Burcun Hangi Queen Şarkısında Kendini Gösteriyor?

Queen’in hikâyesi 1970 yılında Londra’da başladı. Bugün hâlâ gelmiş geçmiş en iyi şarkılar arasında isimleri geçen şarkılara imza attı, müzik dünyasına video klip kavramını kazandırdı, milyonlar satan albümleriyle aylarca liste başı kaldı. Hatta konser verdikleri her yerde stadyumlar tıklım tıklımdı. 70’lere ve 80’lere damgasını vuran efsanevi grubun hikâyesi, 1995 yılında Freddie Mercury’nin hayata erken vedasıyla noktalandı. Geriye ise hafızalardan silinmeyen unutulmaz şarkılar kaldı.

Koç – We Will Rock You

Göbek adı mücadele olan Koçlar hayalleri söz konusu olduğunda karşısına çıkanın canına okumada gözünü bile kırpmayabilir. Hedeflerini gerçek kılmak için durup dinlenmeksizin çalışırken, kim onların yoluna taş koyabilir. Cesaret eden çıksa bile ağzının payı itinayla verilir. Bilenler bilir, Koçların tersi bir hayli pistir. Asla yalnız yürümedikleri yollarında karşısına kim çıksa “Seni sallayacağız” deyip dosta güven, düşmana korku verir.

Boğa – Killer Queen

Oscar Wilde ne güzel demiş zamanında “Bana lükslerimi verin, ihtiyaçlarım olmadan da yaşarım” diye. Boğaların hayata karşı bakış açısı da genelde öyle. Keyiflerince yaşasınlar, en iyi markaları kullansınlar, kraliyet ailesindenmiş gibi takılsınlar… Bunu bilmeyen yoktur çevrelerinde. Birine Boğaların hayat tarzını sorsan hemen sana söyler, “Havyar ve sigara dersen, hepsi en iyi marka. Fevkaladenin fevkinde!

İkizler – Under Pressure

İkizler, Zodyak’ın deli dolu insanları. Onlar hayatlarını özgürce yaşamalı, kendi dünyalarında sevdikleriyle birlikte dilediğince at koşturmalı. Özgürlüklerine düşecek en ufak bir gölge ise onların neşelerinin bir anda sönmesine neden olabilir. Omuzlarında kaldıramayacakları bir baskı varken çıkış kapısını onlara sadece aşkları aralayabilir. Bu yüzden “Çılgınlık gülüyor baskı altında biz tükenirken” deyip aşka bir şans vererek, sorunların üstesinden gelmeyi seçebilir.

Yengeç – Love of My Life

Yengeçler hayatlarına seviyesiz ya da günübirlik ilişkileri buyur etmez. Birine kalbini verdiyse, ömrünü onunla geçirmek istediğini bilir. İşler yolunda gitmese bile her şeyi eski haline getirmek için çalışıp didinir. Ayrılık çanlarına söz geçiremese de umudunu kaybetmez hiçbir zaman, sevdiğine hislerine tüm çıplaklığıyla açabilir. “Aşkımı çaldın, şimdi de beni yüz üstü bırakıyorsun” derken dolmaya başlayan gözleriyle “Hayatımın aşkı, göremiyor musun?” deyip son ana kadar direnebilir.

Aslan – The Show Must Go On

Herkes Aslanların hayatlarına bakıp gıpta ediyor ama çokça zaman içlerinde büyük fırtınalar kopuyor, kimselerin ruhu duymuyor. Hayal kırıklıkları, büyük depremler yaşasa da düştüğü yerden kalkmayı iyi biliyor. Onları bu denli gösterişli ve etkileyici yapan da çoğu zaman bu özellikleri oluyor. Aynaya baktıklarında “İçimde kalbim parçalanıyor. Makyajım dökülüyor olabilir ama gülümsemem hala duruyor” diyor ama tek bir şeye inanıyor: “Şov devam etmeli…”

Başak – Crazy Little Thing Called Love

Başaklar, hayatlarının her anını düzenlemekten ve beklentilerini buna göre ayarlamaktan yana. Büyük maceralar ya da düzenlerini alt üst edecek şeyler çoğu zaman ürkütücü gelir onlara. Ait oldukları dünyalarında huzur içerisinde yaşamak varken her şeye baştan başlamak kolay mı Allah aşkına? Aşk karnelerinin kırıklarla dolu olması, bundan çoğu zaman. Onları soğuk terler içerisinde bırakan yeni bir aşk karşısında “Sakin olmam lazım, rahatlamam, kendime gelmem…” diye kendilerini telkin ederken aşkı çılgınca bir şey olarak tanımlamaları da bundan.

Terazi – Somebody To Love

Teraziler, eğlenceli ortamların sosyal kelebeği. Bir partiden diğerine koşturmalı, sevdiği insanlarla birlikte geceleri sabah etmeli. Mutluluğun tanımı bu onlara göre, sevildiğini bildiği insanlarla birlikte olabilmeleri. Aksi takdirde depresyon sınırına doğru sürebilirler kendilerini. Her şeyleri olsa ya da insanlar onlara gıptayla baksa ne fark eder, yalnız kaldıktan sonra tüm bunların ne önemi var? Kendi içlerinde defalarca tekrarlar: “Tanrım, birisi. Kim olursa, bana sevecek birini bulabilir mi?”

Akrep – Another One Bites The Dust

En güç durumlarda bile pes etmeyi aklından geçirmeyen ve düştüğü yerden kalkmayı herkesten iyi bilen Akrepler, hayatlarından çıkan kişilerin arkasından dönüp bakmaz bile. Kalpleri ne kadar acısa da yaralarını dağlar, bir şekilde bakarlar önlerine. Hayatlarından bezdirilmiş, dövülmüş ya da aldatılmış olsalar bile ne fayda, “Hazırım, evet seninle kavgaya varım. Kendi ayaklarımın üstündeyim artık” diyerek meydan okuyabilir daha fazlasına.

Yay – Don’t Stop Me Now

Yayı Yay yapan özellikleri nedir diye sorulsa iki cevaptan biri verilir illaki: Girişkenlikleri ve bitmek bilmez enerjileri. Hakları var, Yayları uzun uzun oturduğu yere yapışmış görmez kimseler. Bir bakarsın yeni bir şehre doğru direksiyonu kırarlar ya da bir dans pistinde kendilerinden geçene kadar dans ederler. Enerjilerini emecek kimselere izin vermez, “Beni şimdi durdurma. Çünkü iyi zaman geçiriyorum” diyerek kurtlarını dökmeye devam ederler.

Oğlak – We Are The Champions

Oğlakların sınavlarda üst sıralarda yer alması, yöneticilik koltuğunda oturması ya da başarılarla dolu hayatları tesadüf olamaz değil mi? Demek ki var herkesin örnek alması gereken özellikleri. O da asla hedeflerinden vazgeçmemeleri! En iyisi için elinden geleni ardına koymayan ve bedelini ödemekten çekinmeyen Oğlaklar sıkça söyler “Biz şampiyonuz” diye. Sebebi ise belli. Her daim “Sonuna kadar savaşmaya devam edeceğiz” diyebilmeleri.

Kova – I Want To Break Free

Kovaların tahammül edemediği bir şey varsa o da birinin gelip özgürlüklerini elinden almaya cüret etmesi. Başkaları sevebilir ama onlar dayanamaz kendini başkasının kanatları altında saklamaya. Aşkta bir taraf ikna eder ya karşısındakini, kendisi olmadan yaşayamayacağına, Kovaları o an başlar afakanlar basmaya. Aşkı için özgürlüğünü bir müddet askıya alsa bile “Özgür kalmak zorundayım. Tanrı biliyor, özgürleşmek istiyorum” diyebilir bir müddet sonra.

Balık – Bohemian Rhapsody

Hayatı üzerine en çok düşünen ve kendisiyle tükenmez tartışmalara giren burçlar arasında belki de en tepede Balıklar. Sıkça ayna karşısına geçer, hayatında olup bitenleri şöyle bir tartar. “Bu gerçek hayat mı yoksa bir rüya mı?” diye kendini yoklar. Onu en çok hayalini kurduğu yaşamdan uzak düşmek yaralar. Günlerini boşuna geçirdiği hissine kapıldıysa hele kafasında kurar da kurar. Rüzgâr hangi yönden eserse kendini ona bırakır, bohem bir hayata karışmaya başlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir