Burçların En Güçlü Feminist Sloganları!

Yaygın kanının aksine, kadını önceleyen değil, cinsiyet ayrımına karşı çıkan bir dünya görüşüdür feminizm. İnsanın değerini vurgular ve kadını erkekten ayırmamanın yollarını arar! Feminist görüş savunucusu olan kadın ve erkeklerin sıklıkla kadınlardan bahsetmesinin sebebi, kadın erkek dengesizliğini gidermektir. Esasen çağın birinde “ikinci tür” ilan edilen, aşağı görülen, uyduruk yetersizlik duvarlarıyla sosyal yaşamı engellenen kadın; var olan haklarını yeniden kazanmak için mücadele vermek zorundadır ve bu başlı başına yeterince onur kırıcıdır! 

Madem böyle gerekti, toplum sessiz kalanı diskalifiye etmekle yetindi, sesini çıkarmaya üşenip “herkesin derdi kendine” dedi, öyleyse iş başa düştü! Biz de güçlü kadınların seslerini duyurdukları balyoz cümlelerini sizler için derledik, en uygun sloganı burcunun yanına iliştirdik.

Unutulmamalıdır ki Kadınlar Günü indirim günü değil, emeklerinin karşılığını istedikleri sırada katledilen 129 kadın işçiyi anma, hepimiz için yapılan bu mücadeleyi sürdürme günüdür! 

Koç       

Kadınları çiçek diye saksıya koyar, ev hapsine zorlar, kendiniz geceleri mesken tutarsınız! Canınız ister iki yudum sular, istemezse yazın kurağında kurutursunuz! Bir gün solsa suyun altına sokup şok etkisi yapar, her koşulda çiçek açmasını bekler durursunuz! Koç bu ektiğin yerde kalmaz, bir yudum su için kimsenin kahrını çekmeye de katlanmaz. O yüzden “Kadın kadındır, çiçek babandır!”

Boğa    

Boğa kimsenin dünyasına tamah etmez, kendi sanatını konuşturamadığı diken üstlerinde huzurunun kaçmasına göz yummaz! Yeteneklerinin kimsenin elinde telef olmasına razı gelmez. Kazandığını ister harcar ister yastıklara doldurup yan gelir yatar! Kimsenin yardımına da ihtiyacı yoktur, en pratik ve estetik yaşamı kendi elleriyle yapar. Boğa’nın diyeceği şu ki; “Dünya dediğin batarsa batar, kadınlar daha güzelini zaten kurar!”

İkizler  

Senin yerin ev, yerin mutfak diyen zihniyeti çenesiyle kör kuyulara atar İkizler. Tek lafıyla beş kamyon adam toplar da zorbalıktan medet ummaz. Özgürlüğünü de kuru gürültüye bırakmaz, kas gücünden korkup kuyruğunu kıstırmaz! Gezmesine de sohbetine de kahkahasına da ağzı olan konuşup karışamaz! “Geceler de bizim sokaklar da!” diyen İkizler, kadın kısmısı karanlık olunca çeker perdesini, kırar dizini diyenlerin ağzına bakıp kendini kısıtlamaz!

Yengeç

Kız çocuklarını erken yaşta iki tokatla eğitmeli diyen cahilin ağzının tam ortasına şamarı çeker Yengeç! Eskinin kız çocuğu, dünün genç kızı, bugünün annesi Yengeç; kuru gürültüye pabuç bırakmaz, örümcek kafalıların lafına bakıp evlatlarını horlamaz! Evin direği olmak kas gücü değil, yürek ister! Bunu da en iyi Yengeç bilir! Yengeç’in geleneklerine göre “Kızını sevmeyen, böğrünü döver!”

Aslan   

Evvel zamanda Aslan’ı yıldızı parlıyor diye artist olacak sandınız, kapısına kilit takıp bacasını tıkadınız! “Doğru eve” deyip gördüğünüz yerden geri çevirdiniz, bir nefes aldırmadınız! Erken yaşta baş göz edelim de sakata gelmeyelim diye de konu komşuya haber saldınız! Pardon da kime sordunuz? Hayır, bir sorsaydınız “Benim bedenim, benim kararım!” diyen Aslan’dan ağzınıza düşen payı alacaktınız!

Başak  

Başak kendi düzenini kurar, evini pırıl pırıl yapıp döne döne mikropsuz bir hayat yaşar! Ama kimse mis gibi yaşam alanının içine gelip çamuruyla basamaz, çoraplarını çıkarıp “işin ne yıka” edasıyla halının ortasına atamaz! O zaman ne dirlik kalır ne düzen, köleliğe zorlanan Başak kendi kulakları duysun diye keskin bir slogan atar! Dünyanın yükünü sen mi taşıyacaksın, “Bırak evi bok götürsün!” herkes kendi hatalarında boğulup gerekirse sürünsün!

Terazi  

Terazi kadını sadece huzur isteyip nazikçe bir yaşam dilerken, sahip olduğu zarafetle tüm insanlara eşit mesafede konumlanıp herkesin mutluluğunu isterken, sevdiği adamı mutlu etmek için fedakârlık yapmaktan çekinmezken kaba bir duvara toslarsa, kadın olduğu için ikinci sınıf bir muameleyle karşılaşırsa çıkmaz denen sesi çıkar, sloganın dişlisi patlar; “Ayrıma karşıyız, önce insan sonra kadınız!” Anlamayana neylesin barış çubukları, zeytin dalları!

Akrep  

İşinize gelince evi dişi kuş yapar, çamaşırları yıkar, bulaşıkları durular, yemekleri desen çeşit çeşit yapıp beyinin masasını kurar! Sonra? “Sen kadınsın elinin hamuruyla erkek işine karışma” hadsizliği ile burun buruna gelir, “kadın şeytandır” söylemiyle yüzleşir değil mi? O zaman Akrep’in söyleyecekleri var duymayan kalmasın, “Ev işlerini marslılar yapsın, cadıysam süpürgem bana kalsın!”

Yay       

Yay gelenekten yasa çıkacağına inanmaz, örfümüz öyle diyenin peşine kuzu olup takılmaz! Koyun isteyen haydi dağlık alanlara, çoban ardında insan olan güdülmez, kadının koşulsuz itaat etmesi de beklenemez! Sizin koyduğunuz kuralları beğenmiyor diye de kimse eleştirilip zarar göremez! Yay açıkça söyler, beğenmeyen kendi hayatına bakar; “Ne seninim ne kara toprağın, kendi hayatımı istediğim gibi yaşarım!”

Oğlak   

Oğlak başarılı olmak için gerekli motivasyon, kararlılık ve azimle doğar! Tuttuğunu koparır, özellikle başkalarının paralarını yönetmek, doğru değerlendirmek konusunda uzmandır. “Kadının yeri erkeğinin yanıdır” saçmalığını da hiç komik bulmaz! Zira Oğlak yere sağlam basar, adımlarını kontrollü atar, kendi yaşamını inşa ederken ağızları açık bırakmazsa şaşar! Oğlak’ın sloganı tüm dünya kadınlarını da el ele vermeye çağırır; “Dünya yerinden oynar, kadın haklarını savunsa!”

Kova    

“Kadının yularını sıkı tutacak, gözünü sıkı sıkıya bağlayacaksın, öyle sağa sola bakmasına müsaade etmeyeceksin” diye ileri geri konuşan, küçümseyip çocuk üretim merkezi olarak gören zihniyetlerin karşısında susmaz, “Allah’ından bulsun” deyip sırtını dönmez Kova! “İnadına isyan, inadına özgürlük!” çığlığını herkesin duyabileceği yerlerde, binlerce kişiyle birlikte atmazsa rahat uyuyamaz!

Balık    

Balık bir susar, iki duymazdan gelir, üç kendi dünyasına çekilir, dört, beş derken olmaz denen olur, Balık’ın sabrının sonu görününce feriştahı gelse durulmaz! Kül kediliğine de pamuk prensesliğine de boyun eğdi, kendi düşlerinde huzura erdi diye dünya hayatını boşverdi, “takdir-i ilahi” deyip yazgısını kabul etti, Allah’a havale etti ama buraya kadar! Sonunda Balık da fark etti; “Kül kedisi değil, ev işçisiyiz!” demenin tam zamanı şimdi!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir