“Annneeee ben nasıl oldum?” Sorusuna Burçlardan Beyin Yakan Cevaplar!

Hiç beklemediğiniz anda, agucukların tam ortasında, belki de sizi aptallaştıran bir öpücük sonrasında gelen, “anne ben nasıl oldum?” sorusunu tokat misali yemeden önce biraz düşünün deriz! Ansızın gelince şaşırıp kalan, dut yemiş bülbüle dönen ebeveynlere de gülmeyiniz! “Çocuk değil anacım bunlar canavar, canavar” klişesine de düşmeyin! Burçların vereceği cevaplardan dersinizi almayı da ihmal etmeyin!

Koç       

“Ben de anlamadım, çok ani oldu!” Ne bekliyordun ki, hayattaki her işi apansız olan, düşünmeyi bırakın bir an durup soluklanmayan Koç’un çocuğu planlı olacak değildi ya! Tabi ki o da aceleye gelen, belki de hiç beklenmeyen, belli ki henüz düşünülmeyen zamanda rahme düşecek, anne ya da babasına benzeyecek, belki de dokuz ay tahammül edemeyip bir sabah “ben geldim” diyecek. Sonra da yaşı yetmeden, aklı ermeden, “ben nasıl oldum” merakına düşecek! Eğer hazırlıksız yakalanırsan, tam da böyle bir son seni bekliyor olacak!

Boğa    

Sanıyorsun ki yaşı kemale erecek, aklı yetecek, koca adam olunca kendi kendine öğrenecek ve çocukken konu oralara hiç gelmeyecek! Diyelim ki erkenden sordu, o zaman da “Nereden çıktı şimdi bu soru, büyüyünce anlarsın!” deyince sabır edip bekleyecek! Armut her zaman dibine düşmez, çocuğun ille de sana benzemez! Senden alamadığı cevabın peşine düşüp olmadık bilgiler bataklığına gömülürse daha fena! İyisi mi sen uygun bir cevap hazırla!

İkizler  

“Seni internetten indirdik.” deyip çocuğun iyice aklını karıştır, sonra çocuk tüm vaktini tablet başında geçiriyor diye söylen dur! Bu ne tutarsızlık! Çocuk söyleneni yapmaz, gördüğünü örnek alır, taklit yoluyla öğrenir! Sen eline telefonu yapıştır, telefonun başında bir de kahkahalara boğul, bir de üstüne en kritik soruya, internetli cevabı yapıştır, sonra zamane çocukları asosyal! Zamane çocukları değil, seninki asosyal cınım!

Yengeç

“Seni leylekler getirdi!” dedin de ne oldu! Çok eğlendin mi?Yoksa ananen gibi davranmakla eskileri yad ettin, nostalji rüzgarları mı estirdin! Dijital devrim olalı yıl olmuş, çocuklar anne karnından internetin göbeğine, öyle hastanesinin minik odasına, metresi belli beşiğine değil tüm dünyaya doğmuş, sen onu leyleklerin getirdiğine ikna edeceğini mi düşünüyorsun? Pes doğrusu! Bırak gırgırı da aile meclisini bir an önce topla, en uygun cevabı hazırla! Çocuğun dile gelince ilk işi bunu soracak, leyleği işe karıştırma!

Aslan   

“Yaptık oldun” deyip, kendini çocuğuna Ağaoğlu gibi tanıtma! Lüks daire mi bu çocuk, sevginden, arzundan, aşkından söz etmeden, çocuğun bencil bir isteğin ürünüymüş gibi davranma! Leylek masalı konuyu daha sevimli hale getirmek, biraz masalsılaştırmak biraz da hayvan dostlardan destek almak içindir. Tamam leyleklere başvurma ama hikâyeye birkaç sihir katmadan da dosdoğru, “istedik oldun” deyip kestirip atma! En doğru cevabı sen vermelisin, Aslan’sın sonuçta!

Başak  

“Biz seni hastaneden aldık.” dedin, yalan olmasa da azıcık eksik anlattın! Çocuğun bu sırada hastanelere olan karşı koyulmaz ilgini, hastalanmaya olan sempatini fark ettiyse, yandın! Her hastaneye gittiğinde, el kadar çocuğa yeni bir kardeş getireceğin korkusuyla bırak gecelerini, gündüzlerini dahi kararttın! Hayal edemeyeceğin kâbusları nasıl da sıklaştı! Bu kadarı da işkence! Kendine bir an evvel aklı selim bir yanıt bul bizce!

Terazi  

Terazi için önce şöyle kuvvetli bir alkış alalım! İdeal cevaba en çok yaklaşan zarif anne olarak listelerimizin üst sıralarına tırmanması için müsaade edin yol açalım! “Biz babanla birbirimizi sevdik, sen oldun!” cevabı tek başına yeterli olmasa da buraya kadar doğru! Bir çocuğun öncelikli olarak bilmesi gereken şey, çocuk yapmak için anne ve babaya ihtiyaç olduğu ve bu ikilinin birbirilerini sevdikleridir! Meseleyi buraya kadar sorunsuz getiren Terazi, dileriz ki bundan sonrasını da halleder!

Akrep  

“Sen zaten benim karnımda yaşıyordun.” Cevabı karşısında dehşete kapılan çocuk, annesinin karnında kendi gibi kaç çocuk olduğunu meraka koyulabilir, hatta kendi karnında başkalarının yaşadığı fikrine kapılıp minik gaz sancıları sırasında ödünü patlatabilir. Çocuklarımızın minik sorularını yanıtlarken daha dikkatli olmalıyız! Hele ki Akrep isek, kendi hayal dünyamızın gücünü göz önünde bulundurmalı, çocukların sınırsız düş güçlerini hiç küçümsememeliyiz. Ayrıca ardı arkası kesilmeyen sorulara davetiye çıkarmamaya da dikkat etmeliyiz!

Yay       

Sorarız size ey Zodyak sakinleri, “Kazayla oldun!” denir mi çocuğa? Anne olan Yay ise der! Biraz eğlenir, biraz güler neşelenir! Bu hikâyede olan çocuğa olur, annesinin ayağı takılsa kardeş bekler, ütü fişte unutulup kalınca biri ev kazalarından bahsetse yavrucağın aklı yerinden gider! Bayramda kazalar artmış haberi kulağına çalınsa, toplu bebek bekler! “Ay pardon kazara oldu” özründen ne anlamlar çıkarıp şoka girer! El kadar bebenin hayal gücüne böyle cevap teslim edilmez!

Oğlak   

Çocuk sana baktıkça kimin çocuğu olduğunu düşünüyor, “annem takım elbisesini üstünden çıkarmazken benim üstümdeki bu tulum nasıl oluyor da kalabiliyor”, sorularından kendini alamıyor! Üstelik işkolik bir annenin çocuğu olmayı henüz tam olarak idrak edememişken, bir de asrın sorusuna aldığı “Baban işten gelirken getirdi.” cevabıyla sarsılıyor! Umarız aklını kaçırmasına beş kala babası çıkıp çocuğunu aydınlatır!

Kova    

İşte bilinçli ebeveynler diyarından bir ana, karşınızda Kova! Onca kitap karıştırdın, bilgisayar başında mesaiye kaldın, okunmadık makale bırakmadın, yine de sperm ile yumurtayı işin içine sokmadan rahat edemedin, yanıtına kendince bir yorum kattın! Çocuğuna vermen gereken cevabı bilmene rağmen, kafaları karıştırmayı yine başardın!  “Spermle yumurta birleşti, bölündü, bölündü sen oldun!” cevabınla analıkta da fark yarattın!

Balık    

“İnsan nasıl oldum değil, nasıl olacağım demeli!” yanıtı karşısında upuzun bakan, bomboş bakışlarını duvara çakıp bir süre kulaklarına inanamayan minicik yavrucak çok geçmeden “hı?” soru tonlu sesini çıkarmayı nihayet başarır! El kadar çocuğa sekizinci yaşamına gelen alim gibi davranmak da anca Balık’tan beklenir! Zira avuç içi kadar yavrucak, sorusunu sorduğuna bin pişman olur!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir