Hangi Burçlar Aşkta Mantığını Devre Dışı Bırakıyor!

Hadi gelin, kadın ve erkek dünyasını şöyle genişçe bir masaya yatıralım. Beklentilerimiz nasıl oluyor da bir türlü örtüşmüyor bir bakalım. Erkekler hayatlarında mutlu kadın istediklerini söyleyip dram kuyusuna düşmüş başka bir kadının kahramanı olmaya soyunuyorken, kadınlar da pek tutarlı davranmıyor. Onlar da kendilerini güldüren erkeklerden hoşlandıklarını söylerken gözlerini en mesafeli, en ciddi, en takım elbiselisine dikiyor! Herkes yaptığı tercihe gönül bu deyip geçiyor. Bu büyük çelişkiden de burçların umduklarıyla buldukları bir güzel ortaya çıkıyor. Bakalım kimler nasıl bir aşk yaşıyor?

Erkekler sözde mutlu kadın sever ama hepsi göz yaşı silerek kahraman olma peşinde koşar!

Koç’a sorsanız enerjik bir kadınla dağ tepe aşmaz, kulüplerde neşeyle dans etmek, kahkahalarla dolu bir hayat sürmek ister! Yay zaten yüzü düşenin yanında bir an durmaz, mutsuzluğun sebebini üç gün düşünse anlamaz. Boğa huzurunu kaçıracak, rahatını bozacak sorunlu bir kadınla bir ömür öldürseler yaşamaz. Terazi kendi ağzı kulaklarındayken partnerinin mutsuz olmasını uyumsuzluk olarak değerlendirir, denge arar! Peki neden Koç ve Yay gözü yaşlı bir kadın görünce kahramanlık turu atar, kıyasıya bir mücadeleyle yüz güldürmeyi amaçlar. Kendi gücünü daha da parlatacağı zayıf kadınları seven erkekler nerede! Kavanozu açınca evin Herkül’ü ilan edilen Koç’lar nerede? Peki ağlayan karınca görünce içi burkulan, duygularını göz yaşlarına sarıp sevda çiçeğini sulayan Yengeç de mi mutlu kadın seviyor. Bu yalanları hep birlikte kim söylüyor? Böyle araştırmalar sonucunda kadınlar kahkahayı basıp geziyor, dünyadan haberi olmayan dram kraliçeleri ne kadar merhametli erkek varsa papyonu takıyor!

Kadınlar özgüveni yüksek erkek sever, ikinci planda kalınca kıyametler koparmayı ihmal etmezler!

Aslan’a sorsanız her şeyi en iyi kendi bilir, eline kimseler su dökemez. İlişkisinde de kendisini sevecek, kraliçeler gibi hissettirecek birini ister ama fazla pohpohlanınca dev aynasının karşısına dikilir, az sevilince açlık sınırında isyan bayrağı çekilir. Anlayacağınız akıl aşkla karar aynı cümle içinde huzur bulmaz. Lafta Karun kadar zengin, havalı, krallara dudak uçuklatan, kendine deli kütük aşık olan birini isteyen Aslan’ın başını bir bakmışsınız profil dışı biri alıverir. Peki ya Kova, kendine güvenen, okur yazar bir sevgili ister. Bir yandan herkes aynı deyip isyan bayrağı çeker! Tabi ki onun dikkatini de çevresinin dışında kalan, herkes gibi olmayan biri çeker! Ona da belki özgüvenini yitirince “kayıp aranıyor” sitelerinde gezen bir mağdurken rastlar. Koç zaten tüm özgüvenleri kendi bünyesinde toplarken nasıl olur da özgüveni tavan biriyle bir ilişki yaşar?

Önemli olan sevgi, saygı deyip cinselliği ikinci plandaymış gibi gösterenler, siz de atıyorsunuz!

Korkunca insanın salgıladığı kokunun köpeği saldırganlaştırdığına inanıyorsunuz da aşık olan kadın veya erkeğin salgıladığı kokunun mantığın çok ötesindeki hisleri tetiklediğine neden inanmıyorsunuz? Bir Akrep’e “çok iyi anlaşıyor, harika uyuşuyoruz, birlikte neleri araştırıp buluyoruz, cinsel hayatımız da kötü oluversin ne çıkar” deyin, sonra oturup onun söyleyeceklerini dinleyin! Tabi hala karşınızda duran bir Akrep varsa! Zira ten uyumu olmadan, cinsel tatmine ulaşılmadan aşk ilişkisi kurulmaz, arkadaşlıktan bozma bir birliktelik herkes için uygun olmaz. Boğa aşkını kalpli mesajlara sıkıştırmaz, Koç kanka deyip el ense çekmez, Yay birlikte maça gidip tribünleri inletmez, İkizler uyum olmayan sohbeti bile dinlemez, yani sevgi ve saygının cinselliğin önüne geçebileceği yalanına inanılmaz!

Kadınlar gülen ve güldüren erkekleri sever ama şakacı bekarlar caddelerde başı boş gezer! 

Oğlak kadınını kikir kikir gülen, sulu şakalarından geçilmeyen bir erkekle tanıştırın. Sonra da bu erkeğin kariyerinin zirvesinde, sorumluluklarının en bilincinde olduğunu söyleyin, tüm sosyal çevresi bir olup Oğlak’a ideal erkeğini bulduğu konusunda ısrarlar edin, ne olur? İdeal eşinde olmasını istediği özelliklerin neredeyse tümünü bulmasına rağmen, Oğlak sululuktan hoşlanmaz. Ondan da öte, insanın kanı kaynamayınca orada aşk olmaz. Düşünsenize Başak yoğunluğu başından aşmış vaziyette işinin gücünün peşinde, sevgilisi sulu şakalar yapıp gülmek derdinde! Neymiş kadınlar gülen erkeklerden hoşlanırmış, şehir efsanesi o! Ne kadar somurtkan erkek varsa rüyalar süsler, gülenler arkadaş eğlencelerinde kalabalığa karışır gider!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir