Burçların Bıktıran Şikayetleri!

Canlar daraltan, gınalar getiren, söylenmelere doymayan insanlar vardır! Bir dokunur, bin ah işitir, ağzınızı açtığınıza lanet eder, pişman olursunuz ama iş işten geçmiş, sonu gelmez şikayetçinin pimi çekilmiş, patlama anı gümbür gümbür gelmiştir. Ne yapsanız kar etmez, kaçan memnuniyetleri bir türlü dönüp gelmez! Şimdi sıra burçların kabak tadı veren, klişenin de dibini gören şikayetlerinde.

Koç       

Koç nerelerden atlasa, kırk kere kalbi yerinden çıkıp aşkın kucağına düşse, maceralardan maceralara koşsa, yoruldum dahi diyemeyecek kadar mecalsiz düşse, yine de kalbinin gümbürtüsünün sesini bastırıp “hayatımda hiç heyecan yok” demeyi ihmal etmez! Hiçbir günü şikâyet etmeden boş geçmez!

Boğa    

Yastık altındaki parası boyun ağrısı yapar, zor zaman çıkısı her an rekor ölçüde katlanarak artar, milyon dolarlar kazanıp memleketin yarısını satın alıp tapularını kasalarda kilitli tutar ama fırsatını bulduğu her an “hayat çok pahalı” isyan bayrağını çeker! Boğa doymak nedir bilmez, hiçbir şeye ucuz demez!

İkizler  

Elinizde oyuncağınız, aklınızda anlatacak eğlencesi bol taze maceranız, yapılacak keyifli bir aktivite öneriniz yoksa; “gidip iki soluklanayım, birlikte beş çayı yudumlayalım” diye İkizler’in kapısını çalıp olan keyfinizi de kaçırmayın! Ama her şeyin aynı ve hayatın çok sıkıcı olduğunu duymaya susadıysanız bir koşu soluğu İkizler’in yanında alın, ama ha aç gidin ki şikayetleriyle tıka basa dolmayın!

Yengeç

Yengeç’i severken eliniz erir, kalbiniz eskir ama yine de ne hikmetse dünyada en az o sevilir, herkesin sevgisinde boğulmak yerine “kimse beni sevmiyor” dramının derininde boğulur! Yengeç’in de huyudur; hüzünden beslenir, göz yaşları olmadan bir yanı hep eksik gibi gelir!

Aslan   

Yedi cihan kıymetlerin en yaldızlılarını verir, sağır sultan dahi bir şekilde duyar Aslan kimmiş öğrenir, yollarına kırmızı halılar, masalarına kuş sütleri serilir, herkes saygıyla taçlanan sevgisini gösterir ama Aslan doyar mı, bu günlük bu kadarı kafi deyip musluğun ağzını tıkar mı? Asla! Nerede onda o tevazu! Sürekli ağzında aynı cümle, bir tutturmuş “Kıymetim bilinmiyor!” diye, daha ne kadar bilinsin desek de nafile!

Başak  

Sanırsınız Başak olmazsa gök tepemize iner, yer yerinden oynar, taş üstünde taş, baş içinde akıl kalmaz! Çünkü dünyanın en maharetlisi olmasının yanında tek maharetlisi de odur. Hayır birileri onun kadar olmasa da elinden geleni yapıyor demek de yok! Varsa yoksa aynı laf; ben yapmazsam kimse yapmıyor! Acaba sen doğmadan önce bu düzeni kimler koruyor, yaşam nasıl sürüyordu?

Terazi  

Kendisi kraliyet ailesinde doğmuş, en kıymetli dadılardan adabı muaşeret dersleri almış, kırk dilde konuşmayı üç yaşında sökmüş, gümüş çatalı, yaka peçetesi olmadan ağzına lokma götürmemiş sanırsınız. Onun için dünyadaki herkes kabalar kabası, konuşmaların tümü çığlık çığlığa gürültülü! Duymayan kaldı mı Teraziciğim, kaba olduğunu düşünmediğin insan var mı? varsa lütfen ne tür bir nezaketle donanmış kendisi çok merak ediyoruz!

Akrep  

Aynada kendi bakışlarının altında dahi bir mana arayan, kendi zihninin içinde bir kuytu bulup kendinden sır saklayan, bu durumda tabi ki hiç kimseye güvenemeyen, her şeye tükenmez bir kuşkuyla bakan birini düşünün, çok zor bir hayat değil mi? Ne demişler insanın kendine verdiği zararı dünyalar bir araya gelse veremez! Akrep insanları çabuk düşman beller, “kimseye güvenmiyorum” der gezer.

Yay      

Acaba şu Zodyak’ta Yay kadar iplerini eline alıp kollarını özgürlüğe kocaman açan ikinci bir burç var mıdır? Ne gelenek tanır ne örf adet! El alem ne der diye zaten düşünmez! Sorumluluk alıp sırtına yük etmez! rahatından hiç mi hiç ödün vermez! Bir de üstüne demez mi “Hiç özgür değilim!” diye! Yay’cım sen rahata iyi alıştın; Allah çarpar!

Oğlak   

Oğlak’ın da ağzında hep aynı soğuk ifade, en bilir kişi benim, saygınlığımla herkesi durmaksızın eleştiririm edalarında söylemek için hiçbir fırsatı kaçırmaz; kimsenin kimseye saygısı kalmamışmış! Toplum içinde ona yan gözle bakıp, ötekine devrik bakış atmaktan; insanlara karşı ezici bakışlar takınmaktan geri durmaz!

Kova    

Kova’ya sorsanız herkes cahil, bütün insanlar aptal! Her şeyi bir o biliyor, hiçbir konuya muhalefet etmeden duramıyor, çok satanlar rafları da Kova’lar sayesinde doluyor. Yoksa milletin başını magazinden kaldırıp iki sayfa çevirdiği, ansiklopedi karıştırdığı mı var! Cehalet olmuş diz boyu, dünyada bir tek Kova kalmış bilir kişi kolay mı?

Balık    

Ne hikmetse bütün dünya konuşarak anlaşıyor, bir tek Balık kendini anlatamıyor, anlatsa da dilinden “kimse beni anlamıyor” şikâyeti bir türlü düşmüyor. Oysa herkes aynı dili kullanıyor ve pek ala anlaşıyorken, Balık sıkışınca bir “kimse beni anlamıyor” patlatıp yalnızlığına çekiliveriyor. Strateji mi dersiniz? Sonuçta Balık zaten pek kendini anlatmayı sevmiyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir