Aşkın Fazlası Zehirler! Hangi Burçlar Sevgilisini Hastanelik Eder?

Çağımızda aşkın gösterisi boğmak, sevginin ispatı nüfusuna almak oldu. Kimileri bu akıma moda sanıp uydu kimileri ise gizledikleri özellikleriyle görünür olmaktan pek mutlu. Zamane aşklarının hepsinin var bir yolu yordamı. Önce adını koyuyor, sevgilim deyip koluna takıyor, yan yana birkaç poz veriyor sonra, telefon şifresi, mail bilgisi, mesajlaşma geçmişi, aleni kulak misafirliği derken partnerinin hayatını zapt etmekle başlanıyor işe. İyice bunaltmadan, çığlık çığlığa kaçırmadan, yardım çağrısı yapacak duruma düşürmeden de aman ha kurtulmaya müsaade verilmiyor. Peki burçlar hangi özellikleriyle aşk zehirlenmesine yol açıyor?

Süründürmenin Adını Aşk Sanan, Partnerini Şüphe Bataklığına Sokan Akrep!

Neden böyle davrandığını sorana, sözde şüphelerinden söz ediyor, “en önemlisi güven” temalı nutuklar çekiyorsun. Akrep, ilişkiler camiasında çok oluyorsun. Adını güven koyduğun garip duyguya sahip olana kadar, sevgilinin attığı adımı, ettiği lafı, baktığı gözü, ima ettiği sözü kıskanıyor, hani bana hani bana diye resmen sık boğaz ediyorsun. Ne terk edilmeye göz yumuyorsun ne de terk etmeye kalkışıyorsun, yani işkenceye dönüşen ilişkini sonlandırmıyor, kangreni kesip atmıyorsun! Sen böylesi bir kaygı yumağının içine gömülmekten, kısıtlanmış aşklardan besleniyor olabilirsin ancak ilişki böyle bir şey değil. Sabrının sonunun selamet olduğuna inandırıyor, bu sınavı da verince aydınlığa varacağını düşündürüyor, yeniden batağın dibine çekiyor, yeni bir şüphe kaynağı yaratıyorsun. Acaba sen süründürmenin adını aşk mı sanıyorsun?

Boğanınki Severken Öldürmek! Benim Dediğini Kimselere Yar Etmemek İçin Nazikçe Zincirlemek!

Kıskançlıktan ölür, yetmezmiş gibi öldürürken kıskanç olmadığın konusunda sürdürdüğün iddiaya hayranız. Ama masum olmadığını söylemek isteriz. Kimse senin arzu ettiğin çizgiler içinde yaşamak, sevgisini senin gibi göstermek, ilişkisini yaşarken senin duymak istediğin sözcükleri söylemek zorunda değil. Aşk yaşamak; partnerinin tekeline girmek, tüm yaşamını iki kişilik mini Boğa gezegenine sıkıştırmak da değil. Gerçekten sevmediğin, benim deyip kucak açmadığın kimseyi hayatına almıyor, bu yüzden partnerinden sana destansı bir aşk yaşatmasını bekliyorsun ama böyle bir şey hakkın değil. Sevgilinin dış dünyaya karşı takındığı her tavrı kıskanır, arkadaşlarıyla, işiyle, ailesiyle yarışmaya kalkarsan o da insan boğulur!

Zoru Sevmek ile Zorlamak Aynı Şey Değil! Koçunki İmkansıza Koşmak, Aşk Falan Değil!

Her kaçanı kovalamaya kalkmak, ‘hayır’ı evet yapmak için uğraşmak ve bu arzudan bir mücadele yaratmak da bir tek Koç’dan beklenir. Seni sevmeyen birinin peşinden dağlar delmek, taklalar atmak, “ben zoru severim” deyip düz yola tırmanmak da iki bilemedin üç denemeden sonra kabak tadı verir. İçindeki hırs başlarda kendini sevgiymiş gibi gösterir, sonraları öfkeye dönüşür. Aslında aşkından ölmemene rağmen kalbin tutuşma alarmı verir, yalancı dumanlar tüttürür. Mücadeleden keyif aldığını, savaşıp kazandığında heyecanlandığını biliyoruz ama istemiyorsa zorlamanın, beyhude savaşmanın anlamı yok!

Terazi Aşkı Olmadan Tuvalete Girmez, İlişkisi Olunca Arkadaşlarını Gözü Görmez!

İlişkisi başlayınca sosyal ortamlarından elini eteğini çeken Terazi’nin en büyük korkusu yalnızlıktır. Çünkü kendini ilişkisinde var eder, ilişkisi sırasında sırtını döndüğü eşini dostunu da kaybeder. Bir gün gelir, aşkın son kullanma tarihi geçer, sevgilisinin canı başkasını çeker! Terazi dibinden ayrılmadığı sevgilisini varlığıyla adeta zehirler. İlişkileri boyunca özel alanlar sıfıra iner, tüm yaşam birlikte sürer gider! Terazi partneri ne derse onaylar, nereye giderse peşine takılır. Sorsalar herkes böyle uyumlu bir sevgili ister ama gelin görün ki başına gelen bir süre sonra fazla dozda sevgiliden kaçacak delik arar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir