Balık Burcu Nelerden Nefret Eder?

Balık üstüne gelen, canını sıkan, özgürlüğünü ve yalnızlığını tehdit eden olmazsa durup dururken kimseden nefret etmez, kendi kendini doldurup bulduğuna çatmaz! Öfkesini sündürüp zamana yaymaz, kin güdüp intikam almaz. Allah’a havalesi meşhurdur Balık’ın, sorunlarını herkesten farklı çözer! Duygusu gelgit, kendisi yönsüzdür! Arzularında çok kararlılık göstermez gibi görünür ancak hemen tüm hayalleri bir gün gerçekle buluşur. Balık’ın dünyayla ilişkisi herkesten farklı, yaşamı algılayışı bambaşkadır. Tabi ki vardır onun da nefret ettikleri, peki nelerdir bunlar?

Fikri sabit, toleranssız insanlardan!

Balık insanların onu kendi haline bırakmasını ister en çok. Örneğin aynı olaya her karşılaşmasında gönlünce yeni bir reaksiyon geliştirdiğinde, “ama sen böyle yapmazdın” uyarısıyla karşılaşmamak ister. Enerjisi düştüğünde çekiştirilmemek, herkesin adına depresyon dediği ancak Balık için bir tür deşarj alanı olan yalnızlığında rahat bırakılmak, kalabalıklara, insan yüklü etkinliklere zorlanmamak ister. İnsanlar da tam tersini düşünüp, Balık’ı iyileştirme operasyonu yapmak için seferberlik ilan eder ama Balık bu durumdan hiç memnun olmaz. Balık üzüldüğü zaman onunla fazlaca ağlayanı da sevincinin suyunu çıkarıp çılgın partiler düzenleyeni de sevmez! Duygu değişimlerine katı refleksler geliştiren insanlardan da nefret eder!

Yüzüstü bırakılmaktan!

Sevgi dolu gözlerle baktığı sevgilisinden karşılık bulamadığında tüm düşsel tasarımlarının bir anda toz bulutuna dönüşmesinden, ihtiyacı olduğu anda terkedilmekten, tonlarca emek verdiği insanların muhtaç olduğu anda onu görmezden gelmelerinden nefret eder! Balık fedakardır, karşılık beklemez, gelecekte bu sayede ne tür kazanımlar elde edeceğini düşünüp hesaplı davranmaz. Tüm dünyayı kocaman bir yürekle sever ve imdat diyenin elini tutmak için en önce davranır. Vakti geldiğinde elini tutan biri olmasını elbette ister, o gün kaldığında yapayalnız kaldığında tüm umutları kırılan Balık, vefasızlıktan nefret eder.

Kötülükten beslenenlerden!

Balık ilahi adalete inanır, sahip olduğu bu inanç sayesinde bırakınız bir karıncayı incitmeye kalkışmayı fikrini dahi geçirmez aklından. Zira zaman alıp başını gitmez, beklenmeyen anda bumerang misali döner gelir, kişiyi kendi karşısına geçirir. İnsanları ezerek yükselen, canlının yaşam hakkına gaddarca hükmeden, doğayı katleden insanlardan nefret eder Balık. Karanlık düşüncelerden beslenen insanları hiç anlamaz, yaşamının kapılarını da böyle gaddar insanlara açmaz.

Üstlenmek zorunda bırakıldığı sorumluluklardan!

Balık yaşam rollerinin vakti geldikçe sırtına yüklenmesinden nefret eder. Anne, baba, evlat, öğrenci, eş, çalışan… Yaşamının tümden rutine girmesine asla müsaade etmemeye gayret eder. Bayramlarda ev ev gezme yükümlülüğünden, gelen misafire gülücükler saçıp ağırlama zorunluluğundan, anne olduğu için her gün yemek yapma gerekliliğinden nefret eder. Toplumsal rolleri üstlenmek zorunda olduğunda gönlünce davranamamaktan, toplum baskısında özgürlüğünü yitirmekten hiç hoşlanmaz Balık!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir