Başak: Sertab Erener – Kendime Yeni Bir Ben Lazım

Sanılanın aksine Başaklar, dünyaya eleştirel bir gözle bakmıyor ya da insanları yermekten hoşlanmıyor. En büyük örnek, kendileri. Çoğu zaman en çok kendi hakkında söyleniyor. Yüzünü asıp kalmasından yakınıyor, hep içine atmasından dert yanıyor. Hepsinin sonunda “Kendime yeni bir ben lazım” diye kendi kendini paralıyor.

Terazi: Gülşen – Of Of

Teraziler aşık olunca bambaşka bir insana dönüşüyor. Hayat enerjisi yükseliyor, dünya gözüne hiç olmadığı kadar renkli gözüküyor. Aşık olmayı bu kadar çok isterken, aşktan en çok canı yanan yine kendisi oluyor. Aşkında bile içlendiği günler, bozulduğu şeyler oluyor ama hiçbirini yansıtmıyor. Sonra yine kavuşmak hayal oluyor tabii! Her şeyin sonunda “Of of. Hislerimle oynuyorsun. Gırgır geçip duruyorsun. Neden böyle yapıyorsun, of” diye sitem etmekten başka elinden bir şey gelmiyor.

Akrep: Nez – Sakın Ha

Akreplerin ortamlarda külyutmaz olarak tanınmasının bir sebebi var. Onları kandırabilmek kat’a mümkün değil. Böyle bir şeye yeltenenleri yedi cihana duyurmayı da kendine bir borç bilir. İlişkilerinde bile bu böyle. O gülen gözlerin ardında neler saklı olduğunu bir kez fark etmesin, maskesini anında indiriverir. “Seni bırakıp da gidenler inan bana çok haklıdır” diyerek de son dersini verir.

Yay: Eylem – Aman

Yayların en anlam veremediği insan tipi, en ufak bir sorunda bile ortalığı velveleye verenler. Kendisi neler neler yaşadı da bir kez olsun yakın çevresine yansıtmadı… Daha doğru bir ifadeyle hiçbir zaman kendini üzüntüden yerlere atacak bir pozisyona sokmadı. En kötü anlarında hepsinin geçici olduğuna inandı, başına gelen bin bir musibeti umursamazlığıyla başından savdı. Soran olursa söyleyeceği bu; “Aman! Unut her şeyi. Aman! Salla dertleri. Aman! Nasıl olursa yeni bir gün doğacak. Bak gör sen.

Oğlak: Murat Boz – İki Medeni İnsan

Oğlakların içe kapanık ve ketum hallerinde geçmişte yaşadıkları hayal kırıklıklarının önemli bir payı var. Kusursuz aşkın arayışındayken yaptığı yol kazalarından göz göre göre inandığı yalanlara kadar… Hoş, ne yaşarsa yaşasın bir kez olsun bozmaz jantiliğini. “O zaman en hayırlısı olsun hakkımızda. Git hadi burada durma. Ama lütfen kapıyı vurma. İki medeni insanız biz. Bu kadar olsun farkımız da” deyip bakar kendi yoluna.

Kova: Nil Karaibrahimgil – Pırlanta

Kovalar bugüne dek ne elde ettiyse kendi tırnaklarıyla kazıya kazıya elde etti. Ne eşinin parasından geçindi, ne de baba parası yedi. Zaten kendi ayakları üstünde durmak, oldum olası en büyük hayalleri. Pinti sevgililerine karşı hiç çekinmeden “Paran cebinde kalsın. Bırak artık rahatsın. Bu kız mal mülkü ne yapsın. Çalışır yapar” demesinden belli. Parmağında yüzük görenler de yanlış bir izlenime kapılmasın. Öyle evlilik meraklısı bir tip değil. “Tek taşımı kendim aldım, tek başıma kendim taktım. Girmesinler havaya” diye herkese haddini bildirir.

Balık: İrem – Hayalet Sevgilim

Balıklar, aşkın her rengini iliklerine kadar hissetme kapasitesine sahip. Aşkın ilk zamanlarında yüreği pır pır eder, ilerleyen dönemlerde aşkından deli divaneye döner. Ayrılıklarında ise neredeyse dünyadan elini eteğini çeker. “Yıllardır çektiğim bu hasret mi çile mi? Haram mısın bana bir bilsem. Bebeğim benim hayalet sevgilim” diye olan biten her şeye sitem eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir