Başak Burcunu Gözünden Tanı!

Başak hakiki bir emekçidir. Yaşamını olması muhtemel en yüksek kaliteye çıkarmak için hiçbir harici motivasyona ihtiyaç duymaz, onun toplumun yararına olan her alanda kusursuz çalışmasını kendi iç itimi sağlar! Bu yüzden ne yüksek alkış ne madalya ne de takdir, Başak için önemli olan her zaman daha mükemmeli yapabildiğini görüp durmaksızın yoluna devam etmektir. Kendine ve çevre yaşantılarına karşı sorumluluk duyar Başak ve herkes için faydalı olanı yapmak için elini her defasında en büyük kayanın altına sokmaktan kaçınmaz. Peki özetleyecek olursak Başak’ı gözünden tanımanın püf noktaları nelerdir?

Herkesi imrendiği düzenli bir yaşam kurar!

Başak için temiz diyoruz, düzenli diyoruz diye bize kızıyorlar sevgili okur! Bir insana kendisine ve çevresine olan öz saygısı gelişkin dendiğinde niçin tepki toplanır sorarız size! Biz bunları hak edecek ne yaptık ? Aradığı her şeyi eliyle koyduğu için bulması, yaşamını olabildiğince steril hale getirip misler gibi yaşaması, geçmişini arşivleyip yapılacaklar listesini çoktan hazırlaması ve her daim en iyisi için usanmadan çabalamaya devam etmesi bizce harika! Toplum böyle insanlarla dolu olsa ne bir kaos çıkar ortaya ne de kargaşa! Başak evinin dekorasyonu önemser ama bunu misafirleri için değil kendi için yapar. Dolabının içini kimse görmüyor diye Çarşamba pazarına çevirmez mesela. Her alanda tertip ister, sağlığına özen gösterir, bedenini korur!

Sözü açık, lafı dimdirek, eleştirisi meşhurdur!

Zekidir Başak. İleri geri konuşan, tüm yanlışlarının üç kuruş doğrusunu götürdüğü cümleler kuran, yaşama boş gözlerle bakıp hatalar çukurunda yaşayan insanları, mutlu rüyalarından ani bir tokatla uyandırır, gerçekliğin ayazında çırılçıplak bırakır. Aslında acımasız değildir. İstediği şey kimseleri mağdur etmek de değildir. Gördüğü kusuru onarmadan geçemez, bunu yaparken de topluma faydası olduğundan emindir. Kibir sahibi olmayan, dünyaya sınırsız öğrenmeler ve sürekli yapılanmalar alanı olarak bakanlar Başak’ın ikazlarına kulak verirken, diğerleri pek sinirlenir. Halbuki Başak’a ne canım, bıraksın herkes kendi batağında boğulsun ama canı durmaz, içi el vermez işte! Bir yardımım dokunur belki diye gerçekleri söylemeden geçmez.

Yaptığı her şey kaçınılmaz olarak mükemmel olur çünkü her işi ince eleyip sık dokur!

Gözünün kenarı, burnunun ucu, ağzının kıyısıyla yarım yamalak iş yapmak, “geçer not alayım da yeter” deyip gözünü alçaklara sermek, sorumluluklarını minimum derecede tamamlamak, bugün de böyle oluversin deyip dağınıklar içinde kaybolmak Başak’ın hiç huyu değildir. O hiçbir işi diğerinden az mühimsemez, yaşamı ufacık detayların dahi gözden geçirilmesi gereken bütüncül bir resim olarak ciddiyetle yaşar! “O kadar kusur kadı kızında da olur” deyip, onarmadan geçmez, eksik işi göz göre göre tamamlanmışlar rafına koymaz! Fazlaca sorumluluk sahibidir Başak; bir tek kendine değil topluma yarar sağlayacak hiçbir işte canla başla çalışmaktan, mükemmel için emeklerini harcamaktan kaçınmaz.

Tevazuunun böylesi pek görülmez, övünmek için başarı istemez!

Başak tribünlere oynamaz, daha fazla alkış için çabalamaz. Onun daha derinlikli ve gerçek bir amacı vardır. Dünyayı daha yaşanır ve kusursuz bir yer haline getirmek. Bunun için de elbette dünya sakinlerinin sorunlarını çözmek, yaşayanları hizaya getirmek. Başak sahnedeki şaheseri kendi dişiyle tırnağıyla çabasıyla yaratan, perde arkası kahramanıdır. Yaptıklarını söylemeyi sevmez, fazlaca görünür olmak istemez. Sorumluluklarını geciktirecek hiçbir beyhude tantanaya prim vermez. Başak hakiki bir çalışandır, patron içeri girince harıl harıl çalışıyormuş gibi görünüp, kimselerin olmadığı yerde keyfine düşmez. Yapması gerekenler, üstlendiği yükümlülükler tüm dış etkenlerden bağımsız olarak, en iyi olması zorunlu görevlerdir.

YORUMLAR

Yorum YAP

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir