Burçların Kabuslarının İç Yüzü!

Kan ter içinde uykulardan uyandığımız, günlerce etkisi altında kaldığımız, uykulardan köşe bucak kaçıp bitki çaylarına dadandığımız nice kabus bilinç altımızın derinlerinden çıkıp geceleri bizi kıskıvrak yakalayan korkularımızın eseridir. Peki hangi burç niçin kabus görür!

Koç       

Kara gözünün, cesur yüreğinin, bilek kuvvetinin yetmediği, üstesinden gelemeyeceği korkusunu taşıdığı mücadeleler kaygılarını artırır Koç’un kabuslarında yerini alır! Ancak daha da önemli olan tartışmalarında vakit bulup söyleyemedikleri, dilinin ucunda kalıp içine dert olanlardır. Koç, uyku öncesi hırsından diyemediklerini kendine haykırır, sinir harbiyle girdiği kabusundan savaştan çıkmışçasına uyanır!

Boğa    

Yeterince parası olmayan, elindekinin suyunu sıkmaktan yorulup biçare kalan, geçim sıkıntısı çeken Boğa; kocaman bir kaygının içinde dalar uykuya. Keyfine düşkün, uykuyu seven, rahat etmek için birçok sebep biriktiren Boğa, parası suyunu çekip, geleceği garanti kapsamından çıkınca olmadık kabuslar görür ve geceleri kendine dar eder! Eli bollaşana, güvenli alanını tekrar yaratana dek, huzurlu bir uyku çekemez!

İkizler  

Arkadaşlarının işleri başından aşıp, kapıda karı, havada yağmuru gören kendini eve kapatınca, kurslar tatile girip, yapacak şey kalmayınca İkizler sıkıntıdan patlamanın eşiğine gelir. Zihnini kaplayan düşünceleri dört nala koşarken, İkizler yan gelip yatar! Ortaya çıkan handikap kabuslara yol açar, İkizler’in zindan gecelerde aklı çıkar! Türlü akıl oyunları, olmadık senaryonalar alır başını gider!

Yengeç

Aile içinde gelişen sorunlar, sevdiklerinin başını saran türlü musibetler Yengeç’in içine dert olur. Gece düşünüp gündüz taşınan, yardım çığlıkları karşısında eli kolu bağlı kalan Yengeç, hayatı kendine zindan eder! Onca kaygının, gözyaşının ardından japon balığına dönen gözlerle pembe düşler görülmez elbette! Kapıyı olmadık kabuslar çalar. Yengeç geceleri ailesinin başına örülen bin bir çeşit çorabı sökmekle uğraşır durur!

Aslan   

Toplum içinde uğrayacağı herhangi bir karalama, yüksek telden yapılan bir eleştiri, sahnelere çıkıp tüm gözler ona döndüğünde çuvallama endişesi; hiç göstermese de derinlerde bir yerde Aslan’ı kemirir durur! “Kendine itiraf etme! Kimselere belli etme!” derken Aslan’ın içinde çığ gibi büyüyen korkularının bir yerden patlak vermesi de kaçınılmaz olur. Kabuslarında itibarını yitiren Aslan, herkese rezil kepaze olur!

Başak  

Başak hiç belli etmese, gemileri karadan yürütüp, tüm işleri bir başına halletse de üst düzey bir hata yapma korkusuyla yaşar! Yıllarca aldığı önlemler gel zaman git zaman karakteri olur ve Başak tüm detayların hâkimi, gözünden hiçbir şey kaçmayan bir uzmana dönüşür! Yine de korkuları dinmiş, rahata ermiş değildir! Gün gelir kabuslarında bilinç altının perdeleri açılır, tüm kusurlarıyla Başak sahnede çırıl çıplak kalır!

Terazi  

Yüksek ses, agresif tavır, kaba davranış, ateşli çekişme… aslında istenmedik de olsa, hayatın türlü yerlerinde karşılaştığımız, çoğu zaman üstesinden gelmeyi başardığımız şeylerken Terazi için durum biraz daha farklı. Yaşamdaki tüm gerilimlerden köşe bucak kaçan, yanında yöresinde yükselen sesleri fazlaca duyumsayan Terazi böyle anlarda kaygılarını susturamaz! Meydanı boş bulan kaygılar da kabuslara girmekte bir sakınca görmez!

Akrep  

Akrep müthiş bir güven ihtiyacı duyar! Yaşamdaki her şeyi derinlemesine öğrenme arzusu, zihnini kemiren kuşkularını susturabilmek içindir. Her şeyi merak etmekten kendini alıkoyamayan ve bilme isteğine ket vuramayan Akrep, kuşku duymaya, türlü paranoya geliştirmeye oldukça yatkındır. Duyguları oldukça çeşitli ve derin, fantezi dünyası da bir hayli geniştir. Tüm bunlar bir araya gelince ortaya akıl almaz kabuslar çıkar ve Akrep’i en savunmasız olduğu anda kıskıvrak yakalar!

Yay       

Rutine girdiği anda vay Yay’ın haline! Her gün bir maceradan diğerine koşmak, bambaşka deneyimler yaşamak, özgürce aklına estiği gibi yaşamak arzusu olan Yay, iş yükü altında kalıp, sorumlulukların kıskacına yakalanınca kâbusları başlar! Her gece engin yeşillikler üstünde, masmavi gökyüzünün altında uçuşan Yay’ın kâbusları başlar! Ne kapan kalır yakalanmadığı ne prangalar kilit altında tutulmadığı!

Oğlak   

Yaşamının tüm aşamalarını planlayıp, kendi kuralları dahilinde yaşayan, bırakınız kötüyü güzel sürprizlere dahi öcü gibi bakan Oğlak, plan dışı herhangi bir aktivite içinde olmaktan hoşlanmaz. Ama evren kendi düzenini kurarken, bireylerin fikrini almaz, yaşam sürprizlerini yapmadan duramaz! Öngöremediği her şey Oğlak’ın kabuslarını başlatır. Oğlak kabuslarında hiçbir yere koşsa yetişemez, zaman ellerinin arasında kayıp gitse yakalayamaz!

Kova    

Kova bireysel alanın kendine özel olmasını ister, sosyal alanlarını özgürlükleriyle pek temas ettirmez. Geleneklerin ilerisinde, kuralların çok ötesinde, kendi toplumsal düzen hayalinin eşiğinde yaşar Kova ve yaşam alanının kapılarını tek yönlü açar! Yeniliklere çabuk adapte olan, ilerici bir bakış açısına sahip olan Kova gelişiminin önünde duran hiçbir engeli kabul etmez. Kısıtlanmışlık hissi kabuslarını başlatır.

Balık    

Balık kendiyle baş başa kaldığı zamanları ortadan kaldıracak yüklü sorumluluklardan kaçınır. Hayat koşuşturması, iş yoğunluğu, arkadaş buluşmaları derken kendi burnunda tüter. Balık düşleriyle rahatlar, gerçekten yaşadığını ancak yalnızken anlar. Kendi kendini yenileyebilmek, zihnini boşaltıp ruhunu pembeleştirmek onun yaşamsal ihtiyacıdır. Aksi halde mis gibi rüyalarının yerini karanlık kabuslar alır!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir