Boğa Burcunu Gözünden Tanı!

Bastığı çorak arazide leylaklar bitiyor, elinin değdiği bin bereketleniyor, herkes koşarken aheste hareketini telaşa vermiyor, dilinden güveni düşürmüyor, benim dediğini kimselere elletmiyor bir de sevdiğini basbayağı sahipleniyorsa biliniz ki bir Boğa var karşınızda! Estetik yaşamının içine yayılan huzurundan belli olan Boğa, hangi özellikleriyle derhal tanınır?

Hiçbir işini aceleye geçirmez, yaşamını telaşa vermez!

“Ütü fişte, kapı açık, ocağın altı yanık mı kaldı?” gibi kaygıların girmediği ev Boğa’nın evidir. Zira zihninde kırk tilki gezmez, içini kemiren kurtçuklar günlük yaşamını etkilemez. Boğa her ne ile uğraşıyorsa aklı başından uçup, başka diyarlara gitmez! Haliyle yaptığı işe konsantre olan, dikkatli davranan, hiçbir şeyi aceleye getirmeyen Boğa yaşamını karmaşaya çevirmez, onun olduğu yerde kaos hüküm süremez. Herkes koşar, o yürür! Panik yapan yarı yoldan döner, aheste denen Boğa herkesten önce emin adımlarla ipi göğüsler! Yaşamda hiçbir şeyi dalgaya almaz, kibre kapılıp hayallerini yıkmaz! Keyfine düşkünlüğü inatçılığıyla birleşirse oturan Boğa’ya dönüşür, o vakitler hiç çekilmez! Ancak o kadarı kadı kızında da olur denir, Boğa hor görülmez!

Yaşamın leziz tadına varmadan doydum demez!

Boğa’nın kim olduğu, beş duyusunu aktif olarak kullanmasından anlaşılır! Diyeceksiniz ki “peki biz neyimizi kullanıyoruz? Altıncı duyusunu kullanan mı var?” ama Boğa için durum biraz farklı! Mesela insanları kokularıyla kodlar! Evinde bir toprak olmadan yaşamaz! Muhakkak doğayı hissedebileceği ufacık bir kış bahçesi kurar, mütemadiyen oksijen ihtiyacı duyar! Masa örtüsünü, koltuk kılıfını, evinde kullandığı bibloyu, saksıyı, hiçbir eşyayı dokunmadan seçmez! Dokusu güzel olmayan herhangi bir şeyi şekline aldanıp evine sokmaz. İpek kumaşlar, masif ahşaplar, pamuklu dokular favorileridir. Boğa en işlevsel olanı arar, çok işlevsel ama estetik değilse yine olmaz! Çok lazım diye evinin dekorasyonuna uymayan parçayı gözünün önünde tutmaz! Gurmelerin çoğu da Boğa’lardan çıkar! Ama kokusuyla mest olsa, lezzetine bayılsa, sunumu güzel değilse o yemekten hayır gelmez! Anlayacağınız Boğa içine estetik, dokusu güzel, işlevsel, leziz ve mis kokulu olmayan beş para etmez!

Pratik çözümleriyle kolaylaşan hayatının keyfi bir başka sürülür!

Sonra neden Boğa keyif yapıyor, biz hep çalışıyoruz, biz telaşla koştururken o yan gelip yatıyor? Çünkü o minimum eforla maksimum fayda sağlıyor, kestirme yolları bulmaya vakit harcayıp yaşamını ferahlatıyor. Mesela siz her defasında birbirine giren kabloların çıkardığı sorunlarla uğraşır, tozdan öksürüklere boğulurken; o hem şık bir görünüm elde etmek hem de sorunsuz çalışmak için onları bir güzel hizaya sokar, her günlük uğraşını bir defada halleder. Malı da kıymetlidir Boğa’nın, tek atışta iki şişe devirir hem sık kullanılan eşyası eskimez hem bedeni yıpranıp yorgun düşmez! Fizik bilir bir defa Boğa; on kişinin kas gücüyle yapmaya çalıştığını, bir basit makineyle oturduğu yerden hiç enerji harcamadan halleder! Beyin bedava!

Sakinliğiyle anılır, öfkesinden köşe bucak kaçılır!

Yersiz bir sakinlik görülür Boğa’da! Kolay kışkırtılamaz, hemen galeyana gelip bağrışarak deşarj olmak isteyenlere Boğa’dan ekmek çıkmaz. O kadar ki kavga etmek istersiniz, biraz çekişsek heyecanımız artsa derseniz, konuşmanızın harareti artınca Boğa gözden kaybolur, arasanız bulunmaz! Usulca yaşamak, sakince konuşmak, huzurlu olmak ister Boğa! Keyfini kolay kaçırmaz! Yaşamda çok önemsediği birkaç değeri vardır onlara yüksek darbe almadığı sürece sesi çıkmaz! En güvendiklerinin ihanetine uğramak, yalanlarla dolu yeni bir dünyaya uyandığında ne kadar kandırıldığının farkına varmak, benim dediklerine uzanan elleri apaçık görmek Boğa’yı çileden çıkarır. O ana dek sabır taşlarını çatlatıp kendisi yerinden kımıldamayan Boğa, bir sinirlenir pir sinirlenir! Tam da bu sırada gözünüzün önüne kırk yara almış, kırmızıyı görüp çileden çıkmış bir boğa getirebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir