Burçların Küçük Beyaz Yalanları!

Hayatımda hiç yalan söylemedim diyeniniz var mı? En büyük yalancı olduğunuzu söylemekten mutluluk duyarız efenim. ? Küçük beyaz yalanlardan söz ediyoruz elbette. “Yalanın da rengi mi olur?” demeyiniz. Olur! Pembesi olur, beyazı olur, bir de zifiri karası olur! Bugünkü konumuz beyaz renkli olanlar. Bakalım burçların en tatlı, küçük, minicik beyaz yalanları neler?

Koç       

Koç doğuştan tüm tahammül rezervlerini eritmiş, görüp görebileceğiniz en aceleci insan olarak yaşamaya koyulmuştur! Meme diye ortalığı yırtan ne oturup duran ne yatıp kalan sürekli peşinden koşturan o velet var ya; işte o fazlaca enerjik insan bugün koşarak yer değiştiriyor, trafiği en çok kornasıyla o zorluyor. Eğer randevunuza henüz gelmeyen bir Koç aradığınızda; “Geldim! 10 dakikaya ordayım.” deyip telaşla telefonu kapatıyorsa ya henüz evden çıkıyordur ya da uzaklarda bir yerlerdedir.

Boğa    

Zannedersiniz tahtırevanıyla rahimden usulca alınmış, doğduğu andan itibaren bir tek keyfine düşmüş, dünyanın derdini elinin tersiyle itip, kendi cennetini kurmuş! Yeşil ışıkta geçerken ışık kırmızıya dönünce herkes koşarken, kalabalıklar arasında hiç istifini bozmadan aheste yürüyen o kişi var ya, işte o Boğa! Yaşama bakışı oldukça telaşsız, çokça sakindir. Boğa herhangi bir davete çok işim var gelemem diyorsa; hiç önceliği değilsinizdir. İş falan da hikayedir, Boğa’nın gözü yapacağı keyiftedir.

İkizler  

İkizler sosyaldir, hiçbir daveti kolay kolay reddetmez. Kaybedecek de bir şeyi yoktur gün sonunda, en kötü bir iki kişiyle selamlaşmış, tanıdıklarının arasına yenilerini eklemiş, birkaç saat çene çalıp enerjisini hafifletmiştir. Ama koyu bir sohbetteyse, zihni fırtınalar içinde harikulade bir tartışmanın tam ortasında harıl harıl çalışıyorsa gözü kimseleri görmez! Telefonu çalar, İkizler duymaz, duysa da tereddütsüz sesini kısar! “Aradım açmadın!” diyen olursa da “Sessizde kalmış canım ya!” deyiverir. “Aslında harika bir sohbetteydim, seninle konuşmak istemedim” diyecek hali yok ya!

Yengeç

Yengeç’ler gözlerine yaşlı diyoruz diye bize kızmasınlar! Duygularını ifade ederken, insani lütuflarını kullanmak, gerçek olmak kadar güzel bir şey var mı? Yengeç öfkesini de sevgisini de nefretini de hüznünü de mutluluğunu da çırılçıplak gösterir. Gerçektir Yengeç! Herkes arkasını dönünce ağlamaz, gururundan olmadığı biri gibi davranmaz. “Gözüme bir şey kaçtı.”, “Ne ağlaması soğan doğruyorum.”, “Hayır canım az önce esnedim.” gibi küçük beyaz yalanları ardında Yengeç mis gibi de ağlar!

Aslan   

Aslan sahip olduğu yetenekler sayesinde zaman içinde övgü almaya alışmıştır. Doğuştan sahip olduğu da bir karizması vardır. Dolayısıyla takdiri sonradan görmemiş, zaman içinde öğrenmemiştir. Herkesin kibirli dediği Aslan, aslında sadece ilgi görmeye alışkındır. Yaptığı hemen her işte takdir kazanan, sıcak kanlılığıyla girdiği ortama çabuk adapte olan ve çevresinde sevilen Aslan, sahip olduğu ‘en’lerin farkındadır. Günlerden bir gün, yine insanlar etrafında toplanıp Aslan’ı övmeye koyulduğunda; “Yapmayın arkadaşlar! Abarttığınız kadar da değil!” deyip, tevazu gösteriyor gibi görünse de esasen tabi ki en iyisi olduğunu düşünüyordur.

Başak  

Başak için yaşam alanı çok önemlidir. Kendi sınırları içindeki tüm kusurları ortadan kaldırır, maksimum düzeyde steril kalmaya özen gösterir. Herhangi bir dış müdahaleyle yaşanacak düzensizlik onu çileden çıkarabilir, böyle bir durumun yaşanma ihtimali dahi kaygılarını artırabilir. Arkadaşları ona gelmek istediğinde; kulakları kızaran, kalp atışları hızlanan, tertemiz evine bakıp çıkar yol aramaya koyulan Başak, dışarıda buluşmak için makul bir bahane bulur! “Bana da bir değişiklik olsun, zaten dışarıda olacağım, bildiğim harika bir yer var” benzeri bahaneler üretip, dikkatleri evin dışına çeker! Aslında henüz temizlik yapmıştır da söyleyemez.

Terazi

Terazi’ye kimseler dokunmasın, onu tercihleri konusunda ısrarcı olmaya zorlamasın, hatta mümkünse kararını dahi soran olmasın, o uyumlanır gider, daha da bir şey istemez! Uzlaşım ne kadar önemliyse Terazi’nin hayatında, çatışma da aynı ölçüde korkutucudur. Hafta sonu yaklaşıp arkadaşlar karıncalanmaya başladığında, Terazi’ye ne yapmak istediği sorulursa hiç atılmaz ortalara; “Siz halledin ya, ben uyarım, bana fark etmez!” dese de genelde yapmak istediği bir şey vardır ama tartışma yaratmak istemiyordur. İşin özü Terazi; karar vermek istemiyordur.

Akrep  

Her gündelik arkadaş buluşmalarında olduğu gibi, birden fazla insan bir araya geldiğinde muhakkak dedikodu denmese de adına başkalarının bilgileri paylaşılır, sohbet bir ucundan bir başka kişinin isminin zikredildiği boyuta taşınır. Bu keyifli bir hikâye de olabilir, açığa çıkması tehlikeli bir gizem de kırk yeminli bir sır da! Akrep’in sessizliği her zaman haklı şüpheleri üstüne çeker. Sohbetin ilerleyen dakikalarında maksimum sıkıştırılmalara ve ısrarlara maruz kalan Akrep; “Hakikaten bilmiyorum. Bilsem sizden saklar mıyım? Aşk olsun!” dese de aslında “Niye söyleyeyim ki?” diye geçirmeden edemez içinden.

Yay       

Hiç aklında yokken aniden duyduğu heyecanla girdiği ortamlarda başı çeken, istisnasız her pireden bir deve yaratan, bire beş katmaya bayılan, bu yolla da müthiş eğlenmekle kalmayıp yanında yöresinde kim varsa kahkaha krizlerine sokan Yay, anlaşıldığı üzere abartılı yaşamayı sever. Yüksek telden konuşur, fazla cesur davranır, adrenaline tutkun, maceraya dalgındır. Az evvel de girmiş olsa ortama, hayatında ilk kez gördüğü bir grubun içinde yabancı da olsa, hiç çaktırmaz, geri durmaz! Arkadaşım deyip yedi cihana tanıttığına, hemen story atıp bir proje uydurduğuna bakmayın, aslında adını demin öğrenmiştir.

Oğlak   

Oğlak’ın işi gücü hizaya geçmiş beklerken, sorumlulukları kule olup uzanırken yorulması da azıcık dinleneyim deyip uzanması da havam dağılsın deyip gezmelere çıkması da mümkün değildir. Vakit önemli, zaman hızlı, yapılacak işler tonladır! Tam da böyle sorumluluk yüklü bir anda arkadaşları arar, buluşmaya davet ederse ne olur? Oğlak, “Çok işim var.” derse; maruz kalacağı ısrarları bertaraf etmek için hatırı sayılır bir zaman harcamak zorunda kalacaktır, demez! “Çok yorgunum, biraz da kırgınım, yatıyorum!” derse ısrar uzun sürmez, teklif üçüncüye gelmez. Yalanın o kadarı kadı kızında da olur!

Kova    

Kova her tür sohbete katılım gösterir, en alternatif bilgileri paylaşmak, üzerine yeniden sohbetler açmak konusunda uzmandır. Muhaliftir Kova; nice tartışmanın içinde zihinsel performansı üst sınırda, hatırı sayılır bir varlık gösterir. Ama onun da sözlerinin yetmediği, kilitlenip kaldığı bir an vardır! Ağlayan birini gördüğünde, uzaylı görmüşe döner Kova! Ne yapacağını ne söyleyeceğini bilemez! Ya ölü taklidi yapar ya da kaçar! Eğer Kova birine “Duygularını çok iyi anlıyorum!” diyorsa aslında ne hissettiğine dair hiçbir fikri yoktur! Şöyle uzunca bir bakın yüzüne, acaba kendi inanıyor mudur bu söylediğine!

Balık    

Balık tüm hafta çalışmış, kendine bir türlü vakit ayırıp yalnız kalamamış, zihni arap saçına dönmüştür. Herkes hafta sonunu eğlenmek, etkinlik yapmak, enerji atmak için iple çekerken, Balık’ın niyeti başkadır; evinin kapısını kilitlemek, yalnız başına film, dizi izleyip tatlı müzikler eşliğinde uzun uzun düşünüp, düşlerini toparlamaktır istediği! Ama arkadaşlar bunu anlamaz, Balık da zaten kimselere bir şey söylemez! “Hafta sonu muhakkak bir şeyler yapıyoruz!” emrivakilerinin önüne geçemese de Balık; cumartesi sabah uyanır uyanmaz ilk iş telefonuna sarılır; “Ben çok hasta oldum, size iyi eğlenceler!” yazar ve telefonunu kapatır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir