Burçların Varlık Sebepleri!

“Cogito ergo sum!” Descartes’in felsefe tarihine kazandırdığı bir var oluş çıkarımıdır! Esasen her şeyden şüphe edebildiğini fark edip düşünebilen bir canlı olduğunu keşfeden ve varlığını zihinsel işleviyle ispatlayan Descartes; “Düşünüyorum öyleyse varım!” söylemiyle modern dünyada tanınır olmuştur! Biz de Descartes’in bu varlık çıkarımında hareketle burçların ne için var olduklarını soruşturduk. Ve sizler için bir “… öyleyse varım” listesi hazırladık.

Koç      

Koç, yaşamı; galibiyeti zorunlu bir mücadele alanı olarak görür. Dolayısıyla Koç; gol kralı olduğunda, rakibini ringe serip yumruğunu havaya kaldırdığında, parkurun sonundaki ipi ilk sırada göğüslediğinde, alkışlar eşliğinde galibiyet nişanını göğsüne taktığında var olur ve “Kazanıyorum öyleyse varım!” çıkarımı Koç’un hayat felsefeni layıkıyla yansıtır.

Boğa   

Boğa sahip olmak ve elindekileri güvenli bir şekilde koruyarak geleceğini garanti altına almak üzere kurgular tüm yaşamını. Sahip olduklarına sadakatle bağlanır ve en önemlisi sevdikleriyle birlikte kendine güvenli bir hayat kurar! Sonsuza dek sadık olacağı bir eş, konfor alanını yaratabileceği bir ev ve ömrünce bağlarını koruyabileceği bir aileye sahip olmak ister Boğa! Ve “Sahibim, öyleyse varım.” diyebildiği ölçüde huzur bulur.

İkizler 

İkizlerin yaşantısı ne huzurlu eviyle ne biricik eşiyle ne de sahip olduğu mal mülkle doğrudan ilişkilidir. O zihinsel bir dünyanın içinde, merak duygusunun eşliğinde, iletişim yoluyla var olur. Sahip olduğu sözcükleri paylaşabileceği bir sosyal çevre, bilgi birikimini artırabileceği ve yaşam boyu öğrenme arzusunu motive edebilecek bir çevre ve özgürce düşünebildiği zihinsel bir alana ihtiyaç duyar! İkizler de Descartes gibi; “Düşünüyorum, öyleyse varım.” diyebildiğinde varlık sebebini bulur.

Yengeç         

Ne insanı tümüyle kuşatan gerçeklik ne masaldan bozma yalanlar, Yengeç için tek bir gerçek vardır, o da derinlerinden gelip onu tümüyle kuşatan duygular! En belirgin özelliği korunaklı kolları sayesinde sevdiklerini korumasıdır. Bu da yine sahip olduğu empati kabiliyeti sayesinde mümkün olur. Herkes adına düşünebiliyor olması, kendini başkalarının yerine koyabilme marifeti onu herkes gibi hissedebilir hale getirir. Ve Yengeç; “Hissediyorum, öyleyse varım.” çıkarımına yaraşır.

Aslan  

Aslan dünyaya ait ve aynı zamanda sahip olduğu çevreye liderlik etmek üzere gelir! Bunun için ne kralı tahtından al aşağı eder ne de korku hükümranlığı kurmak için halkına zulmeder! Sevilir Aslan, insanları kendine saygıyla bağlar! Aslan seçilmek için kırk takla atmaz, makarna dağıtmaz, halk Aslan’ı bulur, aday koltuğuna oturtur ve seçer! Aslan da bu sayede varlık amacını gerçekleştirmiş, sevgiyle halkının yardımına koşmak için hazır bulunmuş olur! “Hükmediyorum, öyleyse varım.” Söylemi çerçevelenip baş ucuna konsa yeridir.

Başak 

Başak gün gibi bellidir ki saçı başı karışmış, ters rüzgârda kalıp savrulmuş, aslında nasıl bir yer olduğunu unutmuş dünyayı yeniden düzenlemeye gelmiştir. Ve amacını bir an olsun aklından çıkarmadan işinin başına geçip çalışmaya koyulmuştur. İçine düştüğü, zamanın birinde yaratılmış tüm karmaşaları ayrıştırıcı bakışı sayesinde çözer, karşılaştığı tüm aksaklıkları hizaya dizer! Başak herkese yardım etmeyi de pek sever! Zodyak’ın kaynanasıyla en iyi anlaşan burcu, eline geçen tüm düğümleri bir çırpıda çözer! “Çözüyorum, öyleyse varım.” demeyi de gelinlerin/damatların şahı olarak hak eder!

Terazi 

İnanır mısınız; Terazi’yi fazla uzlaşmacı olduğu için sevmeyen vardır! İlişkinin vitamini kavgasında sanan, didişmeden duramayan, insan kırmanın meziyet olduğuna inanan, dediğim dediklikte hikmet arayan insanların huzursuz enerjilerini dengeleme işi de Terazi’nin ellerinden öper. Küsleri barıştırıp dargınları sarmaştırmak, dünyadaki tüm barış çubuklarını yakıp mikro savaşları sonlandırmak da Terazi’nin sorumluluğundadır. “Dengeliyorum, öyleyse varım.” demek suçsa onu da demez de neyse ki serbest!

Akrep 

Akrep, her şeyi bilmek, derinlemesine bilmek, en çok bilmek için gelmiştir dünyaya! Bunca bilgiye merakı olmayan, arzuyla aramayan, derinlere dalamayan kimseler sahip olamaz, bin uğraşla ulaşılan gizli bilgilerin suyu da kolay kolay kimselerin kulağına kaçmaz! Zor bulur, sıkı tutar Akrep! Bir de derin duygularla bağlanıp, geceleri ateşlerle harlanır! Sahip olduklarına dört elle sarılıp kırk kilit altında tutar ve sadece kendine saklar! İstediğini alacak arzuya da güce de sahiptir Akrep. Karanlık bir dehlizin sonundaki küçük kapının üstünde “Arzuluyorum, öyleyse varım.” yazar, içinde de yer altının değişmez bekçisi Akrep yaşar!

Yay      

Yay meraklıdır! Atalarından miras kalan, geleneklerce taşınan, herkesçe peşinen kabul edilen dogmaları bir kenara atar, tüm dünyayı karışlayıp kendine yeni bir değerler sistemi kurar! Yay için seyahat sever, dünyayı turlar, özgür ruh der dururuz da Yay çantasını sırtına takıp boş boş gezmez! Kendi inançlarını deneyimleyerek inşa eder! Heyecanlarının peşinden gider, adrenalin sever, merakını cezbeden türlü kültürden kendine bir yudum ikram eder ve kendi mükemmel karışımının keyfini sürer! “İnanıyorum, öyleyse varım.” Yay’ın ilhamına kaynaklık eder.

Oğlak  

Oğlak, sıfırdan kurar düzenini, hiç var olmayan bir yüksekliğe koyar hedefini, sonra somut temelini atar hayallerinin ve yapılacaklar listesini bir bir hayata geçirerek inşa eder zaman içinde kendi yaşamını! Oğlak tek başına, önce başarı öyküsünü yazar, sonra harfiyen uyguladığı kurallarıyla, elleriyle çizdiği hayatını yaşar! yaşamının hangi evresinde hangi basamağı hangi ayağıyla adımlayacak ve hangi yollardan geçip nerelere varacak, her şeyin hesabı kitaplanmış, planı hazırlanmıştır. Oğlak göğsünü gerer ve “Başarıyorum, öyleyse varım.” der, hak da eder!

Kova   

Bilgi tepeden inmez, toplama öğrenmeyen biri tek bilinmeyenli denklemi dahi çözemez! İnsan temelini attığı bilme inşaatının üzerine yeni tuğlalar koyar ve bilgilerine eskileriyle bağlantılı olarak yenilerini ekler! Kova sistemsel aksaklıkların farkında, dönüşüm için gerekli dokunuşların keşfini çoktan yapmış durumdadır. Bunların tümü onun bilgi dağarcığının enginliği ile bağlantılıdır. Kova derinlemesine bilir ve sahip olduğu bilgiyi dünyada var olan toplumsal adaletsizliği onarmak için gerekli akıl yürütmeleri yaparken bir fiil kullanır. “Biliyorum, öyleyse varım.” diyen Kova; inanırsa özgürlükler ülkesini bir gün muhakkak kurar!

Balık   

Balık dünyanın neresinde doğarsa doğsun, tümüyle oraya ait olmaz! Dünya vatandaşı olmak için doğar Balık, hatta daha da ötesinde zihinsel olarak sınırsız bir boşlukta yaşar. Adına ister düşsel evreni, deyin ister hülyalar ötesi deyin; Balık kendi dünyasını kendi kurar! Yalnızlığının kuytusunda, düşlerinin kıyısında mutlu mesut yaşayan Balık, gerçeklikler dünyasında sıkışıp kalmaktan da korkar! “Hayal ediyorum, öyleyse varım.” söylemi Balık’ın dünyasının özetini yapar!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir