Burçların Uzun Süredir Yalnız Olmasının Muhtemel Sebepleri!

Yana yakıla aradığın kişi bir türlü karşına çıkmıyor, insanlara güvenini çoktan kaybettin, mutlu olmak için birine ihtiyaç duymak garip geliyor ya da ilişkilerinde standartların çok yüksek… Say sayabildiğin kadar! Herkesin neden yalnız olduğuna dair söyleyeceği tonla bahanesi var. Peki, söz konusu nedenler ne kadar gerçekçi? Sorun hep karşı tarafta olabilir mi? Hiç sanmıyoruz! Kişinin bir de dönüp kendisine bakmasında fayda var. Aşk denilen müessese iki kişilik sonuçta. Tam da bu noktada içten içe bildiğin nedeni burcun sana söyleyebilir. Kabullen ya da kabullenme. Eski sevgililerin ya da flörtlerin sayacağımız gerekçeleri muhakkak teyit edecektir.

Koç: Sabretmeyi bilmiyor, her şeyi çok çabuk tüketiyor.

İlk görüşte aşk, dolu dizgin yaşanan bir ilişki, erkenden oturulan nikah masaları… Hepsi Koçların başının altından çıkıyor! Bir şeylerin tadını çıkarmak ya da süreçten keyif almak pek onlara göre değil. Her istedikleri o an olmalı, büyük kararlar bile üzerine uzun uzun düşünülmeden hızlıca uygulamaya konulmalı… Her şey göz açıp kapayıncaya kadar tükenirken, haliyle aşkları da pek uzun ömürlü olamıyor.

Boğa: İlişki konusunun huzurunu kaçırmasından korkuyor.

İşin aslı Boğalar birer aşk insanı. Sevdikleriyle diz dize bir ömür geçirmek, en büyük hayalleri bile denebilir. Başlangıç evresinin hakkını başarıyla verebilirlerse tabii! Alıştıkları bir düzenleri ve sosyal çevreleri varken her şeyi darmaduman edebilecek bir aşk, onlara fazlasıyla ürkütücü gelebilir. En basit bir konuda bile risk almaya yanaşmayan birinden söz ediyoruz, aşk gibi sonu belirsiz bir yola öyle kolayca çıkabilir mi?

İkizler: İlişkiye odaklanamıyor, bir türlü tatmin olamıyor.

İkizlerin birinin hayatının aşkının olduğuna inanması en fazla 5 dakikasını alır. Tıpkı yanlış insanla birlikte olduğuna kanaat getirme hızı gibi… Hepsini dakikalarla ölçmek mümkün. Karakterleri gibi duyguları da fazlasıyla değişken. Bugün ak dediğine yarın kara diyebilir. Hal böyle olunca ilişkilerinde bir düzen oturması ya da sadece partnerine odaklanması çok kolay olmuyor. Çok geçmeden de ayrılık çanları çalmaya başlıyor.

Yengeç: Yeni tanıştığı biriyle eski ilişkisinin kıyasını yapıyor.

Yengeçlerin, yaşanmışlıkları bir kalemde silip atabilmesi mümkün değil. İsterse rüya gibi bir ilişki yaşamış olsun, isterse lanet okuyarak bir ilişkiyi noktalamış olsun… Ne kadar derinlere itmeye çalışırsa çalışsın, hepsi kalbindeki yerini bir şekilde koruyor. Yaşamına yeni biri dahil olduğunda da geçmişin hayaletleri birer birer gün yüzüne çıkmaya başlıyor. “Acaba eski ilişkimde daha mı mutluydum” ya da “Eski sevgilim olsa böyle yapmazdı…” gibi cümlelerle istemeden de olsa eski ve yeni kıyasına başlıyor. Yalnızlığına geri dönüşünün startı da burada veriliyor.

Aslan: Kendine çok odaklanıyor, gözü kimseyi görmüyor.

Aslanların ilişkiyi bitirme sebebi bir kez bile kendisi yüzünden olmadı. Sorun hep karşı taraftaydı. Bir türlü onu anlayan çıkmadı, sorunları yeterince önemsenmedi, istediği ilgiyi bir türlü göremedi… Hiç şaşmaz! Kendisi partnerini ne kadar el üstünde tuttu diye sorsak, verecek cevabı yok ama. İşin garibi bu durum kasten yaptığı bir şey değil. Farkında bile değil ki! Yalnızlıklarının açıklamasını çok da uzakta aramamak gerek yani.

Başak: Özgüven sorunları yaşıyor, ön plana çıkmayı sevmiyor.

Başaklar görünce hayret ediyor, ahım şahım olmayan halleriyle küçük dağları yaratmışçasına gezenleri. Sahiden onlardaki öz güveninin onda birine sahip olsa her şey o kadar farklı olabilirdi ki… Tüm bunları biliyor bilmesine de kendini ön plana atıp, gözleri üzerine toplamak için bin bir numara çevirmek pek ona göre bir hareket değil. Fark edilene kadar da yalnızlığıyla yılları devirebilir.

Terazi: Gerçekten ne aradığını kendine itiraf edemiyor.

Terazilerin aşık olacağı insanda aradığı özellikler; Ona bakan bir daha baksın, dışı gibi içi de güzel olsun, gözü ondan başka kimseyi görmesin, insanlar tarafından sevilip sayılan biri olsun, sevdiğinin üzerinden ilgisini bir an olsun eksik etmesin, özgürlüğüne saygı duysun ama çok da serbest bırakmasın… Bini bir para yani! Kriterlerinin birçoğunun kendiyle çelişmesine girmiyoruz bile. Ne aradığını gerçekten bilse yalnızlığına bir nokta koyabilir belki.

Akrep: İnsanların ondan korkmasına neden olacak bir imaj çiziyor.

Akreplerin elinden ne uçan kurtulabilir ne de kaçan. Birinden hoşlanmayagörsün, daha o dakikadan stalk çalışmalarına başlıyor. Yedi sülalesinin şeceresini çıkarıyor, “Görürsün sana neler edeceğim” der gibi bakan gözleriyle partnerine en ufak bir kaçış alanı bile bırakmıyor. Böylesi bir aşka meydan okuyabilecek kadar yürek yemiş insan da haliyle pek çıkmıyor. Seveceği varsa bile gözü korktuğundan, ufaktan ufaktan uzaklaşmayı tercih ediyor.

Yay: Kimseye bağlanmak istemiyor, sorumluluktan nefret ediyor.

Yaylar, tek başlarına da yeterince mutlu insanlar aslında. Kimselere hesap vermeden gönlünün dilediğince gezip tozabiliyor, tanımadığı insanlarla rahatça flört edebiliyor, sevdikleriyle kıyasıya eğlenebiliyor… Hal böyle olunca aşk da eksik kalsın diyebiliyor. İnsanları yıldıran bağlılıkların ya da ağır sorumlulukların hayatlarında yeri yok!

Oğlak: Duygularını dışa vurmuyor, kendinden hiç taviz vermiyor.

Oğlaklar net ve kararlı yanlarından fazlasıyla memnun olsalar dışarıdan kazın ayağı hiç de öyle değil. Aşk daha çok fedakarlık yapmakla, empati kurmakla ilgili… “Ben böyleyim, işine gelirse” gibi bir tavırla uzun süre ilişki yürütülebilir mi? Sevgisini de kırgınlığını da öfkesini de belli etmeyen poker yüzlü birinden söz ederken, yalnızlıklarının açıklaması da ortaya çıkıyor tabii.

Kova: Kendine göre birinin henüz dünyaya geldiğine inanmıyor.

Kovalar aşık olur olmasına da… Onlar kadar entelektüel, açık görüşlü, vizyoner, ilkeli, özgür ruhlu, duyarlı bir insan evladı dünyaya gelmiş mi ki? Zor! Kriterler bu kadar yüksek olunca aşk meşk işleri de sekteye uğruyor tabii. Hatta denebilir ki, ilişki yaşayabilecekleri tek kişi yine kendileri. Yalnızlıkları onların artık yaşam biçimi!

Balık: Bağımlılık geliştiriyor, flört ettiği insanları korkutuyor. 

Balıkların lügatında bağlılık ve bağımlılık farklı kelimeler değil. Birine aşık olduysa hele vay partnerinin haline! Yaşamı artık iki kişilik. Aklına bile getirmediği şeyler de yavaş yavaş ufukta gözükebilir. Kız isteme, söz, nişan, düğün gibi… Sevdiği insanı bulduğunu düşündükten sonra ne diye zaman kaybetsin ki? Bir de partnerine sorun bakalım! İşte arkasında bile bakmadan kaçıp gitmesinin sebebi.

ilk yorum

Bir Yorum Bırakın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir