Başak Burcu Nelerden Nefret Eder?

Başak bilirsiniz ki gözünün değdiği, kulağına çalınan, ansızın karşılaştığı, üzerine etraflıca düşündüğü her şeyden nefret ediyormuş gibi görünebilir. Aslında bu nefret ettiği değil bir bakıma önemsediği, düzeltmeye çalışmak adına bir başlangıç yaptığı anlamına gelir. Gördüğünü yerin dibine sokup en kara çamur kuyularına batırıp çıkardığı da doğrudur. Ama sorun bir “Neden?” diye. Her şeyin mükemmel olmasını istiyor, herkese yardım etmek için kolları sıvamış hazır da bekliyor da ondan! Ama biz yine de sıklıkla nefret ettiği ne varsa aramadan buluverdik ?

Pislik ve dağınıklıktan!

Başak’lar ne kadar bıksa, duymaktan usansalar da sahip oldukları takıntılı doğayı değiştiremezler, dolayısıyla biz de olanı olmamış varsayıp düzene atıf yapmadan Başak anlatamayız. Zira bu insanlar düzen severler, dağınık, pislik görünce deliye döner, zihinlerindeki tüm istifi alt üst ederler! Düzenli olmak konusunda ekstra bir çaba göstermek iftihar edilmesi gereken harika bir huydur hem de. Mesela bir Başak bulaşıkları bir güzel makineye dizdikten sonra tezgâhı silip kurulamadan bırakmaz. Boş zamanlarında sırf hobi olsun diye dolabının en altındaki giysiyi çekip tüm kıyafetlerini devirir, yeniden kurulum yaparken nasıl da eğlenir. Aradığını eliyle koymuş gibi değil, eliyle her zaman ona ait yere koyduğu için bulur. Akılsız başı yoktur dolayısıyla ayakları cezalandırılmaz! Vakti bolmuş, günü seksen iki saatmiş gibi yaşamaz, var olan süre içinde zaman israfı yapmaz. Metrobüste burnunuzun direğini kıran insanların toplum saygısızlıklarına öfkelenir, kendine özen göstermeyeni haklı olarak eleştirir.

Sorumsuzluktan!

Yaşamında keyiflerini önceleyen ne sahip olduğu deveyi güden ne de diyardan çekip giden insanlardan nefret eder Başak! Görevi üstlenme sırasında sesini çıkarmayıp umarsızca yükümlülüklerini yerine getirmeyen bir de yaptığı hatanın bedelini yüklenmeyip hayatı boşveren insanlardan nefret eder. Bu tür insanlar ne “yapamam” deyip kenara çekilir ne “üstüme düşeni yapmalıyım” diyecek kadar sorumluluklarını bilir. Bu tür sorumsuz kimseler; tüm işlerin gecikmesine, sistemin aksamasına sebep olur. Başak sürekli yatıp dinlenmek, yaşamını süresiz bir tatilde geçirmek isteyecek kimselere itiraz etmeyecektir. Ancak çalışmak için yer işgal ederken bir yandan keyfinden ödün vermeyene fena gıcık olur. Mesele insanların kaldıramayacağı yükün altına girip kimseyi mağdur etmemesi gerekliliğinden başka bir şey değildir. Başak yapabilecekken yapmayan, sorumluluğunu üstlenmeyen insanlardan nefret eder!

Beceriksizlikten!

Elini attığını döküp saçan, adı sakara çıktıktan sonra iyiden iyiye kendini salan insanlardan da nefret eder Başak! Mesela “çay demler misin” dersiniz, “benim çayım güzel olmuyor” deyip kenara çekilir ama iyi çayın sırrını merak edip araştırmaz, başkaları demlerken yamacından göz ucuyla dahi bakmaz. Belli mi olur, belki sorumluluk üstüne kalır, hayatının geri kalanını çaycı olarak geçirmek zorunda kalır. Kimi insanlar yatağını düzeltemez, çamaşırlarını düzgün yıkayamaz, temizliği dip köşe yapamadığı için hiç yapmaz. Kumaşı tutup kes dersiniz derhal elini biçer. Eli işte aklı kim bilir nerede insanlardan Başak hakikaten nefret eder. Bu yaşam ciddiyetsizliğinden, emeksiz yemek arzusundan, hazıra alışmış olmanın verdiği rahatlıktan başka bir şey değildir Başak için. Yoksa zorunda kaldığında her insan her şeyi pekâlâ yapmaya yetenekli hale gelir.

Haddini bilmezlikten!

Pisi, pasaklıyı konuştuk, eli işte aklı çoktan arşı alada olan kişilerin beceriksizliğinden de bahsettik, bir de “yan gelip yatanlar var” dedik, “onlar keyfini iş için bozmaz, hatalarının sorumluluğunu da yüklenmez” diye ekledik. Bu insanlar yaptıklarının farkında olup, iddiasız yaşarlarsa, “benim elim ermiyor, kimselerden istemeye de dilim varmıyor” deyip yardım talep etseler amenna. Başak’ın yardım çağrısına cevap vermediği emsalsizdir. Ama hem işten anlamaz hem yan gelip yattığı döşeğinden kalkmaz, hem de iş beğenmez, kibrinden ödün vermezse işte o zaman olmaz! Buna Başak dünyasında düpedüz hadsizlik denir ve bu tür davranışlardan kati surette nefret edilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir