Astroloji Bebek Sahibi Olmanıza Yardımcı Olabilir Mi?

Bebek sahibi olmak isteyenler belki de çok yakında doktorların astrolojik göstergelere dayanarak hamile kalınacak en uygun tarihleri belirleyebileceği bir online programdan yararlanabilecek.

Astrolog Pat Harris’in İngiltere’deki Southampton Üniversitesi’nde sunduğu doktora tezine göre, Venüs ve Jüpiter’in bir kadının doğum haritasındaki gezegenlerle olan belli açıları anne adayının hayatında ne zaman çocuk sahibi olabileceğini belirleyebiliyor.

Araştırma çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin ve doktorların doğurganlık tedavisi planlarına astrolojiyi de katmaları için iyi bir neden oluşturuyor.

Sağlık psikolojisi uzmanı olan ve 30 yıldan uzun süredir astrolojiyle çalışan Dr. Harris, ‘20 yıldan uzun zamandır bana gelen danışanlarım var. Bazıları ne zaman evlenip çocuk sahibi olacaklarını sorardı. Geleneksel astrolojiyle hayatlarında bu gelişmelerin olabileceği yılları belirledim. Astroloji beni hüsrana uğratmadı çünkü tahminlerim ciddi oranda doğru çıktı,’ diyor.

Dr. Harris çocuk sahibi olmak için tedavilerin stresli ve pahalı olması, ayrıca her zaman olumlu sonuç vermemesi nedeniyle tedavi sonuçlarında astrolojiyi ele almaya başladığını söylüyor.

‘Eğer tedavi sayılarını azaltarak çocuk sahibi olmayı sağlayacak yeni bir yöntem çıksa, bu tüm kadınlar için çok yararlı olur, diyen Dr. Harris, Astrology News Service’de yayınlanan bir mülakatında konuyla ilgili soruları yanıtladı.

ANS: Astroloji çocuk sahibi olmanızı sağlayabilir mi?

Dr. Harris: Benim araştırmalarıma göre bu sorunun cevabı çok net bir evet. Doktorların embriyo yerleştirmek için gün belirlerken astrolojiye danışması gerekebilir çünkü bu sonucun başarılı olması ihtimalini arttırabilir. Ancak hastaların, astrolojik göstergelerin olumlu bir sonuca varılacağı konusunda garanti vermediğini anlamaları gerekir. Araştırmalarıma göre göstergelerin olduğu zamanlarda doğal yollarla hamile kalma ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirme ihtimali, göstergelerin olmadığı tarihlere kıyasla daha yüksek. Ayrıca astrolojik göstergelerin olmaması başarılı sonuca ulaşma ihtimalini sadece azaltıyor – yanı kesinlikle başarısız olunacağına işaret etmiyor.

ANS: Araştırmanız ne zaman ve nasıl yapıldı?

Dr. Harris: 2000 ve 2002 yılları arasında Amerika, Avustralya ve İngiltere’de tedavi görmüş kadınlardan veriler topladım.Gönüllü olarak benimle bu bilgileri paylaşan kadınların doğum haritalarına baktım ve embriyo transferlerinin hangi tarihlerde yapıldığını inceledim. Lojistik gerileme adı verilen sofistike bir istatistik modeli kullandım araştırma için. Bu model sayesinde farklı değişkenler bir diğerinin önemini açıklayabilmek için birlikte ele alınabiliyor. Bu model ile yaş, astrolojiye inanç, kliniğin konumu, depresyon deneyimi, anksiyate düzeyi ve üreme sistemindeki sorunlar gibi birçok farklı değişkenin astroloji ve tedavi sonucu konularındaki önemli bulgulara etkisi olup olmadığını belirlemek için astrolojiyle birlikte ele alabildim.

İlk deney araştırmamda 114 tedaviye baktım ve astroloji, kliniğin konumu ve aile geçmişi (üreme sisteminde sorunların) sonucun başarıya ya da başarısızlığa ulaşmasıyla önemli bağlantısı olduğunu gördüm.

2003 ve 2005 yılları arasında da National Health Service (NHS) kliniğine ve bir başka özel kliniğe giden kadın hastalardan veriler aldım. Bunun amacı sadece ilk testte önemli etken olarak görülen faktörler üzerinde tekrar test yapmaktı. İkinci araştırmada 55 tedaviyi inceledim ve modeli uyguladım. Bu sefer sadece astroloji yüzde 94 önemli bir etken olarak ortaya çıktı ve bu sonucun tesadüf olmadığı görüldü.

ANS: Hangi astrolojik metodları kullandınız?

Dr. Harris: Astrolojik modeli Ptolemy ve William Levy gibi 17’inci yüzyıl yazarlarına atıfta bulunarak geliştirdim. Bu yazarlar bir kadının hayatında çocuk sahibi olma ihtimali bulunan zamanlarla belli astrolojik bağlantıları tanımladılar. Bunlar ve eski astro-doğurganlık bağlantıları konularındaki bilgileri kullanarak deney grubumdaki 114 tedaviyi ayırdım: Başarılı olanlar – yani sağlıklı bir bebeğin doğumuyla sonuçlananlar, ve başarısız olanlar – yanı sağlıklı bir bebeğin doğmadığı durumlar. Kadınların doğum haritalarına ve embriyo transfer zamanlarını kullanarak her grubun astrolojisine baktım. Geriye kalan iş de astrolojik geçişler ya da ikinci ilerletimlerin varlığı ya da eksikliğiydi – ki bunlar da bebekler doğduğu zaman var olduklarına inanılır.

Her gruptaki farklılıkları dikkatle inceleyerek astolojik kontakların toplamından oluşan bir genel resim oluşturmayı başardım – ki bunların başarısız sonuçlanan embriyo transferlerine kıyasla başarılı sonuçlanan transferlerde var olması ihtimali çok daha yüksekti.

ANS: Transitler ve ikincil ilerletimler nedir?

Dr. Harris: Doğum haritası bir kişinin doğduğu mekan, gün ve saat sırasında gökyüzündeki gezegenlerin konumunu gösterir. Ancak doğum haritaları sabit değildir; zamanla değişip ilerler.

Transit halindeki gezegenler Güneş’in etrafında döndükçe kişinin doğum haritasındaki gezegenlerin konumlarıyla yeni stresli ve/veya yardımcı hizalanmalar oluştururlar. Doğurganlık araştırmasında gözlemlenen tek önemli transit, doğum haritasındaki Güneş ya da Jüpiter ile hizalanmış ya da birleşik halde transit eden Jüpiter’di.

İkincil ilerletimi bulabilmek için astrologlar doğum haritasındaki gezegenleri her-yıl-için-bir-gün formulü kullanarak ilerletiyorlar. Basitçe açıklamak gerekirse, ilerlemiş yıldız falında, doğum haritasındaki gezegenler bir gün içinde seyahat ettikleri açı kadar mesafe katediyor – gerek geriye, gerekse ileriye doğru.

İlerlemiş gezegenler doğum haritasındaki gezegenlerle yeni bir açı oluşturabilir. Doğurganlık araştırmasına göre, tedaviler bu astrolojik ilerletimler ve/veya transitler mevcut olduğundaki zaman dilimlerinde yapıldığında bazı ilerlemiş hizalanmaların önemli şekilde yer aldığı görüldü.

ANS: Tedavi konusundaki araştırmanızdan ne sonuca varabiliriz?

Dr. Harris: Araştırma astrolojide doğurganlık göstergeleri hakkındaki eski yazıları doğrudan teyit etmiyor. Ancak Venüs ve Jüpiter’in doğurganlıkla bağlantısı olduğunu ve çocuk sahibi olmak için daha yüksek ihtimal yarattığını açıkça doğruladı.

Asıl araştırmalarımdaki astro-doğurganlık penceresi ile denk getirildiğinde tedavilerin başarılı sonuç verme ihtimali yüzde 10 arttı. Bu doğum saati yarım saatine kadar belirlendiğindeki rakam. Kesin doğum saati belli olduğunda bu rakam yüzde 14’e çıkıyor. Yeni verilerle araştırmalara devam etmem sonucunda bu rakamı yüzde 21’e ve yüzde 23’e çıkarabildim.

ANS: Gelecek ne gösteriyor?

Dr. Harris: Modeli daha da geliştirmek ve etkisini arttırmak için yeni veriler üzerinde çalışıyorum ve alternative sağlık uzmanlarıyla görüşüyorum. Önemli bir nokta da, çalışmalarım sırasında topladığım verilerin asıl araştırma sonuçlarını desteklediğidir…

*Yazının orijinalini buradan okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir