Burçların Kuyruklu Yalanları!

Yalanın aldatanı da olur, kilometrelerce öteden yalan olduğunu bas bas bağıranı da! Karşısındakini doğru tanıyan biri muhtemelen küçük abartılarını, hafif kandırmalarını göz ardı edecek, eni konu yalanlarını ise şıp diye anlayacaktır. Biz de burçların en büyük yalanlarını sizler için derledik, boşluğunuza gelip tongaya düşmeyin diye uyarmak istedik! Burçların pembenin ötesine geçen, kuyruklu yalanlarında sıra!

Koç       

Koç sinirlerinin çelik gibi sağlam olduğunu söylüyor, kimselerin kendisini kolay kolay kızdıramayacağını iddia ediyorsa, hareketlerinizi yavaşlatın! Küçük bir imada bulunun, herhangi bir şeyi yapamayacağını söyleyin ve seyredin! Koç öfkenin kıyısında yaşar, zaten bu sözler ağzından çıktıktan çok değil birkaç dakika sonra muhakkak bir şey canını sıkar, ses desibeli bir anda artar!

Boğa    

Boğa “risk almaya bayılırım” diyorsa, hemen bir bilen bulun, kıyamet alametlerinden ne kadarı gerçekleşmiş sorun! Durum vahimse bir çıkar yol bulun zira Boğa risk falan sevmez, kolay kolay yalan da söylemez, “vardır bir sebebi” deyip bu alametin peşine düşün! Hele ki “Hayat düşünmek için çok kısa!” diyorsa üzülmeye başlayın, demek birkaç aylık ömrünün kaldığını öğrendi!

İkizler

“Her şeyi bilen, hiçbir şey bilmez! En iyisi bir şeyi hakkıyla bilmek!” diyen bir İkizler, ya an itibariyle tam da bu düşünceler çerçevesinde konuşan, gülüşü güzel, dili tatlı, enerjisi yüksek birine aşık olmuştur ya da başına ağır bir cisim isabet etmiştir. Zira kendileri daldan dala konmayı, tüm bilgilerden tadımlık almayı pek sever ancak aksini iddia ediyorsa vardır aklında bir kurnazlık, bir cambazlık!

Yengeç

“Kimseye kırgın değilim, sonuçta kimse beni sevmek zorunda değil!” diyen Yengeç’in muhatabı şu anda en baba triplerden birini yediğinin farkında mısın? Yoksa gerçekleri söylediğini düşünüp özürlerini rafa kaldırıp yeteri kadar sevdiğini düşünüp geri mi çekileceksin. Zira bu bir sınav! Sevgini ispat etmezsen yandın, çatlaktan koca bir kırık yaptın, haberin olsun!

Aslan   

“Sahne fobim var benim, fazla kalabalıkta çekinirim konuşamam!” deyip kendini sahnelere attırmaksa Aslan’ın amacı, demek ki şaşkınlığın en büyüğünü yaşatmak istiyor, böylesinin daha dikkat çekici olacağına inanıyor, iyi de yapıyor! Düşünsenize herkesin tir tir titreyeceğini düşündüğü anda sahnede bir yıldız doğuyor, herkesin hayranlığını kazandığı muhteşem bir geceye imza atan Aslan, asrın şovunu bu sayede hafızalara kazımış oluyor!

Başak  

“Asla insanları yargılamam, eleştirmek nedir bilmem!” diyen bir Başak varsa karşınızda, doğum tarihini, saatini sorup en yakın astroloğa teyit ettirin! Gerçek bir Başak eleştirir, üstelik hatasını gördüğü, eksikli saydığı, kusurlu bulduğu kişinin anasından emdiği sütü burnundan getirir.

Terazi

“Fikrimi açıkça söylerim, hiç çekinmem!” diyen bir Terazi yine tatlı bir manevrayla bu karmaşadan da paçayı kurtarıp güvenli sulara yelken açar! Zira Terazi hiçbir zaman tam olarak ne düşündüğünü söylemez, tartışma çıksın istemez, düzen bozulsun istemez, şimdi fikirlerini müdafaa ederken anlaşmazlık oldun istemez, istemez de istemez! Bu yüzden başkalarına sakince uyumlanmak varken, taleplerinde ayak diremez!

Akrep  

“Hiç kıskanç değilim, herkese kolayca güvenirim!” diyen bir Akrep zehrini saklamış, kendi safına çekene kadar kan kırmızı köprülerini, pembe balonlarla süsleyip kandırma seremonisine başlamıştır. Zira ilişki başladığı anda kıskançlıktan çatlatacak, güvensizlikten kısıtlayıp sıkıştırıp patlatacaktır. Ama bu büyülü gözlerin dürüst bakışlarına aldanan kurban ne bilsin!

Yay

“Kalabalık gürültü sevmem, hayatımda sakinlik isterim.” diyorsa Yay, belli ki bir daha yüzünü görmek, macera dolu harika planlarına dahil edip birlikte eğlenmek istemediği biriyle tanışmış, pırlanta gibi özelliklerinden bahsedip hayatına yük etmek de istemediğinden, kendini sıkıcı biri gibi göstermeyi tercih etmiştir. Ama işin aslı herkes bilir, hiç de öyle değildir.

Oğlak   

Oğlak, şu okul yıllarında tüm gece uyudum, hiç çalışmadım, kitap yüzü açmadım deyip göz altı torbalarının gücüyle tam not alan öğrenci var ya, işte tam olarak odur! “Üç günlük dünyada neyin hırsı, keyfimden ödün veremem!” deyip size de aynısını öğütlüyorsa, biliniz ki rakiplerini ortadan kaldırmaya uğraşıyor!

Kova 

“Bir bilene sorun, ben bilmem!” diyen bir Kova nasıl bir uyuz olmuşsa zahmet edip bilgilendirmeye dahi tenezzül etmez! Yoksa Kova’nın bilmem dediği görülmüş şey değil! Ne yapar eder konuyu en bildiği yere bağlayıp şovunu yapar, en doğruları kendi bildiği konusundaki inancı perçinlemek için elinden geleni sözcüklerine yamar!

Balık    

“Benim sezgilerime hiç güven olmaz, hep tam tersi çıkar!” diyorsa bir Balık, belli ki birileri falcı demiş, medyum bilmiş musallat olmuşlar, bir defa başlarına iş açılmasına engel olan, uyarısını yapan Balık’ı yaşam koçu yapmış, yapışıp kalmışlar! Yoksa Balık sezgisinden şüphe duymaz, kimseleri de bu konuda yanıltmaz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir