Akrep Burcu Ünlüleri!

Her görende karşı konulmaz bir merak duygusunun fitilini ateşleyen, tutkulu bakışları ve esrarengiz halleriyle görenleri etkisi alan, dünyanın en hisli ve tehlikeli insanlarında sıra! Sahnedeki Akrep’ler! Peki bildiklerinin ancak milyonda birine erişebildiğimiz, dünyanın en dayanıklı insanlarını tanımaya ne dersiniz? Duyarlı, güçlü ve tutkulu Akrep’ler sanatın çeşitli alanlarında yerini almış, bizlere de bu ünlü isimleri yazılarımıza konuk etmek kalmış! Buyurunuz başlıyoruz.

Leonardo DiCaprio

Akrepler için seks, bedensel bir aktiviteden, kısa süreli bir hazdan çok daha fazlasıdır. Esasen sonsuz duygularını keşfettikleri, sezgilerini besleyen arzu dünyalarının kapılarını sonuna dek açıp sınırlarını tanımladıkları bir yaşam alanıdır. Ve sevdiklerine tüm gerçekliğiyle duygularını göstermekten kaçınmazlar. Ne eski bir at arabası ne mümkün olan ilk kapı arkası ne de kimselerin olmadığı bir kuytuda olmak durdurur arzularını. Bakınız Titanik gemisinin yağız delikanlısı Leonardo’ya, zamanın bir kıyısında, okyanusun ortasında öyle bir aşk yaşar ve yaşatır ki; bir ömür hafızalardan silinmez ismi!

Ahmet Kural

Her şeyi bilen, insanların tüm zaaflarını gözlerinden okuyan, zayıf noktalarını tek nefeste tespit eden Akrep’ler, iletişim kurmak konusunda uzmandırlar. Çok konuşmazlar ama kritik konularda, kişiye özel geliştirirler sohbetlerini. Sahip oldukları gizem herkesçe fark edilir ve bu esrarengiz kimsenin aslında hiçbir bilgi vermeyen sohbeti büyüler. İnsanları etkilemeyi de en iyi Akrep becerir. Ne bir akıl oyunu ne gösterişli bir sahne şovu, Akrep sessiz ve derinden girdiği yaşama neşe katmayı da iyi bilir! Sonuçta dinlediği her daim kalbinin sesidir ve onunla temas edip bu hassasiyetini gören insanlar Akrep’leri bir ayrı sever. Ahmet Kural, nasıl da şakalı komikli ama bir o kadar duygulu ve şefkatlidir. Sahne bitip ışıklar söndüğünde esprisinin en inceleri kalır geriye ve biraz karanlık çokça hisli bir Ahmet çıkar ortaya. Yoksa duyguları delip geçen Sıla’nın oralarda işi ne?

Kıvanç Tatlıtuğ

Akrep’ler vazgeçmek kelimesini lugatlarından çoktan söküp atmış, fazla ışıklı alanlardan uzaklaşmış, kendilerini arzularının buyruğunda demir tavında dövmüş ve en güçlü zırhlarını giyip yeniden doğmuşlardır. Tüm Akrep’ler muhakkak en iyisi olmak için defalarca yara almış ama asla yıkılmamışlardır. Kariyerlerinin en doruğunu en güçlü çağlarında görür, vazgeçip geri çekilenlerin, başarısızlığı kabul edip gidenlerin aksine hep ayakta kalmayı başarırlar. Kıvanç Tatlıtuğ’un dünyaca ünlenen, sürekli artan başarı ivmesi Akrep’in vazgeçmeyişinin eseridir. Zoru kabul etmez, pes etmek nedir bilmez, herkes olabilir Akrep; sadece zayıf olamaz! Hep en güçlü, derin, zeki ve mücadeleci rollerine soyunan Tatlıtuğ gibi! Ve sevdikleri için savaş vermekten kaçınmazlar.

Teoman

Bir varmış bir yokmuşgillerden, karanlık bir yaşayan Teoman. Bir dönem sadece geceleri görünür, vampir olduğu düşünülürdü. Teoman’ın şarkılarına eşlik etmeyen, müziğinden uzak kalan yok denecek kadar azdır. Bir dönem genç kızların hayalini süsleyen en esrarengiz adamdı! Sahnesi de oldukça bohemdir. Tam bir Akrep; karanlık, tutkulu, esrarengiz ve tabi ki duyarlı. Aşk kırıntısıyla doymaktansa tek başına aç kalır her Akrep bu hayatta ya hep ya hiçtir onlar için hayat, uçlarda yaşamayacaksa hiç yaşamaz! Özgürlük ellerindeki en büyük nimettir, sahip oldukları sınırsız duygular sayesinde sınırlarını zorlar, özgürlük alanlarını daha da genişletmek isterler. Derin duygularla bağlandıkları sevgili artık gitmişse, dünya ister dursun ister son sürat dönsün kimin umurunda!

Albert Camus

“Ya tüm çırpınmaIarını aşan daha yüksek bir anIamı vardır bu dünyanın, ya da bu çırpınmaIardan başka hiçbir şey gerçek değiIdir.” Camus; insanın içinde var olan yaşam arzusunu da ölüm davetini de derinlerinden kocaman çığlıklarla duyan, ölümün şantajcısı olduğu insan yaşamında, yokluğun kıyısında geçen tüm bir yaşamı uçurumdan ayırmayan filozof! Akrep’in karanlık hakimiyeti ve aydınlığı kendi güdüleriyle kazanışının güçlü bir örneğidir Camus! Akrep, az konuşur, çok az! Bildikleri onun olanlardır ve o ancak henüz bilmediklerini öğrenmek için dile gelir. Ve Albert Camus’un de dediği gibi; “İnsan söyledikleriyle değil, söylemedikleriyle insanlaşır”. Akrep de en insan olabilmek için, tüm kainatın bilgisine erişme yolunda, dilini değil, zihnini kullanır! Ve tüm bilmek ve gerçekleşmek uğruna bütün bir yaşamını savaş halinde geçirir.

ilk yorum

Bir Yorum Bırakın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir