Burçlara Göre Plaza Dili

Göğe yükselen plazaların gösterişli ve modern ofislerinde çalışan beyaz yakalıların hafta içi 09.00-18.00 saatleri arasında konuştukları dile dikkat ettiniz mi hiç? Kimilerine göre samimiyetsizliğin dile gelmiş hali, kimilerine göre 21’inci yüzyılın globalleşen dünyasında kullanılması kaçınılmaz olan bir gereksinim.  Her ne kadar onun hakkındaki fikirler farklı olsa da “plaza dili” kendine has kuralları olan, gittikçe daha fazla kişi tarafından kullanılan, öğrenilen ve sürekli kendini geliştiren bir dil. İçerisinde pek çok kendine has kelime barındıran bu dili burçların nasıl kullandığına ve hangi burcun hangi kelimeleri ağzından düşürmediğine gelin bir bakalım.

Koç

Süreci hızlandırmak için baskı yapmak anlamına gelen “push etmek” Koçların her üç cümlesinden biridir. Nasıl mı? İstenilen rapor henüz raporlama bölümünden çıkmamıştır. Aslında acelesi de yoktur çünkü sunum haftayadır. Bununla birlikte direktörünüz olan Koç, sabırsız karakteriyle gün içerisinde her saat başı başınızda biter ve “Raporlamacıları push edelim, toplantıya az kaldı” der. Siz siz olun bir Koçla çalışıyorsanız her türlü raporu ve sunumu günler öncesinden hazır edin.

Boğa

Plazalarda yoğun geçen mesailerin ardından gelen “happy hour” aktiviteleri, beyaz yakalıların en çok özlem duyduğu saatlerdir özellikle de Boğaların. Kimi ofislerde her Cuma kimilerinde ise ayda bir yapılan bu aktivitelerde yemekler yenir, eğlenilir ve bol bol dedikodu yapılır. Bünyesi 24 saat çalışan bir iş insanı olmaya müsait olmayan ve yemek yemekten büyük bir keyif duyan Boğalar bu müstesna saatlerde gerçekten “mutlu”dur ve sabırla bir sonraki etkinliği bekler.

İkizler

Gün geçmesin ki İkizler bir işi de konsolide etmesin. “Canım ben Arzu ile Mehmet’in işlerini yarın akşama kadar konsolide ediyor olacağım.” İşte size tipik bir İkizler cümlesi. Elinden her iş gelen üstelik birçok işi aynı anda yapabilme özelliğine sahip olan İkizler, “işleri toparlamak, birleştirmek” anlamlarında kullanılan “konsolide etmek” tabirini de en çok kullanan burçtur.  Bu özellikleri onları aynı zamanda şirketin en fonksiyonel çalışanı yapar.

Yengeç

Aile yaşamı ve özel hayatındaki kırılganlığını ve hassaslığını iş hayatına da yansıtan Yengeç için “ofis yaşamı” adeta tehlikelilerle dolu bir jungle’dır. Her ne kadar bu ortamda güçlü sezgileriyle ayakta durmaya çalışsa da işler her zaman istediği gibi gitmez. Çalışmalarındaki en ufak bir hata ve gecikme tüm moralini ve konsantrasyonunu yerle yeksan ederken, işlere dönmesi biraz vakit alır. Böyle bir durumda ise ağzından tek bir kelimeyi düşürmez: “Fokuslanamıyorum”. İşe odaklanamamak anlamına gelen bu tabir Yengeçlerin diline pelesenk olmuştur adeta.

Aslan

Şirkette yeni başlayacak bir proje için ekip lideri aranıyorsa ve aslında ofiste bir Aslan varsa bu nafile bir uğraştır. Zira Aslanlar doğuştan lider oldukları için ekip lideri her daim bellidir. Hâl böyle olunca “Yeni web sitesi projesini Ahmet Bey lead ediyor” cümlesini ofis içerisinde sık sık duyarsınız. Tabii Ahmet Bey’den  “Yeni web sitesi projesini ben lead ediyor olacağım” cümlesini duyduktan sonra. Çünkü liderliğini vurgulamak da Aslanların sıkça yaptıkları işler arasındadır.

Başak

24 saat mesai yapmak için yaratılmış, titiz ve düzenli Başak, sabah ofise vardığında bilgisayarını açar ve kahvesini yudumlamaya başlamadan önce kendini “to do list” (yapılacaklar listesi) hazırlarken bulur. Tüm gününü haftasını ve hattı ayını organize etmeyi ve planlamayı şiar edinmiş olan Başaklar, bu özelliklerini sadece kendine saklamaz. Nitekim ofiste “Arkadaşlar yarının “to do list”ini yapmadan çıkmayalım” diye seslenen birini duyarsanız emin olun o bir Başaktır.

Terazi  

Hem sosyal hem de ekip çalışmasına inanan bir Terazi’nin vazgeçilmezi tabii ki “brain storm”lardır. Türkçeye “beyin fırtınası” şeklinde çevrilen ve son yıllarda popülerliğini arttıran bu deyim, Terazilerin lügatinde ilk sıradadır. Bilgisayarınızın başına gömülmüş rapor yazarken aniden “Hadi biraz brainstorm!” diye bir cümle duyarsanız şaşırmayın ve bir Terazi ile çalıştığınızı hatırlayın. Tabii bu beyin fırtınalarının iş performansına etkisi tartışılır ama çalışanlara biraz da olsa soluklanma fırsatı verdiklerinden dolayı bu fırtınalar sevilir dolayısıyla bu toplantıların müsebbibi Teraziler de.

Akrep

Uzun zamandan beri bir konkura hazırlanıyorsunuz. Aylarca süren çalışmalar ve toplantılardan sonra büyük gün geldi. Ertesi güne sunumunuz var, her şey sayısız kontrolden sonra kusursuz görünüyor. Toplantınız sabah saatlerinde olduğu için erken yattınız, dinlenmeye çalışıyorsunuz. Ama ne mümkün… Telefonunuz çalıyor ve Akrep burcu olan yöneticiniz “Projeyi sunmadan hadi bir cross check yapalım” diyor. Tekrar kontrol etmek, üzerinden geçmek anlamına gelen bu deyimin kontrolü asla elinden bırakmayan Akreplere çok yakıştığını söylemeye gerek yok herhalde. Tabii gecenin o saatinde uyandırılan siz değilseniz.

Yay

  • Ezgi, meeting’i çarşamba yapalım mı?
  • Olmaz canım o gün “off day”im
  • Önümüzdeki salıya yapalım?
  • Tatlım o gün de “off”um
  • Ne zaman yapalım peki?
  • Ben bi schedule’ma bakayım!

Bu anlamsız diyalogun bir Yay ile yaşandığını anlamak için kâhin olmaya gerek yok. Sürekli seyahat etmenin ve yeni yerler keşfetmenin peşinde olan, bunun için de patrondan izin isteyen bir Yay sürekli yapacaklarını ertelemek durumundadır çünkü izinli olduğu her gün off day’dir.

Oğlak

Önümüzdeki hafta yapılması gereken 7 toplantı, 4 sunum, hazırlanması gereken 14 rapor var. Tüm bunların mesai saatleri içinde yapılması her ne kadar kulağa imkânsız gibi gelse de bu bir Oğlak için adeta çocuk oyuncağıdır. Zaman yönetiminde usta olan ve “zaman” gibi kıt kaynakları başarılı bir şekilde yönetebilen Oğlak, tüm bu süreci ince ince planlayarak altından rahatlıkla kalkabilir. O nedenledir ki bu burcun mensubu “Bir sonraki toplantıyı şimdiden schedule edelim (planlamak)” cümlesini ağzından düşürmez.

Kova

Bir sorunla karşılaşıldığında rasyonel çözümler sunabilen ve alternatifleri görebilen Kova için iş hayatı da bu minvaldedir. Taraflar arasındaki her türlü ilişkide herkes için alternatif çözümler üretebilir ve herkesin kazançlı çıkmasını sağlayabilir. Böyle durumlarda da her iki taraf açısından kazanç olan, her iki tarafın yararına manasına gelen “win-win” deyimini sıkça kullanır.

Balık

Duygusal, naif ve hassas bir Balık burcunu en çetin ceviz çalışanların bile yaka silktiği satış bölümünde çalıştırırsanız sonuç ne olur? “Down olur.” Her ayın sonunda satış rakamlarını görüp down olan yani morali bozularak motivasyonu düşen Balık, kendine acımayı sevdiği için de bu ruh halini uzun süre üstünden atmak istemez. Bu nedenle de ay boyu “Bu ayki satış verilerini gördükten sonra down olmuş durumdayım” der durur.

Bir Yorum Bırakın
  1. Boyle bir konusma dili kullanan insanlara gercekten acıyorum ve zavalli olduklarini dusunuyorum. Daha havali ve prestijli gorunmeye calisirken, yarim yamalak ingilizce konusan kimlik kargasasi yasayan ergenlere benziyorlar.

    Is hayatinda saygi duydugum konusma dili, temiz ve anlasilir Türkçe’dir. Diksiyonundan, kelime dagarcigindan, edasindan kalitesi belli olur zaten kisinin. Siz siz olun, bu pacoz plaza dilini kullanmayin.

    • Bence de. Bi de adini da bulmuslar plaza diliymis. Hadi bir kelimenin Turkce de karsiligi yoksa neyse de fokuslanamiyorum falan nedir ya. Komik.

  2. cross check, brain storm vs vs gibi “deyim”* lerimiz varmış… askmoyra ile öğrenmiş oldukkk. Gördüğüm en saçma paylaşım 😂😂😂😂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir