Burçların Sıkça Karşılaştığı Tepkiler!

“Can çıkar huy çıkmaz” diye boşuna dememiş atalar, demek insana yapışan, kırk defa uyarsanız, düzeltmek için gece gündüz uğraşsanız değiştirilemeyecek özellikleri var insanın! Biz de bunlara göz attık, en çok uyarılan Burçların ömürlük huylarına bir baktık! Sırada burçların sıkça aldığı uyarılar var!

Koç

Öfkene senden çok eşlik eder, alevi anında boyunu geçer! Koç’un öfkesi sanırsın burnunda gezer, kendini ifade biçimi olarak sıkça kavgayı seçer. Kodumu oturtur, vurduğunu indirir, tuttuğunu fırlatır; ateşini yükselten siniri, diline vurur, alnındaki terinden okunur! Nerede ve ne zaman, kime ve neye karşı parlayacağı bilinmez, bir anı ötekine benzemez! Hal böyle olunca, “Biraz sakin ol, sinirlerine hâkim ol!” uyarıları da gecikmez!

Boğa    

Canımız Boğa’lar yavaşsınız deyince kızarsınız da hanginiz acelem var diye koşmaya kalkarsınız? İnsanlık halidir elbette herkes gecikir de neden hep siz assolist gibi sondan teşrif edersiniz? Boğa ağır ağır hareket ederken, hiçbir telaş onu sakinliğinden alıkoymaya yetmez! Bir Boğa kendi istemezse ona kimse hız kazandıramaz! İyisi mi kapılarda ağaç olmaya itiraz edin, beklemekten vazgeçip bireysel hareket edin! Yoksa dilinizden; “Yine geç kalacağız acele etsene biraz!” ikazı düşmez, hiçbir iş vaktinde yetişmez, demedi demeyin!

İkizler  

Olur ya şaşarsınız, dilinin performansını unutup ağız dalaşına girme gafletine düşersiniz aman dikkatli olun, bir an olsun aklınızdan çıkarmayın; İkizler ile tartışılmaz! İkizler’in çenesi bir düşerse, performansının doruğunu görene, yorgunluktan ölene, zihni tüm diyeceklerini sonsuz kelimeye dökene dek susmaz! Kafanız çatlar, başınız şişer, sinirleriniz tümden bozulur, İkizler’e bir şey olmaz! Son sözleriniz dökülür güçlükle ağzınızdan yalvarırcasına; “Ne olur bir sus, kafa bırakmadın insanda!”

Yengeç

Fazla sevginin başa bela olduğu, özverinin soluk kestiği, alakanın sıktığı da görülür, ilgi diye sevdiğinin etrafında dört dönenler üzülmesin, her şeyin fazlası zarar; bu da böyle bilinsin! Yengeç birini severse, tüm çevresini tanımak, sağlığını kontrol altına almak, tüm duygularından sorumlu olmak ister! Üstüne üstüne gelen, çoğu zaman boğan bir sevgiye maruz kalanların ağzından sıkça benzer feryatlar duyulur; “Çok bunaltıyorsun, rahat bırak biraz!”

Aslan   

Aslan’ın ilgisini bir yerde toplamak, dikkatini çekmek, bir hikâyeyi sonuna dek dinlemesini sağlamak özveri ister. Farkında olmadan yaptığı saçıyla oynama nöbeti başlarsa, Aslan çoktan konsantrasyonunu yitirip, aklının başından gitmesine göz yummuştur. Aslan ile sohbette olanların iki şikâyeti olur; ilki saçlarıyla oynadıkları için dikkatlerinin dağılması, ikincisi hikayelerinin ilgi görmediğini düşünmeleri! Aslan da çoğunlukla aynı ihtar ile sarsılır; “Saçınla oynayıp durma, bir şey anlatıyorum burada!”

Başak  

Başak’tan ne kaçan kurtulur ne de saklanan görünmez olur! Başak muhakkak söyleyecek bir çift lafını hazırda bulundurur, eleştirecek bir şey bulur! ne kaşının yamuğu kalır karşısındakinin ne kıyafetinin uyumu ne renginin sarısı ne yorgun görüntüsü! Başak karşısında duran sapasağlam insanı hasta psikolojisine sokup gönderebilir. Ve herkes aynı illallah ile sorar sorusunu; “Pes doğrusu, eleştirebileceğin başka bir şey kaldı mı?”

Terazi  

Eğer sorumluluğu üstünüze almak, organizasyonu yapan taraf ya da karar mercii olmak istemiyorsanız yanınıza muhakkak “Dediğim dedik, her zaman ötecek benim olan düdük!” diyen birini alın, yoksa dayanamaz, Terazi kararsızlığına katlanamazsınız! Zira bu kararsızlık sadece; boy aşan, çokça akıl yürütme gerektiren, kritik konuları kapsamaz ne yiyeceğinden ne giyeceğine, saçını ne yöne tarayacağından hangi filme gideceğine dek her sıradan seçimi zorlaştırır! Terazi’nin karasızlığı; “Birini seçeceksin işte ne var bunda? Karar ver artık!” feryadını besleyen bir öfke yaratır insanda!

Akrep  

Akrep ile birlikte sıradan bir akşamüstü yemeğe çıktıysanız gerilmeye hazır olun! Herkesin öfkeli bakışlarına maruz kalmaktan, insanların rahatsızlıklarına seyirci olmaktan huzursuzlanacağınızı da peşinen kabul edip, Akrep’in bakışlarına hedef olan insanların haklı şikayetlerini anlayın! Herkesi muhakkak tepeden tırnağa süzen, etraflıca gözlemleyen Akrep’in maksadı bilmek olsa da Akrep’in bakışları pek sempatik karşılanmaz. Sonunda sizin de uyarınız gecikmez; “Yeter ama milleti süzüp durma, bir şey var sanacaklar!”

Yay       

Haklı olarak “Madem benim arkadaşım Yay, derdimi ona değil başkasına anlatayım.” demez insan! Sevdiklerinin dertleriyle dertlenen, onlar için elinden geleni yapmak isteyen bir dostsanız eğer bunu düşünmeniz hiç de mümkün olmaz! Yay’a sıkıntılarınızdan, yaşadığınız buhranlı dönemden, belki de çözüm önerisi umduğunuz dertlerinizden bahsedersiniz ancak ne yazık ki Yay hiçbir sorununuzu ciddiye almaz, boşvermenizi söylemekten öte bir yardımı dokunmaz! Biraz da hassas olduğunuz konuları şakalarına malzeme edince sinirleriniz bir güzel zıplar; “Bir şeyi de ciddiye al yahu, bu ne rahatlık!” tepkisinin gelmesi hiç de sürpriz olmaz!

Oğlak   

İnsanlar gider, gezer, eğlenir, yer, içer, seyahat eder, bir sonraki maceraya dek evlerine geri dönerler! Oğlak; gözünde gözlükleri, elinde başından aşan işi, boyunca yapılacaklar listesi, bitmek bilmez stresiyle bıraktıkları yerde oturur! Hedefine çaktığı başarı nişanı gözünün önünde, Oğlak da hedef tahtasının dibinde bir ömür geçirir! Zaman da böylece, yılları devirir, ömrün sonu gelir! Bu gidişata dur demek isteyen, dünyanın lezzetinden bir tutam alan arkadaşları ise gördükleri bu tablo karşısında dile gelir; “Bu ne sıkıcı hayat, çık, gez, eğlen biraz!”

Kova    

Kova kimsenin bilmediği, ayrıca ilgisini çekmediği türlü konu hakkında fikir ve ilgi sahibidir. Yenilikçidir Kova, henüz gündemde olmayan, çağın birinde popüler olacağını, işe yarayacağını varsaydığı marjinal fikirlerini bugünden besler, büyütür! Sohbet bir süre sonra herkesin bildiği alandan nasıl oluyorsa Kova’nın uzmanlık alanına taşınır ve yalnızca kendi anlatıp kendi anladığı bir monologla Kova kürsüyü devralır. Masada ufflamalar, püflemelere dönüşür, iyice sıkılan arkadaşları durur durur geciken feryadı patlatır; “Amma acayipsin, biraz da anladığımız dilden konuş!”

Balık    

Balık ortamını bulursa; hayallerinden, rüyalarından, fantastik hikayelerinden başlar anlatmaya, rasyonel insanlara göre tüm bu anlatılanlar bir dolu saçmalık olarak kalır günün sonunda! Devam eder Balık anlatmaya, varını yokunu dağıtmış, ne yapsınmış mağdurum demiş kulağını tıkayıp, görmezden mi gelsinmiş… arkadaşları merhametinden şüphe etmedikleri iyiler iyisi Balık’a kıyamasalar da bir yandan, söylemeden edemezler öte yandan; “Bu kadar da saftirik olunmaz ama!”. Balık da her dolandırıcının ajitasyonuna aldanır bakınca!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir