Burçlar Aşk Acısı Çekerken Hangi Şarkıyı Depresyonuna Meze Eder?

Ayrılık sahnesi görünürde basittir. Biri gider, diğeri arkasından bakakalır. Dışa vurulamayan duyguların, söylenemeyen sözlerin ya da kırılan kalplerin tamiri olmaksızın üzeri kapatılır. Kimilerinin gözyaşları sel olur, eski günler için yalvarır kimileri ise bir şey dememek için dilini ısırır. Bilinmeli ki en güçlü görünenlerin bile gece gözyaşları yastıklarını ıslatır. Bir yerlerden bir şarkı çalar ve eski anılar teker teker canlanır. Zaten çoklarına göre asıl böyle anlarda müzik ruhun ilacıdır. Boğazda oluşan düğümler onunla açılır. Peki, hangi şarkı hangi burcun kalbini acıtır?

Koç: Mazhar Alanson – Yandım

Her zaman dürüstlükten yana olan Koçlar ne aşklarında ne de ayrılıklarında göstermelik oyunlardan medet umar. Mutluluk rolünü oynamak yerine ne kadar zor olursa olsun yitip giden aşkının peşinden koşar. İçinde kalan ne varsa açık yüreklilikle anlatır, gönlünü yeniden açar aşkın rüzgarına. Sonra ne olacakmış düşünmez asla. “Yandım yandım, ah ki ne yandım!” dese bile ne fayda, rüyalarda görmeyi bile kâr sayar hatta.

Boğa: Fikret Kızılok – Gönül

Nerede nasıl davranacağı konusunda herkesten iddialı olan Boğalar söz konusu aşk olduğunda ipleri elinden bırakır. Hele ki yıllardır aradığı aşkı bulduğunu düşündüyse kalbinin sesine kulak verir, mantığının sesini bir süreliğine de olsa kapatır. Ayrılığın faturası da bu yüzden genelde onadır. Kendi kendine söylenirken gönülleri günah keçisi ilan edilir. “Yapma dedim, yaptın” diye kalbine sitem etse de “Şimdi beni kurtar gönül” diyerek yine gönlünden medet umabilir.

İkizler: Sezen Aksu – Git

İkizler için ayrılık anını atlatmak sanılanın aksine hiç de zor değildir. Zor olan baştaki tavrını sonuna kadar götürebilmektir ki bu da pek mümkün değildir. Ayrılık anında bir öfkeyle aslan kesilse de birkaç gün sonra yitip giden aşkın arkasından dön diyebilir. “Aslında ben de uzun zamandan beridir sana ayrılmak istediğimi söylemedim haydi git…” deyip bir hışım uzaklaşabilir ama “Git… Git… Gitme dur ne olursun. Gitme kal yalan söyledim” diyebilir pişmanlıkla.

Yengeç: Sertab Erener – Yalnızlık Senfonisi

Yengeçler bir kere sevdi mi sonunu düşünmez genelde. Kalplerinde baş köşeye buyur eder, sevgisiyle besler. Hoş o ne yaparsa yapsın gidecek olan arkasına bakmadan çeker gider. Sonrası acı, yalnızlık, keder… Yabancısı olmadıkları bu duygular karşısında gözyaşları dökse de çok geçmeden kendini silkeler. Yalnızlığı yollarını pusu kurup beklese de acılar üzerine gözlerini dikse de “Bekliyorum, hadi gelin üstüme korkmuyorum” der.

Aslan: Levent Yüksel – Kadınım

Aslanlara genelde herkes kendini beğenmiş, burnu havada der ama onlar hep sevginin peşindedir. Ayrılık sonrası bu yüzden yüreklerinin en derinine kadar incinir. İnandıkları, güvendikleri, sevdikleri insanı kaybetmeyi kendilerine yediremezler. “Hiç üzülmedin mi, düşünmedin mi halimi” diye sitem ederken içten içe karşısındakini merak ederler. “Kadınım söyle sen mutlu oldun mu, bu deli adamı unuttun mu” derken hayır cevabını almayı ölesiye isterler.

Başak: Zeynep Casalini – Duvar   

Başaklar birilerini kalplerine aldılarsa sonuna kadar savaşmaya hazırdır. Bir sorun varsa çözmeye uğraşır, alttan almaya çalışır. E ama bir yere kadar! Duvarlara çarpa çarpa nasır tuttuysa ya da ağlaya ağlaya yosun tuttuysa “Seninle bir daha aynı yolda yürümem. Seninle yürüyene yolda tuzaklarım var” diye savaş düdüğünü çalar. “Hadi bir cesaret, sen de taşın altına koy elini” derken atılmayan adımlar karşısında içi yansa bile aşk defterini oracıkta kapatır.

Terazi: Göksel – Depresyondayım

Samimi ve dost canlısı Terazileri bilenler bilir, onlar sosyal ortamlarda bir yıldız gibidir. Sevildiklerini hissettikleri her an yüzünde güller açabilir. Aşklarında da ne kadar mutluysa bir o kadar canlı bakar hayata. Ayrılık sonrasıysa genelde ya suskundurlar ya da bunalımda. Unutulduklarını ya da aldatıldıklarını düşündüklerinde saplanabilirler depresyon batağına. Aynaya bakarken mırıldanırlar: “Kimseye kızamadım, kimseye küsemedim. Sonunda kendime küstüm, sonunda hayata.

Akrep: Feridun Düzağaç – Alev Alev

Akrepler aşklarında kurallara riayet etmez, aksine kendi kuralları koyandır. Ayrılık çanları çaldığında da kimseye suç bulmaz, sadece kendisiyle hesaplaşır. Haklı bile olsa gururunu bir kenara bırakır, aşkın rüzgârıyla kalplerinden silemedikleri eskilerine yol alır. Alev alev yansalar da yangınlar içinde, küllerinden yeniden doğabilirler o eski günlere. “Kendimi arıyorken olmaktan korktuğum yerdeyim sendeyim…” derken teslim olabilir tüm benliğiyle.

Yay: Şebnem Ferah – Hoşça Kal

Yayların kocaman kalbinde herkese yer var. Nereye giderlerse gitsinler, kimlerle olurlarsa olsunlar, sevdikleri hep kalplerinde yaşar. Anlaşılması gereken sadece bir nokta var, o da uzun uzun bir ilişki onların kimyasını bozar. Birini anlamaya çalışırken kendinden ayrı düşer, haliyle o noktada bocalar. Vedalardan hoşlanmasalar da ilişkilerini “Ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya. Şahlanıp gitmek içimde var. Hoşça kal…” diye noktalar.

Oğlak: Tarkan – Kış Güneşi

Oğlaklar ilişkilerinde ayaklarını yere sağlam basar. Karşısındaki çekip gitmeye karar verdiyse kapıyı ona ilk o açar. Aşkı sonra dönüp gelse ne fayda, mühürlenmiş bir kapı onları karşılar. “Artık çok geç yalvarma. Dönüş yok o yıllara. Bil ki sana bu son veda” derken bir daha geri dönüşün olmayacağının altını tekrar tekrar çizer. İçin için yansa da özlemden, gözleri dolsa da ne fayda. Gerekirse aşkını kalbine gömer, kıyamete kadar açmaz bir daha.

Kova: Halil Sezai – İsyan

Kovalara dışarıdan bakanlar, onların kolay kolay aşık olamayacağını sanır. Oysa onlar soğuk ve mesafeli görünüşlerinin ardında sıcacık bir kalp taşır. Kalplerini kıranlarsa onların acımasız kimliğiyle tanışır. O an gözleri bir şey görmez, ettikleri lafların nereye gittiğini düşünmez. Aşklarını hak etmeyenlerin ardından acı çekmeyi kendine yedirmez ama asi yapısıyla “İçim yanar, içim kanar da” deyip isyan etmeden de içi rahat etmez.

Balık: Duman – Haberin Yok Ölüyorum

Balıkların aşkına layık olmak herkese nasip olmaz bu hayatta. Öyle bir severler ki kimse uçmamıştır öyle bulutlarda. Kendini geri plana çeker, sevdiğine verir neyi var neyi yoksa. Karşı taraf gitmeye niyetlendiyse ayak bağı olmaz onlara. Onlar da bilir ki böyle bir sevgi tadamayacaklar bir daha. İçleri alev alev yansa da ah deyip ağlamazlar gidene, ilgi çekmek için başvurmazlar oyuna hileye. “Haberin yok ölüyorum” diye düşünürken, acısını göstermez kimseye.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir