Balık Burcunun Enerjisini Düşüren 3 Şey

Her ne kadar birçok kişi Balıkları romantizmden ölmekten, en ufak olayda suları sellere katarak ağlamakla tanısa da bizim için Balıklar kendine has hatta fazlasıyla renkli ve bir o kadar da herkesten ayrıksı dünyasıyla gayet de mutlu mesut giden bir burç. Evet insan içine karışınca olaylar da bir nebze karışıyor olabilir ama bu sevgili Balıklardan ziyade bir koşturmacadır almış giden, ufak şeylerin güzelliğini takdir etmeyen insanların yaşadığı dünyadan olsa gerek. Yoksa hepimiz tası tarağı toplayıp, Balık insanının fazlasıyla fantastik dünyasına ışınlanabilsek, aslında yaşadığımız hayatın ne kadar renksiz olduğunu anlardık. Yine de kendi dünyalarından dışarı adım attıklarında bazen hoş olmayan şeylerle onlar da karşılaşıyor. İşte Balık burcunun keyfini kaçırabilecek, enerjisini düşürüp onu uzaklara dalmaya itecek 3 şey…

Uçan Halıların Gerçek Hayatta Olmayışı

Masal aleminden biliriz, kahramanlarımız sihirli bir halıya atlayıp, gönlünün istediği gibi uçar da uçar. Etrafımızı bir yerden bir yere gitmenin zaman zaman imkânsız hale getirdiği arabaların sardığı, en ufak bir duraksama da kornaların havada uçuştuğu şu dünyada sizce de uçan halılar mükemmel bir ulaşım aracı olmaz mıydı? Halınıza atladığınız gibi ver elini bilmem ne şehri, yok efendim sabah erkenden yapılacak o önemli toplantı. Ama yok işte illa ki o sıkış tepiş metrobüse atlayacaksın, aman efendim kaçmasın diye otobüsün arkasından koşturacak, şoförle anlamlı bakışmalar yaşayacak, hiç yoksa “hey taksi “diye bağıracaksın. Ama şu hayatta uçan halı rahatlığına erişemeyeceksin. Balık insanı buna üzülmesin de ne yapsın.

Mutlu Sonla Bitmeyen Filmler

Sabah kalktınız, işe gittiniz, arkanızdan iş çeviren sinsi iş arkadaşlarınızla uğraştınız, bir sürü bu işi yapmasam dünyada acaba bir şey değişir mi dediğiniz iş yaptınız, derdi hiç bitmeyen arkadaşınızın derdine derman oldunuz, sevgiliniz varsa Allah’ın emri diye illa ki anlamsız bir şeyden çıkan kavganızı da ettiniz. Sonunda eve geldim ah şöyle bir kendime geleyim, güzel bir film açayım da derdimi tasamı biraz unutayım dediniz. Ama oldu mu, hayır olmadı. Yine üzdüler sizi, yine ağlattılar, hadi ağlatmadılar o film öyle mi biter vicdansız yönetmen diye uzun uzun söylettiler. Titanik’te Jack’i niye öldürdünüz, Yeşil Yolda o abiye nasıl kıydınız ha vicdansızlar. Hayat gülmedi yüzümüze, bir tokat da siz niye vurdunuz?

Fazla Dakik İnsanlar

Eğer doğarken Balık olma şerefine eriştiyseniz yahut Balık insanıyla yakın bir ilişki içerisinde yer aldıysanız şunu bilirsiniz, Balıkların zamanı ile sizin tüm dünyayla paylaştığınız, doğru olduğuna inandığınız o geçen zaman kesinlikle aynı değildir. Sizin yemin billah 5 saattir gelmesini beklediğiniz o Balık insanı adeta evden yeni çıkmış, buluşmaya tam zamanında gelmiş insandan kesinlikle daha rahat gelecektir karşınıza. Dedik ya o dünyada zaman daha yavaş akıyor ya da çok başka olaylar dönüyor. Hal böyle olunca da fazlasıyla dakik insanlar, hatta az biraz gecikmeyi huy haline getirenler bile Balık insanının bu rahatlığının nereden geldiğini anlamaz ve dırdırıyla kendisinin başını şişirir. Bu da insanın enerjisini bitirmez de ne eder aa dostlar?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir