Burçların “Eyvah” Dedikleri?

En karanlık gecelerin zifiri kâbuslarında, “ya başıma gelirse” korkularının baş kahramanlarında sıra! Burçların en büyük korkularını derledik, akıllarına gelenler başlarına gelmesin diye duamızı ettik! Gerçeklerden kaçılmıyor madem, kimseler kovalamasın diye tutup dizinizin dibine getirdik! Bunlar başınıza gelirse “eyvah!” dersiniz diye düşünüp uyarmak istedik. Fena mı ettik ?

Koç       

Koç; ya cesaretini kaybedersen? Gölgenden korkmaya, kalabalık görünce kaçmaya, kaygıdan adım atamayıp oturduğun yerde yaşlanmaya başlarsan ne yaparsın? Cesaretini kaybedince atılımların da bitecek, mücadele ateşin de sönecek! Sonuç olarak sen cesaretinle varsın, o da bir sabah kuş gibi uçup yüreğini afakanlar bastıysa aniden, herkes seni yenip tozunda duman edecek, eyvah!

Boğa    

Boğa; paran pul olur, neyin var neyin yoksa suyunu çekip, meteliksiz kalırsan ne yaparsın? Hani olmaz ya diyelim ki oldu, evine bir hırsız girdi, yastık altında ne varsa doldurdu bir çuvala usulca gitti. Sen de “bankaya güven olmaz bir sabah öylece batar, kiracı evi alır kaçar, araba çizilir değeri düşer” diye param cebimde kalsın diye düşünmüştün. Bulamazlar sandın, kapının kilidini beş defa çevirince evine kimse giremez sandın ama yanıldın, eyvah!

İkizler  

İkizler; ya konuşacak konu bulamaz da sohbetin en civcivli yerinde dut yemiş bülbül gibi kalırsan ne yaparsın? Zihnin sonunda fazla çalışmaktan infilak edince tüm bildiklerini unutup iki lafı bir araya getiremeyecek duruma gelirsen. Şu kendini ifade etmekten aciz dediklerin, sıkıcı deyip yüz çevirdiklerinden, zekasız deyip beğenmediklerinin eline düşüp, alay konusu olursan, eyvah!

Yengeç

Yengeç; sevdiklerin bir gün sana yüz çevirirse, yaşamının geri kalanını yuvandan uzaklarda, kimsesizler yurdunda geçirmek zorunda kalırsan ne yaparsın? Sevginin zararı olur mu deme. Dokunduğu her şeyi altına çeviren Kral Midas efsanesini duymuşsundur. Fazla ilgi, yüksek alınganlık, orantısız şefkat derken yanında yörende kimse kalmaz, soğuk duvarların içinde bir başına kalır, yapayalnız yaşlanırsan, eyvah!

Aslan   

Aslan; eee hep baş tacı olacağım, el üstünde tutulacağım mı sandın, oralarda hava nasıl diyene düşen burnunu aldırdığın günler geçmişin tozlu sayfalarında kaybolur, yerini beğenilmeyen bir sen alırsa, ne yaparsın ne yaparsın? Çocukların bile maskarası olur, “ey gidi gençlik” dersen, sahip olduklarını zamanında har vurup harman savurunca yok yoksul bir ömür geçirirsen, hani benim ucu görünüp sonu belirmeyen limuzinim derken, faytona talim edersen, eyvah!

Başak  

Gençliğinde yaptığın evhamlar gerçek olur, o kadar çamaşır suyu kullanma başına iş gelecek diyen arkadaşlarının söyledikleri gerçek olur, hastalığın pençesine düşsen ne yaparsın? Tabi kimseler çekmesin, hastane yüzü düşmana görünmesin ama hasta değilken aşındırdığın hastane koridoru, bezdirdiğin doktorlar, araştırdığın konular gün gelip en çok işine yararsa, sapasağlamken yapmadıkların hasta yatağında film şeridi olup gözlerinin önünden geçerse, eyvah!

Terazi  

Terazi; kavgadan hep kaçtın, gürültüye kulak pamuğu tıkadın, müziğin sesini açıp herkeslerin hırçınlığını bastırdın ama gün geldi en büyük kavganın kilit kişisi olup iki ucu tartışmalı değneğin tam ortasında kalakaldın, ne yaparsın? Otuz yaşında kaz ayaklarıyla uğraşsan, makyajsız acar muhabirlere yakalansan, bikinili pozlarında selülite rastlansa daha mı iyi? İyisini kötüsünü bilmeyiz de bu işin sonu feci, eyvah!

Akrep  

Akrep; sen yıllardır kendini sır gibi sakla, bildiklerini seksene katlayıp en kuytulara özenle gizle, ağzını mühürle, karda yürü ne bir iz belli et ne bir ses duyur, sonra kalksın biri bütün ipini pazara çıkarsın, ne yaparsın? Senin ne yapacağın belli, intikamını almadan uyku uyumazsın da bir iki gün için soğur, öfken diner, uykun derinleşir ya sonra? Olan oldu, herkes her şeyi öğrendi, bütün emeklerin boşa gitti, uğraşların çöp oldu, kısacası yılların Akrep’i fena deşifre oldun, eyvah!

Yay       

Özgürlük diye bulduğun uçakla dünyaları kuş bakışı gezdin, gönlüne düşeni korkusuzca deneyimlendin ama koluna kelepçe vuruldu, aydınlığın perdelenip tutsak oldun, ne yaparsın? öyle kimseler bana karışamaz, ben kimseden korkmam, emir almam, rutin sevmem rüzgar yüzüme vurmaz, macera peşimden koşmazsa yaşayamam günlerinin sonuna geldin, elinden de bir şey gelmiyor, eyvah!

Oğlak   

Hep zirvelerde gezdin, risksiz yükseliş olmaz dedin iyice de planlayıp ince ince hesapladın ama bu sefer olmadı, koltuğuna değen gözün ahı vurdu, kariyerin bir anda tepetaklak oldu. Bırak yerinde saymayı, ofisin sokağından geçemez, kimselerin yüzüne bakamaz oldun, itibarın desen iki para dahi etmiyor insanların gözünde, ne yaparsın? Kafanı duvarlara vurup yanıp yıkılmadan önce tekrar düşün, nerede hata yaptın? Bir yandan da olan oldu kovuldun, eyvah!

Kova   

Ben bir bireyim, kendi haklarımı belirlerim! Kimselerin emir komuta zincirine halka olmam, bir tek kendi sözümü dinlerim desen de bağımsızlık elden gitti, kölelik devri başladı, eşitlik desen çoktan bilinmeyen bir zamanın masalı olarak tarihte yerini aldı, ne yaparsın? Ne yapabilirsin ki? Ancak sahibin, padişahın, hükümdarın isterse yaparsın, yoksa istediğin kadar çırpın, didin ses tellerini yıprattığınla kalırsın! Peki şimdi ne olacak, eyvah!

Balık    

Düşlerimden gayrısı yalan dedin, “gerçek dünya kusur kalsın” istedin, sırtını dönüp beğenmedin. Ama el mahkûm rüyalarına tövbe ettin, kendi yarattığın evreni tek bir kibritle alev topuna çevirdin, sorumluluğun, görevin, somutun içine düştün, ne yaparsın? Öncelikle mecburiyetler dünyasına hoş geldin! Ne bir daha yalnızlığına dönebilir ne düşlerinle buluşabilirsin! Güzel günler geride kaldı, eyvah!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir