Burçlar Hangi Konuda Neden Yüksekten Atar

Eğriye eğri, doğruya doğru. Hepimizin abarttığı birtakım özellikler var. Günlük hayatta karşılaştığımız sıradan bir olaydan tut, hayat boyu yaşadıklarımıza kadar pireyi deve yapmaya meyilliyiz. Amaç belki ilgi çekmek, belki kendimizi üstün göstermek, belki de beğenilmek istemek… Haliyle potansiyelimizin olduğu alanları öne çıkarmak ya da eksik yanlarımızı olabildiğince saklamak bizlere çoğu zaman normal geliyor. Öyle ki çoğu zaman yaptıklarımızı fark etmiyoruz bile. Her burç için de bu durum böyle. Hepsinin bire bin katarak anlattığı bir ton özelliği var. Peki, senin burcun hangi özelliğiyle yüksekten atar?

Koç: Kimseye İhtiyaç Duymaması Hakkında

Hayatta kimseye eyvallahı olmayan Koçlar, karşılaştıkları durum her ne olursa olsun ellerini taşın altına koymaktan çekinmeyen kimseler. Yüzleştikleri bir sorun karşısında bile birinden yardım istemeyi kendilerine yediremezler. Hatta siz hepiniz ben tek demek onların kanında var denebilir. Ancak yeri geldiğinde herkes birilerine ihtiyaç duyar. “Kimseye ihtiyacım yok, her şeyin üstesinden tek başıma gelebilirim” demek biraz şov sonuçta.

Boğa: Duygusal Açıdan Sağlam Olmaları Konusunda

Boğalar için kimse kolay kolay hassas, alıngan ya da duygusal diyemez. Zira bir Boğa asla iç dünyasını herkese göstermez. İçi yangın yeri olsa da dudağındaki gülümsemeyi soldurmaz, morali bozuk olduğunda bile birisinin omzuna dokunup “İyi misin?” diye sormasına fırsat tanımaz. Çoğu olay karşısında dik duruşları ve sağlamlıkları meşhur olsa da evde bir başlarına kaldıklarında neler yaşadıkları sır değil. Dememiz o ki, perdelerini kaldırdığında içinde çok daha yumuşak başlı biriyle karşılaşılabilir.

İkizler: Yerlere Göklere Sığmayan Bilgi Birikimleri Hakkında

Bilgi toplamaya, öğrenmeye, keşfetmeye dair tükenmez merak duygusu ile İkizler, Zodyak’ın en bilmiş burçlarından biri. Kulağı deliktir, her alanda mutlaka ama mutlaka bir şeyler bilir. Konusu açıldığında da “Ben biliyorum” demeyi kendine görev edinir. Entelektüelliğini ve bilgi birikimini göstermek onun için fazlasıyla önemli. Peki, hangi konuda uzmanlaşmıştır diye sorsak? Yanıt ne yazık ki, hiçbiri. Sabırsızlığı ve sıkılganlığı, derinleşmesi yolunda en büyük düşmanı.

Yengeç: Bugüne Dek Neler Atlattıklarından Söz Açıldığında

Yengeçler, hayata daima başka bir gözle bakar. Kimselerin fark edemediği ayrıntıları görür, en ağzı sıkı insanların bile adeta kalbini okur. Zaten onun en büyük gücü sezgiselliği. Başkasının gayri ihtiyari bakıp geçtiği bir olay hakkında bile saatlerce anlatacak şey bulabilir. Hele hele kendi yaşadıklarından söz açıldığında diline ket vurması mümkün değil. Duygusal manipülasyon yeteneği de işin içinde. Karşısındakini bıktırana kadar, acıklı hayat öyküsünü anlatır durur.

Aslan: Kendini Haklı Gördüğü Hemen Her Konuda

Bugüne dek hiçbir Aslanın haksız olduğu konu çıkmadı neredeyse. Yüzyılda bir de olsa “Tamam, sen haklısın” dese bile karşısındakine, “Aslında ben haklıyım” diye kendini inandırdı içten içe. İster sabit fikirlilik densin isterse despotluk. Her şeyin en iyisini kendisi bilirken, başkalarının fikirlerine hak verecek değil. Kaldı ki zaten haklılığı da hiçbir zaman tartışmaya açık bir konu değil(!)

Başak: Alçak Gönüllülükleri ve Dürüstlükleri Konusunda

Başakların kimselerden bir çekincesi yok. Fazlasıyla net insanlar. Ne düşünüyorlarsa açık açık söylerler. Karşısındakinin kimliği ya da olayın vahameti genelde ikinci planda gelir. Bir diğer önemli özelliği ise kendi başarısı hakkında kimsenin sırtını sıvazlamasına ihtiyaç duymaması. Yani abartmak ya da böbürlenmek onun tarzı değil. Tabii, tüm bunlar biraz da duruma bağlı. Bir çıkarı söz konusuysa ya da başka bir fayda sağlayacağına inanıyorsa alçak gönüllüğü de dürüstlüğü de bir kenara bırakabilir.

Terazi: Dünyadaki Herkesle Anlaşabilmesi Hakkında

Aslına bakarsak sosyal kelebek Terazilerin herkesle bir şekilde ortak dil bulabilmesi şehir efsanesi değil. Hangi ortama girerse girsin kolayca uyum sağlayıp, en farklı düşündüğü konuda bile karşısındakine hak verebilir. Tabii bu herkesi anladığı anlamına gelmiyor. Çoğu zaman sadece “miş gibi” davranıyor. İçten pazarlıklı olduğundan değil, sadece kimseyle kanlı bıçaklı olmayı ya da negatif bir atmosferi paylaşmayı sevmiyor.

Akrep: Öldürmeyen Her Şeyin Onu Güçlendirdiği Konusunda

Hemen her Akrebin hayat mottosu, ünlü düşünür Nietzsche’nin “Beni öldürmeyen acı güçlendirir” sözü. Büyük travmalar atlatıp da hâlâ güçlü kalabilmesi, acının ona kazandırdığı olgunlukla alakalı denebilir. Madalyonun öteki yüzünde ise bambaşka bir tablo var. Her yaşanılan acıyla defalarca dağlanan kalbi gibi. Yara izleri onu dışarıda güçlü gösterse de içinden çok şey koparıp götürmüş olabilir.

Yay: Her Konuda

O kadar basit bir denklem ki bu; Yayın olduğu bir ortamda mutlaka bir abartı var. Giyiminden kuşamından tut da gezip gördüğü yerlere kadar. Yaşadığı her olayı dallandırıp budaklandırarak anlatır, heyecanlı halleriyle herkesin aklını alır. O an mutlak bir neşe ve içtenlikle anlattığı her olay herkese bir şekilde inandırıcı gelebilir. Gerçekte ne olduğunu ise sadece o ana tanık olmuş olanlar bilebilir.

Oğlak: Ne Kadar Dayanıklı ve Sarsılmaz Bir Kişiliğe Sahip Olduğu Hakkında

Oğlaklardan söz ediyoruz. Her şeyin başında çocukluğundan itibaren aza kanaat etmeye ve yaşadıkları karşısında güçlü kalmaya şartlanmış biri var karşımızda. Başkalarına örnek olup, yıkılmaz bir görüntü sergilemeye çalışırken kalbinin paramparça olduğunu söyler mi? Siz bakmayın öyle gözlerinden tek damla yaş inmediğine, duygularını açığa vurmaları için tüm gözlerden uzak kendi kendilerine kalmaları gerekir.

Kova: Tüm İnsanları Eşit Görmesi Hakkında

Özgür ruhlu ve muhalif halleriyle kendilerini her zaman belli eden Kovalar, kimseye minnet edip, boyun eğmez. Kimsenin de bir başkasına kul köle olmasına müsaade etmez. Sorsan herkesten daha eşitlikçi, herkesten daha hümanist. Kendini herkesle bir görür mü dersen, orası şüpheli. “Cahille benim oyum bir mi?” diyen kimselerin demokrasi anlayışı gibi.

Balık: Herkesi Can Kulağıyla Dinlemeleri Hakkında

Balıklar, yakın uzak arkadaş fark etmez, herkesin dert ortağı. Birinin yüzü düşmeye görsün hemen yanına gidip halini hatırını sorar, bir şey konuşmak istiyorum diye yanına gelen herkesin derdini dinleyip başını okşar. Görünür de bu böyle. Sahiden dinliyor mu, yoksa o ara aklı başka alemlere mi kayıyor muamma! Karşısındakini gözlerini ayırmadan dinlese de kapıdan çıktıktan sonra ne konuşulduğunu saniyesinde unutabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir