Burçların Çekememezlikleri!

Kıskançlığından çatlamaya ramak kalsa da içine attığın olur ya gün sonunda; işte o anlarda sıra! İçin içini yer, keşke benim olsa dileklerin ayyuka çıkar ama dilin varıp da söyleyemezsin! “Nesi varmış canım, abartıldığı kadar da değil!” derken dilin, gözlerin kısılır, yüzün umursamıyormuş gibi görünen bir tavır takınır ama işin aslı başkadır. Peki neler kıskanılır en çok burçlar diyarında!

Koç       

Koç bileğinin kuvvetine de yüreğinin cesaretine de sonsuz güvenir. Bir de yenilmezlik nişanı varmış gibi, rakipsiz geçinir! Ama gün gelip kendinden çok madalyalı biriyle karşılaştığında, müzikler başkasının galibiyet dansı için çaldığında, kıskançlık içini kemirir Koç’un bir anda! Hemen bir bahane bulur, “O dayısının hatırıyla ben bileğimin hakkıyla kazandım!” deyip, kendine toz kondurmaz olur!

Boğa    

Boğa bütçesinin hesabını bilir, parasını çarçur etmez ama kaliteden de ödün vermez! Bir iki kullanımlık, ne olduğu belirsiz şeylere boşuna masraf etmez! Bir de çok severek edindiği, en iyisi olduğundan şüphe etmediği malı pek kıymetlidir. Sanırsınız hint kumaşlarından elbiseler diktirir, altın suyuna batırdığı keyfin tadını bir o bilir! Aslında içinin aktığı, beğenisinin şahlandığı bir şey gördüğü anda keşke benim olsa dese de içinden, dili başka söyler; “Aman bu da bir şey mi? Bende daha güzeli var!”

İkizler  

İkizler’in sosyal çevresi şaşılacak ölçüde geniştir. Yeni bir ortama dahi girdiğinde mekan sahibi kesilir, herkesle muhakkak bir yerlerden tanış çıkar! İnsanları birbirleriyle tanıştırmaya da bayılır üstelik! Ama arkadaşları aralarındaki samimiyeti fazlaca geliştirince İkizler kapı dışında kalırsa, ona da pek bozulur! Sahiplenmez, derinlikli düşünmez, bağlanıp kalmaz denen İkizler, kıskançlık nasıl yapılırmış gösterir! Bir de bu ilişki cemiyette duyulur, İkizler’in de kulağına çalınırsa o vakit sözünü de söyler; “O aslında benim arkadaşım, onları ben tanıştırdım!”

Yengeç

Yengeç ailesinin sıcacık bir kase çorbası, şefkatli kucağı, korunaklı limanıdır! Mutfağının mis kokusuyla, elinin lezzetiyle, yemeklerine kattığı sevgisiyle de haklı olarak pek övünür! Annesinin meşhur spesiyalini yapmakta üstüne yoktur, dillere destan mezeleri onun elinde bir başka lezzetlenir. Yengeç bu alanda aldığı övgülerin de motivasyonuyla rakipsizliğini çoktan ilan etmiştir. Başka bir aşçının yemeğine hele bir övgüler bezensin, tadına doyulmaz sözler söylensin, Yengeç pek alınır! “Hiç lezzetli değil, ben daha güzelini yaparım!” der, biraz da küser!

Aslan   

Aslan sarsılmaz karizmasına, kendinden ışıklı sahne duruşuna, her şeyi en iyi yaptığına dair sonsuz bir inanç taşır! Tüm eller onu alkışlamalı, beğenilerin tümü Aslan’a ithaf edilmeli, dünyada tek olan ne varsa muhakkak Aslan için ayırtılmış olmalı! Aslan çevresinin elleriyle çoktan baş köşeye oturtulmuş, ayrıcalıklı olduğuna inandırılmıştır. Şimdi hem de Aslan’ın yanında hep bir ağızdan tüm övgüler bir başkasına yapılırsa, ne olur? Tabi ki Aslan hasedinden çatlayıp öfkeden çılgına dönse de “Parası olmasa yüzüne kim bakar! Nerede onda o karizma?” deyip geçiştirir gibi görünür!

Başak  

Herkes zekasına ve azmine hayrandır Başak’ın! Bir de olanca işin altından nasıl tek başına kalktığı, hiçbir detayı gözden kaçırmadan, kusursuza bir çırpıda ulaştığı hep merak konusu olmuştur! Detaylarda boğulup gün yüzü göremeyen nice insan, Başak’ın başarılarına öykünür! Başak takdir beklemese, alkış istemese de mükemmel olduğunu herkesin de bilmesini ister! En kusursuzu başaran ödülü başkasına verilirse, Başak içten içe pek bozulur! “Aman kedi olalı, bir fare tutmuş işte!” der, küçümsemeden geçmez!

Terazi  

Terazi güzelliğine oldukça düşkündür. Öyle görende arzu alevini harlayan, saygı göstermeye zorlayan, merak uyandıran bir güzellik değildir bu! Son derece estetik ve dengeli bir uyum içindedir Terazi! Onunki güzellikten öte bir tavır şıklığıdır. Sanat algısı gelişmiştir Terazi’nin. Güzeli tanır, estetik olanı olmayandan ayırır! Beğendiği her kimse fazla söze gerek yoktur! Terazi’nin bulunduğu yerde başka bir güzele kayarsa ilgi Terazi huzursuz olur; “Vasat bir kız, çok daha güzellerini gördük!” demekten alıkoyamaz kendini!

Akrep  

Akrep bilmek konusunda ne kadar iddialıysa bilgisini paylaşmamak konusunda da aynı ölçüde kararlıdır. Hep biraz gizemlidir Akrep! Buz dağının görünen kısmı Akrep, sahibi olduğu yer altı sandıklarında “Kim bilir neler saklıyor?” diye düşünülür ve bu sorunun cevabı hiçbir zaman tam olarak bilinemez! Ama herkesin bilebileceğinden çok daha fazlasını sezgilerinin de yardımıyla çoktan öğrendiği su götürmez bir gerçektir. Yeni bir bilginin heyecanına kapılınca insanlar Akrep hemen girer devreye; “Aman herkesin bildiği şeyler. Konuşmaya değmez!”

Yay    

Yay heveslerini heyecanla yaşar, hayatta ne istiyorsa vakit kaybetmeden yapar. Mahalle baskısıymış, gelenek sancısıymış hiç umurunda olmaz! Canının çektiğini yapmak konusunda kimselerin onayına ihtiyaç duymaz! Yüreğinde yanan ateşin harladığı heyecanına kapılırsa, uzun süre ortadan kaybolur! Bir bakmışsınız Avusturalya’da Aborjinler diyarında astral seyahatte, bir bakmışsınız Hindistan’da meditasyon eşliğinde! Yanında bir başkasının seyahati övgüler alıyorsa, dünyanın çivisini sökmüş Yay söz söylemeden durur mu? “Ne var sanki, o da bir şey mi? Ben dünyayı gördüm!”

Oğlak   

Erken yaşlarda belirlediği hedefleri uğruna tüm keyif alanlarının, boşa harcanan zamanlarının kapılarına asma kilit takmış, kendini kazanacağı başarılar için çoktan çalışmaya adamış olan Oğlak, övgülerin tümünü hak eden yaşamını kendi elleriyle inşa etmiştir. Hırs yaparak, zamanı iyi organize ederek ve çok çalışarak! Şimdi biri çıkıp bilmem kimin sevgilisinin genç yaşta kazandığı başarılarından bahsederse yanında, sinir olur Oğlak! “Çok gördük biz öyle birden parlayan yıldızları! Ya torpil onların hepsi! Kokusu çıkar yakında!” demezse huzur mu kalır?

Kova    

Kova’nın kafası herkesten farklı çalışır. Geliştirdiği alternatif çözümler, henüz kimselerin aklına gelmeyen, geleneksel olandan bambaşka şaşırtıcı yöntemler olur. Bilgisinin derininden, uzmanlık alanlarında geliştirdiği yetkinliklerden sual olunmaz! Öyle harıl harıl da çalışması gerekmez Kova’nın başarı göstermesi için, kıvrak zekasıyla her şeyi halleder! Yanında başka birinin başarıları mevzu bahis oluyor, kendisinin dışında bir zekaya övgüler yağıyorsa; “Orada bir durun!” temalı tavrını takınır Kova ve ekler; “İnek o inek, zeki falan değil!”

Balık    

Balık düşler diyarında uçuşmak varken sorumluluklar altında kalıp, rutine girmekten nefret eder! Her gün aynı işi yapmak zorunda olmak tüm özgürlük alanlarını kısıtlar, hayal gücünü köreltir! Aslında istediği hülyalara dalıp, aşk yaşamak, sahip olduğu sonsuz merhamet duygusuyla dünyaya kucak açmaktır ama yaşamak için çalışması gerekir. Keyiflerine fazla fazla zaman bulan, hayallerini bir bir gerçekleştiren insanlar görünce etrafında kahrolur ve söylemeden edemez; “İşi gücü yok tabi, öyle babam da gezer!”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir