Aşka İnanmayan Burçların Haklı Sebepleri Var!

Aşkın ömrü kaç yıldır? Flört dönemini cebe koyalım; sözü, nişanı, nikahı hesaplayalım, kayık sallanmaya başladığında da üstüne birkaç sene arayla iki çocuk yapalım, uzattıkça uzatalım. Sonra en uygun zamanda arkamıza bakmadan kaçalım. E hani bir yastıkta kocayacaktık, hastalıkta sağlıkta birbirimizin yanında olacaktık? Ayrıldığımızda kanlı bıçaklı mı yolları ayıracaktık? Çok mu fazla kendimizi kaptırmışız, olmadık hayallere inanmışız. Aslında hiçbir şey için geç kalmamış, belki de cesaretimizi toplayıp en doğru kararı almışız. Sonunda kendimiz için bir şeyler yapmaya çalışıp, dışarıda neler olup bittiğine bakmak için kafamızı kaldırmaya başlamışız.

Peki neydi sorun? Kıskançlık, sıkılganlık, güvensizlik ya da ihanet. Aslında çok da zorlamadan söylenmesi gereken tek söz: Ya sev ya terk et! Beklediniz olmadı, varınızı yoğunuzu koydunuz işe yaramadı, acaba doğru olan hiç o toplara girmeden en kısa yoldan sıvışmak mıydı? Belki çözüm, Kova gibi mesafeyi çekip, soğuk rüzgarlar estirip bağımsızlık bayrağını göklere asmaktı. Belki de kesin çizgilerden hoşlanmayan İkizler gibi daha en başından bağlanmaktan kaçmaktı.

Neden mi? Çünkü aşka inanmayan burçların kendilerine göre haklı nedenleri var! Gelmişiz 2018 yılına, iki günde tüketmişiz karşımıza çıkan ne varsa. Büyük hayallerle adımlar atıp, üç vakte kadar kolumuza başkasını takmışız. Kıskanılmaktan hoşlanıp, iş özgürlüğümüze ket vurmaya geldiğinde avazımız çıkana kadar bağırmışız. Uygulamalarda, Tinder’larda kaybolup, ihanet belgesini çerçeveletip boynumuza asmışız. Güven dağlarına kar yağdırmış, para mevzularında savaşlar çıkarmışız. Suçu her zaman karşı tarafa yüklemekten de kaçınmamışız. Yanlış anlamayın, bu söylediklerimizin hepsi karşı tarafa ait. Biz tabii ki masumuz. Her zaman olduğu gibi, her şeyin en doğrusuyuz. Öyle değil mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir